Ankara’nın Bitmeyen Sel Kabusu: Eski Yöntemlerle Yeni Sonuç Beklenemez

Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu

Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu

Ankara, her sağanak yağmurda aynı manzarayı yaşıyor. Araçlar sel sularında yüzüyor, evler, iş yerleri sular altında kalıyor. Belediye başkanları, parti fark etmeksizin, hep aynı şeyleri söylüyor, ama sonuç değişmiyor. Nedense eski yöntemlerle farklı sonuçlar bekliyoruz. Artık şu gerçeği anlamamız lazım: Ankara'nın sel sorunu, sadece yağmurun değil, yılların birikimi yanlış kentleşmenin, altyapı eksikliğinin ve yetersiz planlamanın sonucudur.

Neden Hep Aynı Sorunu Yaşıyoruz?

1.Altyapımız eskimiş ve kapasitesi yetersiz. Yağmur suyu kanalları, günümüzün yoğun yağışlarını taşıyamıyor. Doğal derelerin üzerine beton dökerek kapattık. Yağmur sularının gidecek yolu yok!

2.Plansız ve denetimsiz yapılaşma. İmar affı gibi uygulamalar, şehirde sel riskini artıran kaçak ve uygunsuz yapıların çoğalmasına neden oldu. Teknik standartlarımız kağıt üzerinde iyi olsa da, denetim olmadığı için işe yaramıyor.

3.Doğadan uzaklaşmamız. Ankara’yı beton ve asfaltla kapladık; yeşil alanlarımız azalıyor. Bu durum, yağmur suyunun toprağa emilmesini önlüyor ve sellerin etkisini büyütüyor.

4.Son olarak, halkın afetlere karşı yeterince hazırlıklı olmaması. Sel anında nereye gideceğini, ne yapacağını bilen insan sayımız yok kadar az. Milli Eğitim Bakanlığının müfretatında bu konu yer almıyor.

Ankara’da Ne Yapılmalı?

Kısa, orta ve uzun vadede uygulamamız gereken adımlar şöyle:

Kısa Vadede (0-1 Yıl): Acil Tedbirler

Yeni Yapılaşma ve İmar Affının Durdurulması:

- Dere yatakları, taşkın alanlar ve riskli bölgelerde (örn. Batıkent, Yenimahalle, Keçiören’de dere çevreleri) yeni ruhsat ve imar izinleri derhal durdurulmalı.

- İmar affı kapsamındaki sorunlu yapılar tespit edilip, acil dönüşüm planlarına öncelik verilmeli.

- Dere kenarı ve sel riski yüksek mahallelerde yapılaşma moratoryumu uygulanmalı.

Erken Uyarı ve Tahliye Sistemleri:

- AFAD ve belediyeler, mahalle bazında detaylı sel tahliye planlarını acilen hazırlamalı.

- Çankaya/Dikmen Vadisi, Mamak/Misket Mahallesi gibi bölgelerde sirenli uyarı sistemleri, SMS ve mobil uygulama entegrasyonu sağlanmalı.

- En az yılda iki kez uygulamalı sel tatbikatları yapılmalı, vatandaşlara acil durumda yapacakları eğitimlerle aktarılarak toplumsal farkındalık artırılmalı.

Orta Vadede (1-3 Yıl): Kalıcı Altyapı Çözümleri

Modern Drenaj ve Altyapı Yatırımları:

- ASKİ, başta İskitler, Cebeci, Ulus olmak üzere kentin eski bölgelerinde rögar ve menfez envanteri çıkarıp kapasite artışı ve tıkanıklık önlemlerini hızlandırmalı.

- Yeni yapılan bütün yol-kaldırımlar geçirgen ızgara ve drenaj sistemiyle projelendirilmeli.

- Tespit edilen sorunlu rögarlar periyodik olarak temizlenmeli ve bakım ekibi sayısı artırılmalı.

Sel Bariyerleri ve Yağmur Suyu Havzaları:

- Ankara Çayı, Çubuk Çayı hattı gibi taşkınlara gebe noktalara mobil veya kalıcı sel bariyerleri kurulmalı.

- Eymir ve Mogan gölleri çevresi başta olmak üzere yüksek kotlarda yağmur sularını toplayan küçük göletler ve havzalar inşa edilerek hızlı akışın önüne geçilmeli—bu toplanan su kurak dönemlerde değerlendirilmeli.

"Sünger Şehir" Yaklaşımının Yaygınlaştırılması:

- Yeni imar planlarında, özellikle AVM ve büyük site otoparklarında geçirgen zemin kaplaması zorunlu tutulmalı.

- Büyük kamu yapıları ile yeni konut projelerine yeşil çatılar, yağmur bahçeleri ve yağmur suyu toplama sistemleri entegre edilmeli.

- Beton/asfalt oranı azaltılarak doğal suyun toprağa süzülmesi teşvik edilmeli.

Uzun Vadede (3-5 Yıl ve Sonrası): Sürdürülebilir Politikalar

Dere Yataklarının Korunması ve Doğal Haline Döndürülmesi:

- Hatip Çayı, İncesu Deresi ve Ova Çayı gibi dere yatakları üzerindeki kaçak yapılar kaldırılmalı, bu alanlar ekolojik su koridorları olarak rehabilite edilip halka açık yeşil alanlara dönüştürülmeli.

- Su akışının doğal sürecine engel olan tüm müdahaleler önlenmeli.

Büyük Ölçekli Depolama ve Master Planlar:

- Kentin merkezi ve taşkın riski yüksek bölgelere Tokyo’daki gibi yeraltı yağmur suyu depolama tünelleri, devasa boru hatları inşa edilmeli.

- Bu sistemler, ani taşkınları önlerken, depolanan suyu sulama veya sanayide kullanıma sunabilir.

Risk Bazlı Sigorta ve Hızlı Destek Mekanizması:

- DASK sistemine sel riskini de zorunlu olarak dahil edecek şekilde revizyon yapılmalı.

- Belediyeler ile bakanlıklar, e-devlet tabanlı hasar tespiti ve hızlı tazminat ödeme modüllerini devreye almalı.

Sürekli İş Birliği ve Bilimsel Takip:

- Ankara genelinde belediyeler, üniversiteler, STK’lar ve özel sektörün katıldığı düzenli platformlar kurulmalı.

- Japonyai Hollanda ve Almanya başta olmak üzere, uluslararası en iyi uygulamalar düzenli izlenmeli ve Ankara’nın özelliklerine uygun biçimde adapte edilmeli.

Ankara’nın her yağışta bir felaket yaşamaması için, siyasi kaygıları bir kenara bırakıp, bilimsel yöntemleri, modern kentsel planlama ve ortak aklı öne çıkarmak zorunludur. Eski alışkanlıklarla yeni çözümler beklemek, yalnızca risk ve kaybı artıracaktır. Soran olmadı ama arz ederim…