Mercimekçi Oytun Erbaş'ın gafları! Ne dediyse tersi çıktı yine de yılmadı!
Pandemiden genetiğe, kadın-erkek ilişkilerinden ekonomiye kadar her konuda iddialı açıklamalar yapan Prof. Dr. Oytun Erbaş, “Türkiye’de AIDS patlaması olacak”, “Koronavirüs baharda biter”, “Aşı 5 yılda çıkar”, “Kadınlar erkeklerin DNA’sını taşır” gibi sözleriyle sık sık gündem oldu. Ancak bu açıklamaların büyük bölümü zamanla bilimsel verilerle çürütüldü. Bilim insanları tepki gösterirken, Erbaş yanlışlanan öngörülerine rağmen ekranlarda bilim adına konuşmayı sürdürdü.
Pandemiden kadın-erkek ilişkilerine, ekonomiden genetiğe kadar her konuda “iddialı” açıklamalarıyla tanınan Prof. Dr. Oytun Erbaş, bilim dünyasında tartışmaların, sosyal medyada ise alay konusu olmanın değişmez isimlerinden biri olmaya devam ediyor. Söylediklerinin büyük bölümü zamanla çürütülse de Erbaş, bilim adına konuşmaktan hiç vazgeçmedi.
“TÜRKİYE’DE AIDS PATLAMASI OLACAK” DEMİŞTİ… O PATLAMA HİÇ GELMEDİ
Erbaş’ın en çok hatırlanan çıkışlarından biri, “Türkiye’de AIDS patlaması olacak” sözleri oldu. Büyük bir halk sağlığı krizi beklentisi yaratan bu açıklamanın ardından yıllar geçti, ancak öngörülen “patlama” yaşanmadı. Uzmanlar bu tür ifadelerin bilimsel verilerle desteklenmediğini vurgularken, Erbaş bu iddiasını da sessizce rafa kaldırdı.
PANDEMİ KEHANETLERİ: NE TUTTU NE DURDU
Koronavirüs sürecinde Erbaş adeta bir “yanlış tahmin makinesi” gibi çalıştı.
“Virüs baharda biter”, “En fazla 60 bin kişi ölür”, “Finlandiya ve Türkiye’de tutmaz”, “Tuzlu suyla gargara yapın” gibi açıklamaları, salgının gerçek seyriyle çarpıcı biçimde ters düştü.
Aşı için “en erken 5 yıl” diyen Erbaş’ın bu öngörüsü de, bir yıldan kısa sürede geliştirilen aşılarla tarihe karıştı. Bilim insanları bu açıklamalara sert tepki gösterirken, Erbaş yine de ekranlardan inmeyi tercih etmedi.
SPERM, Y KROMOZOMU VE BİLİM KURGUYA GÖZ KIRPAN İDDİALAR
Erbaş’ın en çok tepki çeken açıklamaları ise kadın bedeni üzerine oldu.
Kadınların birlikte oldukları erkeklerin spermlerinden DNA taşıdığını, Y kromozomunun beyne ve kalbe gidebildiğini, hatta üçüncü erkekten olan çocuğun birinci erkeğin genlerini taşıyabileceğini iddia etti.
“Bu insanda kanıtlanmadı ama sineklerde var” diyerek kurduğu cümleler, bilim çevrelerinde “bilim kurguya yakın” olarak nitelendirildi. Genetik uzmanları bu iddiaların insan biyolojisiyle bağdaşmadığını açıkça ifade etti.
“ERKEK POLİGAMİKTİR, KADIN EVE SAHİP ÇIKMALIDIR”
Kadın-erkek ilişkileri konusundaki açıklamaları da en az tıbbi iddiaları kadar tartışma yarattı.
“Aldatmayan erkek olmaz”, “Kadınlar erkekleri boş tutmamalı”, “Akşam 7’de eve çağırmalı” sözleri sosyal medyada büyük tepki topladı. Uzmanlar bu söylemlerin hem bilimsel temelden yoksun hem de toplumsal cinsiyet açısından sorunlu olduğunu dile getirdi.
“KİTAP OKUMADIM” İTİRAFI VE GİYİM ÜZERİNDEN YENİ TARTIŞMA
Erbaş’ın “Hayatım boyunca hiç kitap okumadım” itirafı, eleştirilerin dozunu artırdı. Ardından kadınların giyimi üzerinden yaptığı “Askılı, crop giyen kadına gerek yok”, “Çok gösteriş ezikliktir” açıklamalarıyla yeni bir tartışma dalgası başlattı. Bilimsel unvanla yapılan bu yorumlar, kamuoyunda “bilim insanı mı, yorumcu mu?” sorusunu yeniden gündeme getirdi.
“FAKİR HAYAT EN SAĞLIKLI HAYATTIR”
Ekonomi konusunda da iddialı konuşan Erbaş, “Asgari ücret 50 bin olsa da insanlar harcar”, “Et yoksa mercimek yiyin, aynı şey” diyerek yine tepkilerin odağı oldu. Beslenme uzmanları bu tür genellemelerin hem bilimsel hem de sosyoekonomik gerçeklikten uzak olduğunu belirtti.
ELEŞTİRİLER ARTIYOR, O KONUŞMAYA DEVAM EDİYOR
Bilim insanları Erbaş’ın açıklamalarının bilimsel yöntemle değil, kişisel yorumlarla şekillendiğini vurgularken; Erbaş ise eleştirilerin “elitist kıskançlık” olduğunu savunuyor. Yanıldığı defalarca ortaya çıksa da, ekranlarda “bilim adına” konuşmayı sürdürüyor.