Bekir Berk ve Gülen neyin peşindeydi? Said Nursi’nin talebesi Üzeyir Şenler’in hasta yatağındaki ifşaatları neyi açığa çıkardı?

Bediüzzaman’ın talebelerinden, aynı zamanda Şule Yüksel Şenler’in abisi olan Üzeyir Şenler’in yıllar sonra ortaya çıkan röportajı, Türkiye’nin yakın tarihine dair tartışmaları yeniden alevlendirdi. Şenler’in iddiasına göre, Avukat Bekir Berk, 1960 darbesi sonrası Nur çevresine “Genelkurmay bağlantılı” bir teklif getirdi: Tüm cemaatin listesi çıkarılacak, uygun görülen isimler istihbarata alınacaktı. Fazıl Duygun SuperHaber'e yazdı...

HABER-ANALİZ

Bediüzzaman’ın talebelerinden, gazeteci kimliğiyle de bilinen Üzeyir Şenler’in yıllar sonra ortaya çıkan anlatımı, 1960’lı yıllara uzanan tartışmalı bir süreci yeniden gündeme taşıdı. Şenler’e göre avukat Bekir Berk, tüm Nurcuların isimlerinin yayınladığı bir liste istedi ve kabiliyetli olanları “istihbarata eleman olarak sokma” teklifinde bulundu. Bu teklif Üzeyir Şenler tarafından reddedildi… Ve sonrasında Üzeyir Şenler, İstanbul Nurcularının en üst seviyesinde bir isimken ve Bekir Berk’in çevresindeyken zaman içinde sessiz sedasız tasfiye edildi.

Bir dönemin efsanesi ve “sıkma baş” örtünme şeklinin sembol ismi Şule Yüksel Şenler’in abisi olan Üzeyir (Özer) Şenler, çıkardığı Seher Vakti adlı haftalık gazetesiyle biliniyor. Kasım 1969 - Temmuz 1971 yılları arasında yayımlanan gazete, “ilk İslamcı kadın dergisi” olarak tanımlanıyor. Seher Vakti dergisinin başyazarı ise Şule Yüksel Şenler.

Üzeyir Şenler, İstanbul Nurcularının perde arkasındaki lideri Avukat Bekir Berk’in ekibinde yer almış bir isim. Bir gün Bekir Berk, avukatlık ofisinde Mehmet Emin Birinci, Mehmet Fırıncı (Mehmet Nuri Güleç) ile birlikte Üzeyir Şenler’i de topluyor ve onlara “askeriyeden” teklif geldiğini söyleyerek, Nurcuların da grup olarak “istihbarat”a dahil olmaları gerektiğini anlatıyor. Üzeyir Şenler, Berk’in teklifini reddettiğini ve o günden sonra o grup tarafından dışlandığını vurguluyor.

Berk’in “askeriye” diye tarif ettiği yapılanma, “Özel Harp Dairesi”. O dönem ÖHD olarak bilinen yapılanma, maaşları direkt JUSMMAT (ABD Türkiye Askerî Yardım Heyeti) tarafından ödenen ve Türkiye kamuoyunda “Kontrgerilla” ya da “Gladyo” olarak bilinen yapılanma. Olayın bu kısmı da Milli Birlik Komitesi Genel Sekreteri ve Senato üyesi Şükran Özkaya’nın terekesinde bulunan belgeyle ortaya çıkmıştı. Belgede, yurttaşların irticai faaliyetler yaptıkları için şikâyet ettikleri Bekir Berk ve Fetullah Gülen, MİT’e sorulmuş, oradan Senato’ya gelen cevapta ise bu iki ismin Özel Harp Dairesi’nin Nurcuların içine soktuğu iki ajan olduğu tespit edildiği için takibattan vaz geçildiği belirtiliyordu.

BERK, NEDEN TÜM NURCULARIN LİSTESİNİ İSTEDİ?

Üzeyir Şenler’in anlatımında, Bekir Berk, “Nur talebelerinin tamamının listesinin hazırlanmasını” ve ikinci aşama olarak da “kabiliyetli” görülen isimlerin istihbarata yönlendirilmesini istemişti.

Şenler bu teklife karşı çıkıyor ve böyle bir eylemi, Nurculuk açısından “menfi bir hareket” olarak tanımlıyor. Said Nursi’nin prensiplerine göre “müsbet hareket” yani, asayişi bozmamak, olumsuz olaylar içinde olmamak ve herhangi bir siyasi ekole angaje olmamak şart. Şenler, aynı görüşmede bulunan diğer isimlerin teklifi kabul ettiğini belirtiyor ki, daha sonra Mehmet Fırıncı’nın kendi ağzından beyanları da bunu doğrular nitelikte.

İŞTE ÜZEYİR ŞENLER’İN İLK KEZ YAYINLANAN TARİHİ İFŞAATI

O dönem Zaman gazetesinde editör olan gazeteci Mustafa Aydın, can güvenliği açısından ismini açıklamadığı bir başka Zaman gazetesi editörü ile birlikte Bediüzzaman’ın talebesi Üzeyir Şenler ile 23 Ağustos 2012 tarihinde Bursa’daki evinde görüştü. Şenler, TRT’de yayınlanan Fetullah Gülen’in ve Ali Rıza Güven’in mason olduğuna dair açıklamasını da bu görüşmede dile getirmişti. Gazeteci Şule Yüksel Şenler’in abisi olan 1934 Mersin doğumlu Şenler, 24 Nisan 2014 tarihinde vefat etmişti.

ÜZEYİR ŞENLER:
“BEKİR BERK, NUR CEMAATİNİN TAMAMININ
FİŞ LİSTESİNİ İSTEDİ VE BİZE AJANLIK TEKLİF ETTİ!”

Üzeyir Şenler, Bekir Berk’in avukatlık ofisinde gerçekleşen görüşmede Genelkurmay tarafından Bekir Berk kanalıyla kendilerine bir teklif geldiğini belirtti. Teklife göre dönemin Genelkurmay’ı Bekir Berk’ten Türkiye’deki tüm Nur talebelerinin listesini istiyordu. Bekir Berk görüşmede, nitelikli görülen Nur talebelerinin de askeri istihbarata alınacağını ifade ediyor. Mehmet Emin Birinci ve Mehmet Fırıncı’nın teklifi kabul ettiğini vurgulayan Şenler, teklife kendisinin itiraz ettiğini belirtiyor. Nur talebelerinin “müsbet hareketle” görevli olduğunu kaydeden Şenler, “istihbaratçılık ve hafiyelik”in “menfi hareket” olduğu görüşünü savunuyor. Bekir Berk’le tartıştıklarını ifade eden Şenler, Risale-i Nur hizmeti ile ilgili olarak o güne kadar en üst düzey noktada vazife görürken karşı çıktığı bu süreç sonrası için, “Beni hizmetten sessizce ekarte ettiler” diye konuşuyor.

Kutu

İŞTE ÜZEYİR ŞENLER MÜLAKATININ DETAYLARI:

Gazeteci Mustafa Aydın, Bediüzzaman’ın talebesi Üzeyir Şenler ile 23 Ağustos 2012 tarihinde Bursa’daki evinde görüştü. Şenler, TRT'de yayınlanan Fetullah Gülen’in ve Ali Rıza Güven’in mason olduğuna dair ifşaatını da bu görüşmede yapmıştı. Şule Yüksel Şenler’in abisi olan 1934 Mersin doğumlu Üzeyir Şenler, 24 Nisan 2014 tarihinde vefat etmişti.

İşte o görüşme:

– Siz o ilk sahneyi hatırlayabildiğiniz kadarıyla anlatabilir misiniz, avukatlık ofisindeki Bekir Berk’in teklifini?

ÜZEYİR ŞENLER – Bekir Berk teklif ediyor, bize diyor, o şeyden askeriye..

– Askeriyeden mi?

ÜZEYİR ŞENLER – Askeriyeden

– Genelkurmay’dan mı?

ÜZEYİR ŞENLER – Genelkurmay’dan..

ÜZEYİR ŞENLER –Genelkurmay tarafından Bekir Berk kanalıyla teklif geliyor.

– Kime geliyor bu? Kime söylüyorlar isim olarak hatırladığınız, o zamanki ağabeylerden?

ÜZEYİR ŞENLER – Birinci, Fırıncı bir de ben varım ama ben muhalefet ediyorum.

– O odada Bekir Berk diyor ki bize askeri kanattan böyle bir teklif var

ÜZEYİR ŞENLER –Evet.

– Diye söylüyor. Kendi şeylerden sizden niye istiyor; Birinci’den, Fırıncı’dan ve Üzeyir Bey olarak sizden? Kendisi bilemediği, cemaati tanıyamadığı için mi, yani şey olarak Anadolu’daki insanları bu listeyi, yani bu isimlerin tespitini?

ÜZEYİR ŞENLER – Bu isimlerin tespitini askeriye istiyor

– Askeriye Bekir Bey’den istiyor Bekir Bey de Birinci, Fırıncı ve sizden istiyor?

ÜZEYİR ŞENLER – Evet.

– Ne olacak o tespit edilen isimler? Vasıf ne isteniyor? O insanlardaki vasıf olarak becerikli kabiliyetli lise üniversite gibi bu tarz şeyler mi?

ÜZEYİR ŞENLER – Onlar söz konusu olmuyor henüz.

– İlk şeyde herkesin listesini mi istiyorlar?

ÜZEYİR ŞENLER – Evet

– Allah Allah o zaman cemaatin direkt hepsinin fiş listesi istiyorlar?

ÜZEYİR ŞENLER – Evet.

– Allah Allah. Çok ilginç siz nasıl tepki gösterdiniz o zaman ona?

ÜZEYİR ŞENLER – Dedim ki baktım Birinci ve Fırıncı kabul ettiler

– İtiraz etmediler, kabul ettiler?

ÜZEYİR ŞENLER – Ettiler, çünkü onlar Bekir beye karşı çok itaatkârdılar. İtiraz etmediler tabii, aksine kabul ettiler.

Ben dedim ki Milli İstihbarat teşkilatına girmek dedim bu teşkilatın içinde bulunmak…

ÜZEYİR ŞENLER – Deccaliyete, şeye..

– Süfyaniyete

ÜZEYİR ŞENLER –Hizmet etmektir.

– Çünkü daha 60 İhtilali yeni olmuş değil mi? 62 falan. Yine tarih ihtilalden birkaç sene sonra?

ÜZEYİR ŞENLER –Evet

– Demirel iktidara gelmiş miydi acaba yoksa koalisyon zamanı mıydı?

ÜZEYİR ŞENLER – Onu tam hatırlamıyorum.

– Yani ihtilalden sonra askeri idarenin hâkim olduğu bir dönem. Yani hem liste istiyor hem de Milli İstihbarat’a kabiliyetli gençlerin sokulmasını mı teklif ediyor Bekir Berk?

ÜZEYİR ŞENLER – Evet

– Aynı toplantıda, aynı şeyde “Hem herkesin listesi belli olsun hem de kabiliyetli insanları belli edin listesini bulun onları devletin içine memur yapacağız, biz de devletin içinde bir yer alacağız” mı diyor çünkü yani

ÜZEYİR ŞENLER – Evet, evet

– Peki, Bediüzzaman’ın mezarı açılalı birkaç sene olmuş sizin anlattığınız zamana göre. Devlet ne olmuş da barışmış da bir sürü Nur talebesini Milli İstihbarat’a alacakmış? Değil mi?

ÜZEYİR ŞENLER – Bir kere şeriat ölçüsü içinde iman ve Kur’an hakikatlerini yaymak hizmeti birinci plandadır Risale’i Nur’da..

– “Bizde hafiyelik yok” dediniz yani

ÜZEYİR ŞENLER – Haa. Biz şimdi bu nasıl olacak bu ters bir iş

– Bu menfi hareket

ÜZEYİR ŞENLER –Menfi hareket. Ondan sonra..

– O üçü kabul etmişken siz itiraz etmiş oldunuz. Orada belki bir tartışma mı oldu yoksa

ÜZEYİR ŞENLER –Tartışma oldu oldu ama fazla değil. Çünkü Bekir Bey var ya başta, o bastırıyor. Ondan sonra ben de dikine gidiyorum! Neyse anlaşamadık, soğuk bir şekilde o konu bitti.

– Bu teklifi orada yapıyor ve siz tartıştınız. Şu an hatırladığınız o şekilde ayrıldığınız şeklinde.

ÜZEYİR ŞENLER – Evet

– Evet, Tabii siz o zaman en mahrem meşveretlerin yapıldığı noktada iken, buna benzer meşveretler; en temel kararlarının alındığı toplantılara katılırken sonra ne oldu sizin süreciniz? Oradan sonra bir ayrımcılık yaşadınız mı?

ÜZEYİR ŞENLER – Tabii beni sessizce ekarte ettiler. Ekarte ettiler, hizmetten..

– Sonra o cereyan ilerledi..

ÜZEYİR ŞENLER – İlerledi..

– Gazete günlük gazeteye döndü vesaire..

ÜZEYİR ŞENLER – Artık önü alınamaz hale geldi. Halen daha alınamıyor.

ŞENER, GÜLEN’İN MASONLUĞUNU DA İFŞA ETMİŞ

Üzeyir Şenler’in Mayıs 2015’te TRT’de yayınlanan röportajında ise bir başka dikkat çekici iddia daha vardı. Şenler, FETÖ’nün İzmir’deki en önemli isimlerinden “tuhafiyeci” zengin Ali Rıza Güven tarafından kendisine masonluk teklif edildiğini söyledi. Kendisinin teklifi reddettiğini belirten Şenler, aynı teklifin Fetullah Gülen tarafından kabul edildiğini öne sürüyordu.

23 Ağustos 2012 tarihinde gazeteci-yazar Mustafa Aydın’a hasta yatağında konuşan Üzeyir Şenler, 24 Nisan 2014 tarihinde Bursa'da vefat etti.

Üzeyir Şenler’in iddiaları, yıllardır tartışılan Nurcuların içindeki FETÖ ve NATO-Gladyo’yla iltisaklı “gizli yapı” iddiasını belgeler nitelikte.

Muhalif nurcular arasında Üzeyir Şenler’in iddiaları yıllardır bilinen konulardı. Birçok insan Şenler’den bunları dinlemiş. Video ile kaydedilen ifşaatlarının dışında merhum gazeteci Bünyamin Ateş ve Nur camiasından iş adamı Celal Aşçı da Üzeyir Şenler’in bu önemli açıklamalarını yazılı olarak kaydeden ve imza altına alan isimler arasında. 50’li yılların sonunda Isparta’da yaşanan olayda Said Nursi, Mustafa Sungur, Zübeyr Gündüzalp ve Bayram Yüksel’e, “Masonlar sizi kandıracak, sizler masonlara alet olacaksınız. Sizi kandıracaklar!” diyerek kulunç sopasıyla başlarına şiddetle vuruyor.

KUTU:

MEHMET FIRINCI: “İSTİHBARATÇILARA SAİD NURSİ’NİN
YANINDAN HER GÜN İKİ KEZ RAPOR VERİYORDUM”

Mehmet Fırıncı, Bediüzzaman’ın yanında iken evin civarında bekleyen istihbaratçılara her gün iki kez düzenli olarak rapor verdiğini televizyonda kendisi açıklamıştı. Firari FETÖcü Erkam Tufan Aytav’la FETÖ’nün kanalında programa çıkan Fırıncı, Bediüzzaman’la öğle ve ikindi namazları sırasında iki kez görüştüğünü ve her görüşme sonrasında her gün istihbaratçılara 2 kez rapor verdiğini şöyle anlatmıştı:

“Şeyler emniyet. Ondan sonra her gün rapor yani. Ben her gün gelip gidiyorum Hz üstadın yanına. Bilhassa öğle ve ikindi namazlarını orada kılmak. Tabii beraber kılmak şey oluyor. Şeyler de, memur arkadaşlar da hemen beni çağırıyorlar orada kahvehanede bekliyorlar. Bir tanesi aşağıda bakkalda. Elhasıl biraz konuşuyoruz filan. Yahu nedir bu illa.. ‘Ya biz ne yapalım biz rapor yazmak mecburiyetindeyiz” diye elhasıl devamlı böyle şey oluyordu.”

İŞTE NURSİ’NİN YANINDAN VERİLEN RAPORLARDAN BİRİ:

Bu raporlarda isimleri listelenen ziyaretçiler Mehmet Fırıncı başta olmak üzere onun gibi Bediüzzaman’ın yanına yerleştirilmiş kişilerin raporlarıyla belirleniyordu.

MEHMET FIRINCI, 2005 YILINDA AİLESİYLE GÜLEN’İN MİSAFİRİ DE OLMUŞ

Mehmet Fırıncı, 2005 tarihinde İngiliz eşi Mary Weld (Şükran Vahide) ve iki kuzeni ile birlikte Pensilvanya’da misafir olarak kaldığını da açıklamıştı. Fırıncı, dinler arası diyalog projesini Fetullah Gülen’den önce başlatmış bir isim. ABD’de Nur-The Light dergisini kuran Fırıncı, Vatikan yetkilileri Thomas Michel ve George Marovitch ile samimiyeti ile biliniyordu. Fırıncı, Mehmet Emin Birinci ile birlikte bu iki önemli Vatikan papazını, “Hıristiyan Nur talebeleri” olarak tanımlıyordu.

Bekir Berk, Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile bir resepsiyonda. (En sağda Said Özdemir ve Kemalettin Özdemir’in yeğeni gazeteci, eski milletvekili ve Barla Platformu Başkanı Sait Yüce)

Özel Harp Dairesi elemanı olarak Nurcuların içine sızdırıldığı ortaya çıkan avukat Bekir Berk ve Fetullah Gülen, İzmir Sıkıyönetim Mahkemesi tarafından tutuklandıktan sonra birlikte duruşmada.

BERK’İN CENAZE NAMAZINI VASİYETİ ÜZERİNE GÜLEN KILDIRDI

Bekir Berk, 14 Haziran 1992’de öldü. Kendi vasiyeti üzerine, cenaze namazını Fetullah Gülen kıldırdı.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Gündem Haberleri