İstanbul selinin geçeceği yerler 2023'ten beri belliydi

Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu

Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu

Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu — İTÜ İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü

14–15 Ekim’de İstanbul’da yaşadığımız sel afetini hepimiz ekranlardan izledik: Esenyurt’ta Haramidere çevresinde sular altında kalan iş yerleri, Kağıthane ve Alibeyköy’de yatağından taşan dereler, Sarıyer Ayazağa’da sürüklenen araçlar, su dolan alt geçitler ve metro istasyonları. Can kayıplarımız oldu. Her sağanaktan sonra olduğu gibi yine “Bu kadar yağmura hangi kent dayanır?” sorusu soruldu. Oysa asıl soru şudur: Suyun nereden geçeceğini önceden biliyor muyduk ve bu bilgiyle ne yaptık?

Sevindirici olan, bu sorunun ilk yarısının yanıtının “evet” olmasıdır. Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü (SYGM), Türkiye’nin bütün havzaları için taşkın yönetim planları hazırladı. İstanbul’u da içine alan Marmara Havzası Taşkın Yönetim Planı Şubat 2023’te tamamlandı. Bu plan, hangi derenin hangi kesiminin taşabileceğini haritalarla gösteriyor, riskli yerleri öncelik sırasına koyuyor ve her biri için ne yapılması gerektiğini, bunu hangi kurumun hangi tarihe kadar yapacağını tek tek yazıyor.

Plan neden önemli?

Sel tek bir kurumun işi değildir. Dere yatağı DSİ’nin, köprülerin bir bölümü belediyenin, bir bölümü Karayollarının, bir bölümü TCDD’nin sorumluluğundadır; uyarıyı Meteoroloji yapar, halkı AFAD ve belediyeler bilgilendirir. Herkes kendi parçasına bakarsa bütün gözden kaçar. Bir kurum dereyi genişletir, ama başka bir kuruma ait dar bir köprünün önünde su yine kabarır. SYGM’nin havza ölçeğindeki planı, bu dağınık sorumlulukları tek bir masada buluşturan ortak bir yol haritasıdır. “Önlem alınmalı” gibi genel bir sözü, yeri, sorumlusu ve süresi belli bir işe dönüştürür.

Son selde adı geçen yerler planda var mı?

Planı açıp son selde adı geçen dereleri tek tek aradım. Hepsi orada; üstelik çoğu “çok yüksek” öncelikli.

  • Kağıthane Deresi: Yaklaşık 28 kilometrelik kesimde yatak düzenlemesi, konumları koordinatlarıyla verilmiş 37 köprü ve menfezin 500 yıllık taşkın debisini geçirecek biçimde yenilenmesi, her yıl yatak temizliği ve erken uyarı için bir seviye gözlem istasyonu öneriliyor.
  • Alibey Deresi: Eyüpsultan’daki aşağı kesimde yaklaşık 5,4 kilometrelik yatak düzenlemesi ile 12’si İstanbul Büyükşehir Belediyesinin, biri TCDD’nin sorumluluğundaki 13 geçiş yapısının iyileştirilmesi; Arnavutköy’deki yukarı kesimde iki kesimde yatak düzenlemesi ve 12 geçiş yapısının yenilenmesi isteniyor.
  • Ayazağa Deresi (Sarıyer): Yatak düzenlemesi ve biri Karayollarının, dokuzu belediyenin olmak üzere 10 geçiş yapısının kapasitesinin artırılması önerilmiş. Yukarı havzadaki İkinci Mahmut, Valide Sultan ve Topuzlu göletlerinin seddelerinin yükseltilmesi ya da taşkın amacıyla işletilmesi, derenin birinci yan kolunda ise bir sel kapanı yapılması da planda var.
  • Haramidere (planda Kapandık Deresi): İki kesimde yatak düzenlemesi, 12 geçiş yapısının kapasitesinin artırılması ve yıllık yatak temizliği öngörülüyor.
  • Tavukçu Deresi (planda Uzuncaova Deresi): Yaklaşık 9,8 kilometrelik yatak düzenlemesi ve belediye, TCDD ve Karayollarına ait 44 geçiş yapısının yenilenmesi öneriliyor.

Yapısal önlemlerin çoğu için 2023–2025 dönemi verilmiş. Planın bir başka önemi de burada ortaya çıkıyor: Bu tarihler, bizim de kurumlara sorabileceğimiz somut soruların takvimidir. Hangi köprü yenilendi, hangi kesim düzenlendi, hangisi gecikti ve neden? Bir işin planda yazması, bugün hâlâ yapılmadığını göstermez; bir yerde sel olması da yapılan her işin boşa gittiğini kanıtlamaz. Ama plan olmadan bu soruları sormamız bile mümkün olmazdı.

“500 yıllık” ne demek?

Planda sık geçen “500 yıllık taşkın debisi” ifadesi, o derenin 500 yıl boyunca taşmayacağı anlamına gelmez. Her yıl gerçekleşme olasılığı yaklaşık binde iki olan büyük bir su akışını anlatır. Böyle bir olay iki yıl üst üste de yaşanabilir. Bu yüzden dere düzenlendi diye dere kenarına yeniden yapı yapmak, riski azaltmak yerine yarına taşımak olur. Aşırı yağışlarda derenin yatağına ve taşkın alanına ihtiyaç vardır; o alanı yapılaşmaya açarsak bedelini yine biz öderiz.

Plan yalnızca beton değil

SYGM’nin planı inşaatla sınırlı değil. Havza genelinde taşkın erken uyarı sistemi kurulması, derelere seviye gözlem istasyonları yerleştirilmesi ve halkın taşkın anında nasıl davranacağı konusunda eğitilmesi de önlem listesinde. Ani sel bile bir anda olmaz; yağış başladıktan sonra gelişmesi zaman alır ve ölçümle izlenebilir. Kazanılan her dakika, bir alt geçidin trafiğe kapatılması, bir bodrum katın boşaltılması, bir aracın yükseğe çekilmesi demektir.

Peki biz ne yapabiliriz?

Önce oturduğumuz, çalıştığımız ya da çocuğumuzun okulunun bulunduğu yerin bir dere yatağına veya taşkın alanına yakın olup olmadığını öğrenelim. Meteoroloji Genel Müdürlüğünün turuncu ve kırmızı uyarılarını ciddiye alalım. Uyarı varsa bodrum katlarda, alt geçitlerde ve dere kenarındaki yollarda bulunmayalım; suyla kaplı bir yola aracımızla girmeyelim, çünkü birkaç karış akan su bir otomobili sürükleyebilir. Ve en önemlisi, yerel yöneticilerimize planda bizim mahallemiz için yazılan işlerin ne durumda olduğunu soralım.

Sözün özü

SYGM ve havzalarımız için emek veren mühendisler, İstanbul’un sel risklerini ve çözümlerini ayrıntısıyla ortaya koydu. Bu, ülkemiz için değerli bir birikimdir. Planı raftan indirip sahada uygulamak ise yetkili kurumların ve onları izleyen bizlerin işidir. Her tedbirin sorumlusu, bütçesi, süresi ve gerçekleşme durumu kamuoyuyla açıkça paylaşılmalı. Halk her sağanaktan sonra aynı açıklamaları duymak değil, önceden belirlenmiş önlemlerin sonuçlarını görmek istiyor. Selin geçeceği yolu önceden biliyoruz; şimdi o yolu güvenli hâle getirme zamanı.

Kaynak: T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, Su Yönetimi Genel Müdürlüğü, Marmara Havzası Taşkın Yönetim Planı Yönetici Özeti, Ankara, Şubat 2023; Tablo 15, tedbir no. 33–44, 57–61, 70–72, 161–163, 190–192 ve 322–324. Olay bilgileri: 14–15 Ekim 2026 tarihli basın haberleri. Yazar, bu planın hazırlanmasında danışman öğretim üyesi olarak görev almıştır.

Yorumlar

Yorum Yaz
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.