Naci Görür'den Malatya'daki 5.6 büyüklüğündeki deprem sonrası kritik uyarı: Bugün olmazsa yarın olur!

Malatya'da meydana gelen 5.6 büyüklüğündeki deprem yürekleri ağızlara getirdi. Bölgede ciddi sarsıntılar hissedilirken gözler uzmanların açıklamalarına çevrildi. Peki, Türkiye'de hangi bölgelerde deprem bekleniyor? Malatya depremi sonrası bir deprem daha bekleniyor mu? Konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Naci Görür, 'Bugün olmazsa yarın olur' diyerek milyonlarca kişiyi uyardı. İşte Naci Görür'ün dikkat çeken açıklamaları...

Naci Görür'den Malatya'daki 5.6 büyüklüğündeki deprem sonrası kritik uyarı: Bugün olmazsa yarın olur!

Malatya'da meydana gelen 5.6 büyüklüğündeki deprem Kahramanmaraş, Diyarbakır ve çevre illerde hissedildi. Yaşanan deprem yürekleri ağızlara getirirken vatandaşlar 'Malatya'da bir deprem daha meydana gelecek mi? Türkiye'nin hangi bölgelerinde deprem bekleniyor?' sorularını araştırmaya başladı. Açıklamalarıyla sık sık gündeme gelen Deprem Bilimci Prof. Dr. Naci Görür'den korkutan bir uyarı geldi.

'SÜRPRİZ BİR DEPREM DEĞİLDİ'

Türkiye Gazetesi'ne konuşan Naci Görür, Malatya'da yaşanan 5.6 büyüklüğündeki depremin Doğu Anadolu Fay Hattı üzerinde meydana geldiğini ifade eden Görür, sarsıntının fayın kırılmayan bölümünde oluştuğunu ifade etti. Naci Görür, sarsıntının sürpriz olmayan, beklenen bir deprem olduğunu dile getirdi.

'DEPREM BUGÜN OLMAZSA YARIN OLUR'

Son depremin bölgedeki sismik hareketlilik açısından önemine ilişkin konuşan Görür, "Malatya bir deprem zonu üzerinde olan bir kent. Bunun batısında Malatya Fayı var. Kuzey doğusuna doğru Ovacık Fayı var. Güneyinde Doğu Anadolu Fayı var. Kuzey doğusunda Yedisu Fayı var. Bu Kuzey Anadolu fayının devamı olan hat. Yani Malatya'nın kendisi faylarla çevrelenmiş bir dikdörtgenin içerisinde. Şimdi dolayısıyla Malatya'da fay ve faylar mevcut. Deprem oluşumu da 14 milyon sene önceden mekanizma başlamış. çeşitli zamanlarda deprem üretiyor. Bu depremin belli bir periyodu var. Şimdi kimi faylarda bu periyot binlerce seneyi bulabilir. Kimi yerde yüzlerce seneyi bulabilir. Kalkıp da Malatya'da yani fayı tartışmanın, depremi tartışmanın nerede nasıl olacak diye söylemenin bir anlamı yok. Siz eğer bir deprem bölgesindeyseniz deprem eninde sonunda olur. Bugün olur. Bugün olmazsa yarın olur. Yarın olmazsa öbür gün olur. Daha öbür gün olur. Bugün bize bir şey olmazsa afete maruz kalmazsak çocuğumuz maruz kalır. Çocuğumuz kalmazsa torunumuz kalır. Torunumuz olmazsa nesillerimiz bu yolla heder olur. Yani depremden kaçış yolu yoktur." ifadelerini kullandı.

NACİ GÖRÜR ÜSTÜNE BASA BASA UYARDI: 'DEPREME HAZIRLIKLI OLMALIYIZ'

Malatya'nın deprem bölgesi olmasından dolayı depremlerden kaçışın imkansız olduğunu, bu sorunun sadece depreme dirençli şehirler inşa edilecek aşılabileceğini hatırlatan Naci Görür "Bu ancak bilim adamlarının işidir. Onlar çalışsınlar. bilim platformunda tartışsınlar, konuşsunlar, bize bilgi versinler. Mesele yok. Ama halk olarak bizim soracağımız şu; Ben deprem dirençli Malatya'yı nasıl yaşatırım? Depremden minimum zararla çoluğumu, çocuğumu nasıl kurtarırım? Göçük altında nasıl kalmam? Bizim için önemli olan bu. Şimdi Malatya'yı biz deprem dirençli hale getirmedikçe Malatya'da deprem olur. Eninde sonunda bu problemle karşılaşırız" diyerek, bölgedeki depreme hazırlık çalışmalarına önem verilmesi gerektiğini söyledi.

KIRILMAMIŞ FAY HATTI ŞİDDETLİ DEPREMİ TETİKLEYEBİLİR Mİ?

Depremin gün ve saatini tahmin etmenin imkansız olduğunu vurgulayan Naci Görür, depreme ilişkin tarih veren uzman isimleri "Bir bilim adamı bilir ki deprem hakkında, şiddeti hakkında, büyüklüğü hakkında, yeri hakkında, zamanı hakkında bir şey söylenemez" sözleri ile eleştirdi.

DAF'ta ve diğer deprem bölgelerinde sarsıcı bir depremin her an olabileceğini, çözüm yolunun ise depreme hazırlıklı olmaktan geçtiğinin altını çizen Naci Görür, "Benim sözüm ettiğim büyük depremler. Küçüğü de olur, ortası da olur, büyüğü de olur. Ne zaman neyin olacağını o fayın kırılmasına bağlı, fayın uzunluğuna bağlı, derinliğine bağlı vesaire. Bunları bilmenin, söylemenin bir anlamı da yok. Bunları ben bilerek söyleyemem zaten. Gerçek bilim adamları bunları zaten konuşmaya gerek duymaz. Bunlar ancak bilim platformunda tartışılır, konuşulur, yayınlanır, atıf alınır" şeklinde konuştu.