İSRAİL’İN TÜRKİYE’DE PEŞİNDE OLDUĞU ÜÇ KAYIP KİTAP
Tarih boyunca bazı kitapların sadece bilgi değil, güç taşıdığına inanıldı. Özellikle Osmanlı’dan kalan bazı el yazmaları ve kayıp metinler; istihbarat servisleri, gizli cemiyetler ve uluslararası güç savaşlarıyla ilişkilendirildi. Türkiye’de yıllardır kulaktan kulağa yayılan bazı iddialara göre, İsrail istihbaratı ve bazı gizli araştırma ağları Anadolu’da saklı olduğu söylenen üç kadim kitabın peşinde…
Bu kitapların ortak özelliği ise; sıradan dini eserler olmaktan çok daha fazlası olduklarının düşünülmesi. Kimilerine göre bu metinlerde kayıp hazinelerin yerleri, enerji noktaları, Süleyman Mabedi sırları ve hatta “kadim teknolojiler” bulunuyor. Tarsus’ta ve Bolu’da aranan asıl sır da burada gizli...
İşte İsrail’in ve Siyonizm destekli bazı ezoterik örgütlerin peşinde olduğu o üç gizemli kitap…
1. “Hz. Süleyman’ın Mührü Defteri”
Topkapı Sarayı’nın Altındaki Kayıp Metin
İddialara göre Osmanlı döneminde Kudüs’ten gizlice İstanbul’a getirilen çok eski bir el yazması vardı. Bu metin halk arasında “Hz. Süleyman’ın Mührü Defteri” olarak anılıyordu. Bazı teorilere göre bu kitapta: Cinler ve görünmeyen varlıklarla iletişim ritüelleri, kayıp hazinelerin koordinatları, Kudüs’ün altında bulunduğu iddia edilen tünellerin haritaları ve İstanbul’daki Süleyman a.s ile ilgili önemli yerler...
Bazı söylentilere göre bu eser bir dönem Topkapı Sarayı içerisindeki gizli bir bölümde saklandı. Ancak Cumhuriyet’in ilk yıllarında ortadan kayboldu. Ezoterik çevreler, İsrail’in özellikle Osmanlı arşivlerinde bulunan Süleyman Mabedi bağlantılı belgeleri yıllardır araştırdığını söylüyor. Hatta bazı Tarihçiler ve araştırmacılar, İstanbul’daki eski sinagoglar ve yeraltı tünellerinin bu arayışla bağlantılı olduğunu öne sürüyor...
2. ‘’ 12 Kabala Büyü Kitabı’’
İsrail’in uzun zamandır peşinde olduğu ve İstanbul’da saklanan önemli bir tılsım kitabının peşinde olduğu söyleniyor. Bu kitap ile ilgili pek çok iz süren İsrail, kitabın içindeki bilgilere ve şifreye ulaşmak için Hahamlar 12’ler meclisinin dahi özel bir ekip kurduğu bilinmektedir.
Bazı iddialara göre eser, Osmanlı döneminde Anadolu’ya getirildi ve daha sonra gizli bir manastırda saklandı. Daha sonraları ise Kapadokya çevresindeki yeraltı şehirleri bu söylentilerle sık sık anıldı. Bazı çevreler, İsrail ve Batılı istihbarat servislerinin bu metni ele geçirmek için yıllardır Anadolu’daki eski dini yapıları takip ettiğini öne sürüyor. Hatta İstanbul’da Kiliseden dönme bir Camii’nin altında en son saklandığı da söylenmektedir. Bu kitabı arayanlar kadar, saklayan ‘’Muhafızlar’’ da çok önemlidir.
3. “Yıldız Haritası Kitabı”
‘’Göbeklitepe ile Kudüs Arasında Gizli Bağlantı’’
En ürkütücü söylentilerden biri ise “Yıldız Haritası Kitabı” adı verilen kayıp metin hakkında… İddiaya göre bu kitap: Gökyüzü hizalanmalarını, Anadolu ve İstanbul’daki enerji noktalarını ve de “kadim uygarlıkların dönüş tarihlerini” anlatıyordu...
Bazı araştırmacılar, kitabın bir dönem Göbeklitepe çevresinde faaliyet gösteren gizli bir tarikatın elinde olduğunu ileri sürüyor. Daha da ilginç olanı ise, kitabın Kudüs ile Anadolu arasında mistik bir “enerji hattı” tanımladığını iddia ediyor. Bu yüzden kitabın sadece dini değil, jeopolitik bir önem taşıdığı da söyleniyor.
Hatta bazı araştırmalarda ve kulağımıza gelen bilgiler de ise, son yıllarda artan arkeolojik kazıların gerçek amacının bu tür kayıp metinleri bulmak olduğu da öne sürülüyor.
Tüm Bu Hususlar Gerçek mi, Efsane mi?
Bu anlatıların büyük bölümü belki de ilk defa duyacağınız bilgileri ihtiva etmesi açısından önem teşkil etmektedir. Ben bu yazımda size buzdağının sadece ufak bir görünen kısmını yazdım. Emin olun ki daha da önemli bilgiler ve hususlar da mevcut lakin şimdilik bazı şeylerin tümden ortaya dökülmesi uygun olmaz.
Türkiye’nin; yeraltı şehirleri, kadim manastır ve kiliseleri ve binlerce yıllık uygarlık mirası bazı sırlara ev sahipliği yapması bu hususları önemli kılıyor. Belki de asıl gizem, kayıp kitapların gerçekten var olup olmadığı değil, insanlığın neden hâlâ “yasak bilgi” fikrine bu kadar ilgi duyduğunda saklı... Anlayanlar için önemli hususlar ihtiva eden bu bilgiler, anlamayana masal gelir vesselam!
Belki de bazı sırların açığa çıkacağı bu dönemde bazı şifrelerin de anlam bulması gerekiyor. Tıpkı ‘’Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur’’ sözü gibi