Terörsüz Türkiye’de NATO'nun savunma kararı ne anlama geliyor?

İhracat kilogram fiyatı 50 bin dolar olan silah sistemleri Türkiye’nin zenginleşmesine yardım edecek.

Terörsüz Türkiye’de NATO'nun savunma kararı ne anlama geliyor?

EKONOMİ KULİSİ/ İBRAHİM AÇAR

Türkiye, 41 yıllık terör belasını, düşmanlarını diz çöktürerek def etti. Bugüne kadar, binlerce şehit ve sivil kayıba mal olan terör, aynı zamanda 2 trilyon dolarlık bir kaynağın da buhar olmasına neden oldu. Şimdi artık yeni bir dönem başlıyor. Türkiye, terörü önlemek için TUSAŞ ve Baykar’ın ürettiği SİHA ve İHA’ları Türk ordusunun envanterine katarak hem taktik üstünlük sağladı hem de büyük bir bilgi birikimi elde etti.

Kahraman Türk askeri, yeni teknoloji platformları, üstün seviyede kullanarak, teröristlere dağları dar etti. Bu da herkesin faydasına olan terörsüz Türkiye halinin tesis edilmesini sağladı. Artık sırtımızdaki kamburlardan kurtulduğumuza göre barış döneminde daha fazla savunma sanayisi hamleleri yapmak zamanı geldi. Bu aşamada NATO’nun aldığı savunma sanayisi yatırımlarının artırılması kararı Türkiye için çok çok önemli fırsatlar oluşturdu.

NATO liderleri, 2035 yılına kadar savunma harcamalarını ülkelerinin toplam ekonomik üretiminin yüzde 5'ine çıkarma konusunda anlaştı.

25 Haziran'da sona eren NATO Zirvesi'nin sonuç bildirisinde yer alan taahhüt kapsamında, üye devletler gelecek on yılda gayrisafi yurtiçi hasılanın (GSYH) en az yüzde 3,5'ini temel savunma harcamalarına ayıracak.

Ülkeler altyapı gibi dolaylı savunma harcamalarını ise en fazla yüzde 1,5'e yükseltecekler.
Sadece Almanya, yıllarca yasa olarak koyduğu tasarruf kararını değiştirerek 800 milyar Euro’luk savunma sanayisi yatırımı yapma kararı aldı.Ülkelerin milyarlarca dolarlık ek harcama

yapmasını öngören bu değişimle ilgili İspanya, Belçika ve Slovakya gibi ülkeler, hedefe ulaşmanın kolay olmayacağını söyleyerek endişelerini dile getirdi.

Türkiye ise kararı destekleyici açıklamalarda bulundu.

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, savunma harcamalarının artmaya devam edeceğini ve öncelikli olarak Çelik Kubbe hava savunma sistemine yatırım yapılmasının planlandığını açıkladı.

Bunun dışında hipersonik, balistik ve seyir füze sistemleri, uçak, gemi, tank, insansız kara, deniz ve hava sistemleri, yeni nesil uçak gemisi ve firkateynlere yatırım yapılacağını belirtti.

NATO verilerine göre Türkiye'nin savunma harcamaları 2023'te tahmini 16,6 milyar dolarken bir yılda yaklaşık yüzde 37 oranında artarak 2024'te 22,7 milyar dolara çıktı.

Bu da 2024 GSYH'sının yaklaşık 2,1'ine denk geliyor.

NATO verilerine göre, Türkiye'nin 2024 GSYH üzerinden yüzde 3,5 hedefine ulaşması için, yaklaşık 15 milyar dolarlık ek harcama yapması gerekiyor.

Türkiye’nin 1960- 2018 yılları arasında Türkiye'nin askeri harcamaları GSYH'ının ortalama yüzde 3,3'üydü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da NATO Zirvesi dönüşü uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada, toplantının Avrupa Atlantik güvenliğinin krizler, çatışmalar ve savaşlarla sınandığı bir dönemde gerçekleştirdiklerini vurgulamıştı.

Türkiye'nin "yüzde 5'i yakalamaya en yakın" ülkelerden biri olduğunu söyledi. Batı’da Ukrayna nedeniyle, top mermisi, füze ve mühimmat sıkıntısı başladı. Türkiye ise son yıllarda yaptığı yatırımlarla bu alanda kendi kendine yeten ülkeler arasına girdi. Çelik kubbeyi oluşturan Siper, Hisar ve Korkut platformları şimdiden dost ülkelerin dikkatini çekti. Bir dönem hava savunma sistemi Patriot’ları Türkiye’ye vermeyen hatta kriz anında geri çeken ülkeler şimdi Türkiye’nin ürettiği bu savunma sistemlerini almak için ziyaretler yapıyor. Hürjet’te olduğu gibi ortak üretim projeleri yapılıyor. İspanya, Hürjet’i tercih etti ve birlikte üretim için teklifte bulundu. Milli muharip uçak KAAN, daha bitmeden ilk ihracatını gerçekleştirdi. Bütün bu gelişmeler terörü yenen ve yeni bir kardeşlik ortamı yakalayan Türkiye için hem güvenlik hem de ekonomik açıdan büyük fırsatlar hazırlıyor. İhracat kilogram miktarı 50 bin dolarları bulan silah sistemleri artık Türkiye’nin ekonomik refahına hizmet etmeye yarayacak gibi görünüyor.