DOĞA OLAYI KAÇINILMAZDIR, AFET TERCİHTİR! Sarı Kod Düştü, Soru İşaretleri Kaldı — 8 İlin Ortak Hikâyesi
Bir mayıs günü, tekrar tekrar ülkenin sekiz ilinde caddeler göle döndü, dereler taştı, evler su altında kaldı, park halindeki TIR'lar heyelanla sürüklendi, çiftçinin emeği dolunun altında kaldı. Meteoroloji günler öncesinden uyardı; ancak yine aynı sahneleri izledik. Çünkü yaşadığımız her olayın altında, bir doğa olayının değil; on yıllardır biriken altyapı eksikliğinin ve plansız büyümenin imzası var.
Sandıklı — 30 Dakikada 200 Ev: Yağmurun Değil, Mazgalın Hikâyesi
30 dakika süren yağış 200 evi ve iş yerini bastıysa, sorun yağmurda değil; kanalizasyon ve yağmur suyu hattının kapasitesindedir. Yıllardır ayrı toplanması gereken yağmur suyu ile pis su aynı borudan akıyor; mazgallar bakımsız, dereler ıslah edilmemiş. İmar planları su toplama havzalarını dikkate almadan onaylandıkça, her sağanak bir 'felaket' olarak haberlere düşmeye devam edecek.
Bahçe — Tonlarca Çeliği Sürükleyen Toprak: Şev Etüdü Olmayan Otoyolun Bilançosu
Park halindeki ağır vasıtaların toprak kaymasıyla sürüklenmesi, otoyol şev güvenliğinin ve dinlenme alanı zemin etüdünün yapılmadığının göstergesidir. Şev koruma duvarları, drenaj kanalları ve istinat yapıları periyodik denetlenmediğinde, ilk şiddetli yağışta tonlarca toprak harekete geçer. Bu, 'beklenmedik' değil, planlanmamış sonuçtur.
Düziçi — Üzümlü Deresi Taştı: Aslında Taşmadı, Yatağına Geri Döndü
Dere yataklarına yapılaşmaya izin verildiği, taşkın koruma setleri inşa edilmediği ve menfezler yeterli kesitte boyutlandırılmadığı sürece her bahar aynı tablo tekrarlanır. Çöken istinat duvarları, projelendirme ve denetim eksikliğinin somut delilidir. Belediye ekiplerinin yağış sonrası 'su tahliyesi' çalışması yapması, sorunu çözmek değil, yangını söndürmektir.
Hatay — Depremden Sonra Sel: Deprem Bölgesinin İkinci Sınavı
Deprem bölgesinde altyapı zaten yaralı. Buna rağmen dere ıslahı, taşkın geciktirme havuzları ve yağmur suyu şebekesi yatırımları öncelik listesinin alt sıralarında. Kıyı ilçelerinin imar planları, iklim değişikliğinin getirdiği yeni yağış rejimine göre güncellenmedikçe; her sağanak konutu, iş yerini ve tarımı tehdit etmeye devam edecek.
İmamoğlu — Kediyi Vatandaş Kurtardı, Peki Altyapıyı Kim Kurtaracak?
Bir vatandaşın evindeki canlıyı boğulmaktan son anda kurtarması, bireysel bir kahramanlık hikâyesi değil; kamu altyapısının yetersizliğinin acı bir özetidir. Yerleşim alanlarının kot farkı analizi yapılmadan onaylanması, bodrum ve zemin katları her yağışta sular altında bırakıyor.
Nallıhan — 50 Tavuk, 1 Tarla, 0 Taşkın Koruma Yapısı
Domates, biber, kavun, karpuz... 50 tavuk ve civciv. Bir çiftçinin tüm yıllık geliri bir gecede yok oldu. Tarım havzalarında taşkın koruma yapılarının olmaması ve sigortalanmayan üretim, kırsalı her yıl biraz daha fakirleştiriyor. Çay yataklarının temizlenmesi ve sediment kontrolü, lüks değil zorunluluktur.
Keles — Metrekareye 18 Kilogram: Sağlıklı Bir Altyapıda 'Sıradan' Bir Yağmur
Metrekareye 18 kilogram yağış, sağlıklı bir altyapıda 'şiddetli yağış' bile değildir. Bu yağışın 'sel' üretmesi ve bir çatının çökmesi, kırsal yapı denetiminin fiilen yapılmadığını gösterir. Depo, ahır ve müştemilatlar ruhsatsız ve mühendislik hizmeti almadan yükseliyor; ilk yüklemede çöküyor.
İslahiye — 70 Yılın Rekoru: İklim Değişikliğinin Resmi İtirafı
Belediye başkanının ifadesiyle bölgede 70 yılın en yüksek yağışları yaşanıyor. Bu, iklimin değiştiğinin resmi itirafıdır. Buna rağmen Amanos eteklerindeki yerleşimlerin taşkın haritaları güncellenmedi, dere ıslahları tamamlanmadı, erken uyarı sistemleri köy ölçeğine indirilmedi. Ahırlarda mahsur kalan çobanlar bu nedenle 'şanslı' sayılıyor.
Ortak Tablo — Dokuz Olay, Dört Eksiklik, Tek Sonuç
Yukarıdaki dokuz olayın hiçbiri münferit değildir. Hepsinin altında aynı dört eksiklik yatar:
Dere yataklarına ve taşkın alanlarına yapılan kontrolsüz imar.
Yağmur suyu drenajının kanalizasyondan ayrılmamış, kapasitesi güncellenmemiş olması.
Şev güvenliği, istinat duvarı ve kırsal yapı denetiminin kâğıt üzerinde kalması.
İklim değişikliğine uyarlanmamış, eski yağış verilerine göre tasarlanmış altyapı.
Vatandaş Olarak — Sosyal Medyada Paylaşmak Değil, Mecliste Sormak Çözer
Sarı kodlu uyarıları ciddiye almak ilk adımdır; ancak yeterli değildir. Yaşadığımız mahallenin imar durumunu, dere mesafesini, yağmur suyu hattının varlığını sormak; belediye meclis toplantılarında altyapı bütçesini takip etmek; mağdur olduğumuzda zarar tespit tutanağı tutturmak ve hukuki yollara başvurmak hakkımızdır. Bir afet sonrası sosyal medyada paylaşılan görüntüler değil; bir sonraki seçimde sorulan hesap, kalıcı çözümü getirir.
Sonuç — Uyanma Vakti Bir Sonraki Sarı Kod Değil, Bugündür
Yağmur yağacak, dere taşacak, rüzgâr esecek. Doğa olayı kaçınılmazdır; afet ise tercihtir. Sandıklı'daki 200 ev, Bahçe'deki TIR'lar, Nallıhan'daki tarla, Keles'teki çatı bize aynı şeyi söylüyor: Planlamadığımız her metrekare, ödediğimiz her vergi kuruşunun karşılığını alamadığımız her denetim, bir sonraki yağışta faturayı bizden tahsil ediyor. Uyanma vakti, bir sonraki sarı kod değil; bugündür.