Ulaştırma Bakanlığı'nın hava durumuyla imtihanı!

Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu

Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu

Bugün İstanbul'da Ne Yaşandı?

8 Ocak 2026 sabahı Marmara Bölgesi'ni vuran lodos fırtınasında rüzgar hızı 90-100 km/saate ulaştı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) önceki gün "kuvvetli rüzgar, fırtına, çatı uçması ve ağaç devrilmesi riski" uyarısı yaptı. Ancak bu uyarılar eyleme dönüştürülemedi:
Kuzey Marmara Otoyolu Kocaeli geçişinde 2 TIR ve 1 kamyonet devrildi – Trafik saatlerce durdu, arkadan gelen araçlar mahsur kaldı.
İstanbul Havalimanı ve Sabiha Gökçen'de uçaklar pas geçmek zorunda kaldı – Şiddetli yan rüzgar (crosswind) nedeniyle pilotlar piste inemedi, tekrar tur attı.
İDO ve şehir hatları seferleri tamamen durdu – Binlerce yolcu işe/okula gidemedi, kıyılarda tekneler karaya vurdu.
45 ağaç devrildi, 89 çatı uçtu – Can kaybı şans eseri yaşanmadı; yarın bu şans olmayabilir.

Kritik Soru: MGM uyarı yaptıysa, neden yüksek kasalı TIR'lar otoyola çıktı? Neden köprüler büyük araçlara kapatılmadı? Çünkü uyarıyı operasyonel karara dönüştürecek uzman birim yok!

8 Ocak 2026’de İstanbulda ölçülen (km/saat) rüzgarlar ama takip edip trafiğin yöneten yok.

Üç Kritik Sorun ve Dünyadan Çözüm Örnekleri

1. Rüzgarda TIR Devrilmeleri – Eşik Tabanlı Trafik Yönetimi Yok
Yüksek kasalı araçlar (TIR, dorse, karavan) yan rüzgara karşı son derece savunmasızdır. Almanya, Japonya, ABD ve İngiltere'de köprüler ve açık otoyol kesimlerinde rüzgar sensörleri bulunur. Rüzgar hızı 20 m/s'yi (72 km/saat) geçtiğinde büyük araçlara otomatik geçiş yasağı, hız kısıtlaması veya konvoy zorunluluğu devreye girer. Türkiye'de böyle bir sistem yok; TIR'lar fırtınada bile yola çıkabiliyor.

Ya zincirleme trafik kazası olup bir çok can kaybı olsaydı’

2. Kar Çitleri Yanlış Yerde – Yarardan Çok Zarar

İstanbul-Çorlu hattında yol kenarına "sıfır metre" mesafeyle konulan kar bariyerleri, rüzgarla taşınan karı durdurmak yerine doğrudan yola yığıyor. ABD ve Kanada standartlarına göre kar çitleri, çit yüksekliğinin en az 15-35 katı kadar uzağa (20-50 metre) konulmalı. Aksi halde kar birikim alanı yolun üzerinde oluşuyor, görüş düşüyor, kaza riski artıyor.

İstanbuldan Çorluya doğru giderken olmaması, yapılmaması gereken; karı yola yığan kar çiti!

Olması gereken mesafe bu.

3. Havalimanlarında Yan Rüzgar Yönetimi Yetersiz
Bugün İstanbul'da uçaklar şiddetli yan rüzgar nedeniyle "crab landing" (yengeç iniş) yapmak veya pas geçmek zorunda kaldı. FAA ve ICAO standartlarına göre pist yönleri, yılın en az %95'inde güvenli iniş-kalkış sağlayacak şekilde hakim rüzgara göre planlanmalı. Mevcut pistlerde yan rüzgar limitleri dinamik yönetilmeli, slot ve yaklaşma sıralaması buna göre düzenlenmeli. Ülkemizde maalesef hiç bir hava limanının ne yer seciminde ne de pist yönledirilmesinde meteorolojik analizlere uyuldu.

Türkiye'de Kim Ne Yapıyor?
Türk Hava Yolları (THY) ve TCDD bünyesinde operasyonel meteoroloji birimleri var. Bu birimler sadece hava durumu raporunu okumaz; uçuş planlaması, sefer iptalleri, hat kapanışları gibi kararları meteorolojik veriye dayalı olarak alır. Ancak Karayolları Genel Müdürlüğü'nde (KGM) böyle bir birim bulunmuyor! DHMİ'de de operasyonel meteoroloji mühendisliği yok!

MGM uyarı üretiyor, ama bu uyarıları yol bazlı karara (hangi köprü kapatılacak, hangi TIR yasağı gelecek, hangi güzergah riskli) dönüştürecek uzman ekip yok. Sonuç: Uyarı havada kalıyor, TIR'lar devrilmeye devam ediyor.

Öneri: Ulaştırma Meteoroloji Operasyon Birimi (UMOB)
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bünyesinde, KGM, DHMİ ve TCDD'yi kapsayan bir Meteoroloji Operasyon Birimi kurulmalı. Bu birim:
Sensör ağı kurmalı: Köprü ayaklarına, otoyol açık kesimlerine, havalimanı pistlerine rüzgar, görüş ve yol durumu sensörleri yerleştirmeli.
Eşik tabanlı kararlar üretmeli: "Rüzgar 20 m/s'yi geçti → 3. köprü TIR'lara kapalı" gibi otomatik kurallar devreye girmeli.
Tasarım desteği vermeli: Kar çitlerinin yerleşimi, pist yönleri, köprü bariyerleri gibi konularda meteoroloji mühendisliği danışmanlığı sağlanmalı.
Sürücü/pilot bilgilendirmesi yapmalı: VMS (değişken mesaj sistemleri), mobil uygulamalar ve radyo üzerinden anlık uyarılar yayınlamalı.

Hava durumu raporu okumak yetmez. Meteoroloji mühendisliğini ve uzmanlığını planlamaya ve operasyona entegre etmek şart!

Bir meteoroloji mühendisi ve ulaştırma sistemleriyle çalışan biri olarak,
Sayın Bakan ve kıymetli ekibine hemşehrileri olarak
sevgi ve saygılarımı sunarım.
Böyle gelmiş ama
artık böyle gitmesin!