Altın doların mezarını kazıyor!

Mehmed Mazlum Çelik

Mehmed Mazlum Çelik

Tarih bazen gürültüyle değil, parıltıyla yön değiştirebilir.

Altın da öyledir, sesi yoktur ama çağları şekillendirir.

Bugün Türkiye’de gram altın rekor tazelerken, bu yalnızca bir piyasa grafiği değil; bir medeniyetin nabzıdır. Çünkü altın hiçbir zaman sadece bir maden değil; bir iktidar aracıdır. Ve şimdi o kadim metal, bir yüzyıl sonra yeniden dünya para sisteminin kapısına dayanıyor.

Doların dünya sistemi üzerinde kurduğu sanal iktidarı tehdit ediyor.

En değerli madenin tarihi

Altın, insanlık tarihinin en eski metinlerinden biridir. Mezopotamya tabletlerinde, Mısır papirüslerinde, İnka tapınaklarında, hatta Göbeklitepe’nin taş motiflerinde bile parıltısı vardır.

Mısır’da altın “Ra’nın nefesi” sayılırdı; ölülerin mezarına değil, tanrıların diyarına gönderilirdi.

Roma, 3. yüzyılda sikkelerini bakırla seyreltmeye başlayınca imparatorluk da çökmeye başladı.

Osmanlı’da ise altın, sadece servet değil, adaletin terazisiydi. Fatih’in bastırdığı Sultani, Avrupa’da “Ducat” diye taklit edildi. Venedik’ten Napoli’ye kadar Osmanlı altını, tıpkı bugünün doları gibi referans para birimi oldu.

Tarihin en zengin adamı Mansa Musa, madenlerin efendisi olarak serveti elde etmişti.

Napolyon’un Mısır Seferi’nden kaçarken yanına aldığı 1,5 ton altın, Paris’in yeniden inşasının temelini oluşturdu.

İngiltere, 19. yüzyıl boyunca sömürgelerden çektiği altınla sanayi devrimini finanse etti.

Türkiye’nin altınla olan ilişkisi de bu imparatorluk döngüsünün devamıdır; ama bizde altın daima “iktidarın değil, halkın hazinesi” oldu.

Şüphesiz altına olan bu bağlılığımızın bir nedeni de yaşadığımız toplumsal travmalardı.

Türkler olarak paraya içimiz hiçbir zaman tam olarak ısınmadı ve güven duyamadık. Bu günlerde altına olan rağbetimizin en temel nedenlerin başında bu gelmektedir.

Doların yapay tarihi ve iktidarı

1944 Bretton Woods Anlaşması’nda, ABD doları altına bağlanarak dünya ekonomisinin kalbi Washington’a taşındı.

1 ons altın 35 dolar olarak sabitlendi.

Bu sistem 27 yıl sürdü. Fakat 1971’de, Vietnam Savaşı’nın maliyeti Amerikan hazinesini çökertince, Nixon kameraların karşısına geçip tarihin en sessiz darbesini yaptı: “Artık dolar altına çevrilemeyecek.”

O cümleyle birlikte altın tahttan indirildi, dolar ise din haline geldi.

O gün, 6000 yıllık ekonomik düzen bir gecede çöktü, böylesi bir şeye ne İskender ne Napolyon cürret etmişti.

Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle’ün 1965’te “Amerika’nın matbaasıyla dünyanın servetini basmasına izin vermeyin” uyarısı, artık çok geçti.

Altın New York kasalarına zincirlenirken, dolar bütün dünyayı zincirledi.

Ta ki Çin, bugün o zincirleri aşındırmaya başlayana kadar bu durum hiç değişmedi.

Ama ilginçtir, o zincir ilk kez 2008’de kırıldı.

Lehman Brothers’ın çöküşüyle finans sistemi iflas ettiğinde, yatırımcılar kağıda değil, yeniden altına koştu.

Sonra pandemi yılları geldi; FED, 9 trilyon dolar bastı.

Kâğıt çoğaldı, güven azaldı.

2023’e gelindiğinde ABD’nin borcu 34 trilyon doları geçti. Altın ise sessizce intikamını aldı: ons fiyatı 1971’de 35 dolardı, bugün 4500 dolara yaklaştı. Yani altın, doların mezar taşına kendi ağırlığını yazdı.

Türkiye’nin altın operasyonu

Türkiye’de altın, sadece yatırım aracı değil, toplumsal sigortadır.

1980’lerden bugüne her ekonomik kriz, halkın altına dönüş refleksini güçlendirdi.

1994, 2001, 2018 ve 2021 krizlerinde TL erirken altın direndi; çünkü Türk halkı paraya değil, servetin gerçekliğine inanır.

Bugün Türkiye’de yastık altında olduğu tahmin edilen altın miktarı 5.000 tonu aştı.

Bu, Merkez Bankası rezervinin beş katıdır. Kadının bileziği, ailenin hazine senedidir.

2024’te dünya merkez bankaları altın stoklarını 55 yılın zirvesine çıkardı; Türkiye, sadece bir yılda 148 ton altın satın alarak dünyada ikinci sıraya yerleşti.

Bu bir ekonomik hamle değil, jeopolitik bir mesajdı: “Doların saltanatı bitiyor!”

Bugün Çin, Rusya, İran ve Türkiye, ticaretlerinde doları devre dışı bırakmak için altın takas mekanizması geliştiriyor. Çin’in Şanghay Altın Borsası, Rusya’nın Moskova Altın Standardı ve Türkiye’nin Borsa İstanbul üzerinden yürüttüğü gram altın piyasası, yeni bir dünya para mimarisinin ilk adımları olarak değerlendiriliyor.

ABD’nin jandarmalığı gibi parası da günden güne değersizleşiyor.

Elbette, gram altındaki hızlı yükseliş birçok yatırımcının iştahını kabartıyorsa bu denli hızlı yükselişlerin sonu pek iyi bitmez. Tuzağa düşmeden hayatın ve politikanın gerçeklerini göz ardı etmeden yatırım yapılmasında fayda vardır.