Yeni Asya ve Nur cemaatindeki FETÖ gizemi çözülüyor! Gülen'i "Müceddid" ilan etmişlerdi

Gazeteci-yazar Fazıl Duygun, SuperHaber’deki köşesinde yayımlanan yazı dizisinin 4. bölümünde, Zübeyir Gündüzalp’in vefatı öncesinde Yeni Asya camiasında yaşanan kırılmaları, "Üç Mehmet"ler olarak bilinen ekibin uluslararası temaslarını ve FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ile kurulan ilişkiler ağını kaleme aldı.

Yeni Asya ve Nur cemaatindeki FETÖ gizemi çözülüyor! Gülen'i "Müceddid" ilan etmişlerdi

4. bölüm

GÜNDÜZALP VE YENİ ASYA

Zübeyir Gündüzalp’in Yeni Asya’nın yayına başladığı dönemde şart koştuğu bazı maddeler var ancak zaman içinde buna asla uyulmamış. “Üç Mehmet”ler olarak bilinen ekiple de ölmeden önce cemaati olarak yollarını ayırarak kendi dersanelerini açmış. “Üç Mehmet”ler Gündüzalp’ten çok Bekir Berk ekibine yakın olarak görülüyor. Gruptan Mehmet Fırıncı, Said Nursi’yi İstanbul’da yaşadığı dönemde her gün iki kez istihbaratçılara rapor ettiğini FETÖ’nün kanalı BugünTV’de kendi ağzıyla itiraf etmişti:

FIRINCI’NUN ULUSLARARASI BAĞLANTILARI

Fırıncı, 70’li yaşlarındayken İngiliz vatandaşı Meryem Weld (Şükran Vahide) ile evlendi. Şükran Vahide’nin İngilizce’ye çevirdiği Risalelelerde İslam inancını bozan önemli tahrifler yaptığı da diğer nurcu kesimler tarafından dile getirilmişti.

Risale-i Nur hareketini ABD, NATO sistemine entegre etmeyi amaçlayan kuruluşlardan son dönemde ismi öne çıkan yapı ABD’de konuşlu Hartford Seminary. Mehmet Fırıncı’nın 2000’li yılların başından itibaren her yıl o kuruma gidip Nur camiası ve eserler hakkında detaylı sunumlar yapması muhalif nurcular tarafından eleştiri konusu oluyordu. İbrahim Abu Rabi’nin adlı kurum yetkilisi Türkiye’deki nurcu entelektüeller tarafından “A Sınıfı Protokolle” karşılanması tepki çekerken, muhalifler, küresel sisteme entegre nurcu kesime gelen kaynağı belirsiz ekonomik yardımların merkezinde Abu Rabi’nin olduğunu ileri sürüyordu.

Yeni Asya’dan yetişme yazar Metin Karabaşoğlu da herhangi bir akademik titri olmamasına rağmen Hartfort Seminary’de bir yıl misafir öğretim üyeliği yapmış nurcular arasında yer alıyor. Yeni Asya camiası içinde yetişen ve bir dönem gazetede de çalışan ve 1992’de kovularak ayrılan gazeteci-yazar Mustafa Aydın, bu ilişkileri şöyle yorumluyor :

“Cemaat, Yeni Nesil ve Yeni Asya olarak 90’ların başında tabanda ikiye bölünse de ‘Üç Mehmet’ler arasında herhangi bir ihtilaf mevcut değildi. Bölünmüş cemaate birbirlerine selam verme yasağı getirseler de perde gerisinde kendileri bir araya gelip görüşüyorlardı. Bizim ayrılığımızın temel sebeplerinden biri de bu gizli ilişkinin tespit edilmesi oldu” diyor.

Aydın, “Yeni Asya’dan 1992 yılında tasfiye edilen ekip Kürt Meselesi’nde kardeşlik parantezinde açılım taraftarıydı. “TRT, Kürtçe yayın yapmalı” şeklindeki bir yazısı, Kutlular tarafından sansürlendi. Aynı ekip Irak Savaşı’nda ABD aleyhine ve o sürecin devamında Türkiye’de konuşlu NATO-Gladyo-Kontrgerilla sistemine karşı sert yayınlar yaptı” diyor. Yakın Tarih Ansiklopedisi’ni devam ettirme ısrarının yazı işleri ekibinin sularının ısınmasına yettiğini vurgulayan Aydın, “Bünyamin Ateş ve Mustafa Kaplan’ın başını çektiği yazı işleri ekibi tasfiye edildikten sonra yönetime Köprü dergisinin başındaki Kazım Güleçyüz, İbrahim Özdabak, Mustafa Döküler ve haber müdürü olarak da Cemil Tokpınar getirildi. Güleçyüz başta olmak üzere bu isimlerin ilerleyen zaman içinde Gülen örgütüne verdiği desteği herkes biliyor. Hele Gülen’i ‘Asrın İmamı’ ve “Mücedddid” olarak ilan eden Tokpınar, şu an firari bir FETÖcü durumunda” şeklinde konuştu.

GÜLEN’İ MEHDİ OLARAK GÖREN YENİ ASYA’CILAR

FETÖ'cüler, Fetullah Gülen’i “Mehdi”, “Müceddid” ya da “Asrın İmamı” olarak görüyor. Onlar için bu normal ancak başka bir cemaatte olmasına rağmen Gülen’i aynı şekilde gören Nurcuların olması dikkat çekici bulunuyor. Gazeteci Mustafa Aydın, bu durumun, Nurcu kitleye Said Nursi’nin “Mutlak Vekili” ve “Mehdi’nin Vezirleri” olarak lanse edilen “büyük abiler”den kaynaklandığını belirtiyor. Nursi’nin “vefatımdan sonra hakikatli vârisim” dediği Hulusi Yahyagil’le ilgili bölümlerin Risale metinlerinden çıkarıldığını vurgulayan Aydın, “Hulusi Yahyagil’i refüze eden ‘büyük abi’ler, konu Gülen’e geldiğinde onu her fırsatta yüceltmeyi tercih etti. Yahyagil’le ilgili olarak, ‘Üstad, Hulusi Bey’e çok iltifat etti ama o Üstad’ı anlamadı. Tarikat yoluna saptı. Risale-i Nur hizmetini bıraktı” iftirasını yaydılar” diyor.

Aydın, Gülen’in “Mehdi” ya da “Mesih” olduğuna dair iddialar “büyük abi”lerin anlatımlarında karşılığını bulduğu için nurcu kitlenin önemli bölümünün de bu anlatımı kabullendiğini kaydediyor. Anadolu’da Meşveret Cemaati olarak bilinen grupların, Gülen’i bugün bile “Meczup evliya” olarak tanımladığına dikkat çeken Aydın, “Son 15 senede yaşanan ihanetler bile Nurcu kitlenin FETÖ konusunda ‘büyük abiler’ tarafından maruz kaldığı illüzyonu çözmeye yetmiyor. Çünkü yönetici üst kadro ve onların kontrolündeki her dershanede görevli vakıflardan oluşan örgüt ağı bu hipnozu sürekli güncelliyor” diyor.

İstanbul Nurculuğunu oluşturan Yeni Nesil ve Yeni Asya grubu içinden Fetullah Gülen’i Mehdi ve Müceddid” olarak gören isimler, Cemal Uşşak, İhsan Atasoy, Cemil Tokpınar ve Hekimoğlu İsmail olarak öne çıkıyor.

Fetullah Gülen’i “Asrın İmamı” ve “müceddid” olarak tanımlayan ilahiyatçı Cemil Tokpınar, hem Yeni Nesil hem de Yeni Asya ekibinin prensleri arasında yer alıyor. Firari durumda olan Tokpınar, FETÖ’nün nurcu gruplar içindeki “renklenmiş” üyeleri arasında sayılıyor. Tokpınar’ın Gülen’i “Mehdi, Asrın İmamı ve Müceddid” olarak lanse ettiği Twitter mesajları büyük tepki çekti.

Tokpınar, vefatının ardından yaptığı konuşmada ise Gülen’in manevi tasarrufunun cemaati üzerinde hâlen devam ettiğini ileri sürmüştü. Ki böyle bir iddiayı FETÖcüler bile kamuoyu önünde dile getirmemişti. Tokpınar’ın bir paylaşımında adını kullandığı Hekimoğlu İsmail ise Yeni Asya’nın 70’li yıllardaki en önemli yazarları arasında yer alıyordu. Gerçek adı Ömer Okçu olan Hekimoğlu İsmail, “Minyeli Abdullah” romanıyla tanınmıştı. Hekimoğlu İsmail, 2015 yılındaki bir FETÖ organizasyonunda, “Bendeniz, hem Bediüzzaman’ın, hem de Fethullah Hoca’nın talebesiyim. İkisi de müceddiddir!” şeklinde konuşmuştu.

Tokpınar, 1 Ocak 2014 tarihinde twitter adresinden yaptığı çıkışla, terör örgütü lideri Fetullah Gülen’i, şu sözlerle Mehdi ilan etmişti:

“Hocaefendi hakkında konuşmadan en azından “Küçük Dünyam” kitabını okuyun. 10 yıl sonra ‘Büyük Dünyam’ı okuyacaksınız zaten!

Firari olarak yurt dışına kaçan Cemil Tokpınar, aynı tarihteki zincir twitlerinde, “Twitlerimi eleştiren bazıları,”Hocaefendi veli mi yani” diyorlar. Hem de velâyet-i kübra makamında bir veliyy-i kâmil ve vâris-i nebîdir.” diye yazmıştı.

YENİ ASYA’NIN YAZARLARI GÜLEN’İN DESTEKÇİSİ

Yeni Asya’nın kurulduğu ilk günden 1982’ye kadar Ahmet Şahin, gazetenin en çok okunan yazarları arasındaydı. 12 Eylül idaresine verdiği destek sonrası Yeni Asya’dan ayrılan Ahmet Şahin, 1988 yılında Zaman gazetesi Gülen’in kontrolüne girdikten sonra orada yazmaya başladı. 2010 yılındaki Tahşiye Kumpası öncesinde bu grubu hedef alan bir yazı yazdığı için hakkında soruşturma açıldı.

Bekir Berk ve Mehmet Fırıncı ekibinden olan İhsan Atasoy da Gülen’i “Mehdi” olarak gören Yeni Asya kökenli yazarlar arasında. 2024 yılında Yeni Asya’nın 55’inci yaşını kutladığı toplantıda Atasoy da konuşmacılar arasında yer almıştı. İhsan Atasoy, Nesil Grubu ile Yeni Asya’da etkin rol oynamış bir isim. Fetullah Gülen’i “Mehdi” olarak ilan ettiği toplantıda yanında oturan Nesil Yayınları ve Moral FM yöneticisi ilahiyatçı Mehmet Paksu’nun bu çıkışa itiraz etmemesi de o dönem büyük tepki çekmişti.

İhsan Atasoy’un aynı konuşmada Ahmet Davutoğlu’nu da “siyaset mehdisi” olarak gördüğü ortaya çıkmıştı.

İHSAN ATASOY: GÜLEN MEHDİ’DİR

“Mesela siyaset dairesi. Bunlar çok büyük güç ister diyor Üstad. Asıl Mehd-i A’zam bunları yapamaz. Zaten bir avuç Nur talebesi ile bu büyük inkılâpların yapılması mümkün değil. Ama çığır açıyor ve gidiyor. Asıl ondan sonra o çığırın gelişmesiyle olacak hadiselerdir bunlar. Ordular kuvvetini istiyor diyor bu. Maddi güç ve şey ister. Bu ileride o çığırın devamı olacağını ‘hayat’ dairesinde de, ‘siyaset’ dairesinde de ‘mehdi misal’ insanların geleceğini söylüyor. Yani şimdi eserleriyle Fethullah Hocayı bir “hayat dairesi Mehdisi” gibi görebiliriz pekâlâ. Hiç bunda bir şeye gerek yok, beis yok. Ama siyaset dairesinin Mehdi’si belki gelecek. Fakat birisi hakkında sual işaretim var. Bu Davutoğlu biraz bana sual işareti koyuyor. Ama olsa olsa bunlar onun hazırlayıcıları olabilirler.”

ATASOY, PENSİLVANYA’DA MOLLALARA DERS YAPMIŞ

14 Eylül 2017 tarihli Hürriyet’teki “Darbe Bylock’tan geliyorum demiş” başlıklı haberde İhsan Atasoy’un Ocak 2016’da Pensilvanya’da olduğu ve Gülen’in kendisine örgüt karargâhında mollaların huzurunda “ders yaptırdığı” ortaya çıkmıştı. O dönem FETÖ, elindeki medya organları ve sosyal medyadan açık açık darbe tehditleri yapıyor, “Az kaldı, gidecekler. Yaklaşıyor yaklaşmakta olan. Yavuz gelecek, Havuz bitecek!” gibi paylaşımlar yapıyordu. Ahmet Davutoğlu’nun başbakan olduğu o dönemde Boğaziçi Üniversitesi’nden talebesi olan dönemin Zaman Genel Yayın Müdürü Abdülhamit Bilici ile ve Taraf gazetesi çevresiyle gizli görüşmeler yaptığı da ortaya çıkmıştı. Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a rağmen FETÖ ile özel ilişkiler geliştirdiği öğrenildikten sonra Mayıs 2016’da bir gün içinde başbakanlıktan istifa ettirilip ekibiyle birlikte tasfiye edilmişti.

Hâlen İstanbul’da yaşadığı öğrenilen İhsan Atasoy’un Pensilvanya’da üst düzey ağırlandığını ortaya koyan belge ise örgütün şifreli haberleşme için kullandığı Bylock yazışmalarında ortaya çıktı. Erzurum’da yapılan bir operasyonda FETÖ üyesi Esra Akay’ın cep telefonunda Bylock’tan gönderilmiş bir mesajda İhsan Atasoy’un Pensilvanya’daki örgüt karargâhında Gülen huzurunda yaptığı sohbet en ince detaylarına kadar anlatılıyordu. Atasoy, Gülen’in Bediüzzaman’dan sonra gelecek zât olduğunu diğer Nur cemaatlerine de söylediğini, ancak onların buna “homurdanarak” tepki gösterdiğini anlatıyordu.

İşte 9 Ocak 2016’da saat 13.03.24’de Esra Akay’ın da aralarında bulunduğu üyelere Melek Ak isimli “örgüt ablası”ndan gönderilen talimatların ve bilgi notlarının İhsan Atasoy ile ilgili bölümünün dökümü:

“1 Ocak Cuma ve 3 Ocak Pazar Bamteli olmadı. İhsan Atasoy burada. HE ona sohbet ettirdi. Üstad hazretlerinden ve hatıralarından bahsetti. HE dua saatinde duaya çıkıyor. Son 4 gündür Ashab-ı Bedr okunuyor. İhsan abi okuyucu abilerden zannederim. ‘Diğer Nur talebelerine HE’nin üstatdan sonra gelen zat olduğunu delilleriyle anlatıyorum biraz homurdanıyorlar ama bir şey demiyorlar’ dedi. ABD’de 250 kişilik bir kampımıza katıldı. Geçen hafta yapılan tesbihattan çok etkilendiğini belirtti. “Üstat tesbihatı ara ara toplu ara ara münferit yaparmış. HE toplu yaptırıyor. bu insanlar tesbihatta ‘vebitalebeti’r- resaili’n-nur’ diye dua ediyor ama ‘Hizmet Hareketi’ne Nur talebeleri gözüyle bakmayanlar bu duadan istifade edemezler’ dedi ve ‘onlar adına hüzünlendiğini’ söyledi. 17 yıldır HE’yi görmediğini belirtti. Öğlen namazı sonrası karşılaşıp kucaklaştılar.

ATASOY’UN KAYYIMDAN BİR GÜN ÖNCE ZAMAN’DA YAYINLANAN YAZISI

İhsan Atasoy, son ana kadar Fetullah Gülen ve FETÖ medyasına destek olmayı sürdürdü. 3 Mart 2016 günü yani Zaman’a kayyım atanmadan bir gün önceki “Yıldız yağmuru” başlıklı yazısında ise Fetullah Gülen’i “büyük âlim” olarak ilan ediyor. Erzurumlu Mehmet Kırkıncı Hoca’nın Gülen’e destek olduğu için “Sebep olan hayrı işleyen gibidir’ düsturuyla kıyamete kadar Hocaefendi’nin hizmetlerinden pay ve hisse alacaktır” diye yazdı.

ATASOY’DAN GÜLEN’E ŞİİR: KONUŞAN ADAM!

İhsan Atasoy’un Mehdi ilan ettiği Gülen için “Raculün Nâtık” yani “Konuşan Adam” adıyla şiir yazdığı da ortaya çıktı. Cihan Haber Ajansı ve bazı internet sitelerinden şiirle ilgili haberlerin daha sonra silindiği anlaşıldı.

YENİ ASYA YAZARI MUSTAFA ORAL’IN DA ROL MODELİ: GÜLEN

Mustafa Oral, 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminden sonra bile Gülen’i savunan bir Yeni Asya yazarı. FETÖ’nün 2017 bahar ayları için “Bahar Muştusu” parolasıyla yeni darbe beklentisi yaydığı dönemde Oral da bu kampanyaya katılmıştı. 26 Nisan 2017 tarihli “Sabret bahar yağmurları kapıda” başlıklı yazısında hapisteki FETÖcülerin kısa zaman içinde kurtulacağı kehanetinde bulunmuştu. Hatırlanacağı üzere 2017 yılında FETÖ’nün cezaevlerinde isyan ve yaşanacak ölümler sonrası büyük şehirlerde yaşanacak kitlesel olaylar sonrası NATO’yı Türkiye’ye müdahale ettirme planı vardı. FETÖ imamı İsmail Kokuroğlu’nun arkasında olduğu kaos ve isyan planını yıllar sonra örgüt yönetimine muhalif eski Zaman muhabiri Ahmet Dönmez ortaya çıkarmıştı. Cezaevindeki FETÖcülerin lehine yazdığı yazılar Yeni Asya’da yayınlanan Mustafa Oral, örgüt kanalı Irmaktv’de de FETÖ lideri Gülen’i rol model olarak gördüğünü anlatmıştı.

Yorumlar (4)

Yorum Yaz
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.