İzoder Türkiye’de ilk kez 'Ses Yalıtım Zirvesi' düzenliyor

Günümüz kent yaşamında hemen herkesin olumsuz etkilendiği gürültü kirliliği konusu, Türkiye’de ilk kez düzenlenecek ‘Ses Yalıtım Zirvesi’nde uzman isimler tarafından tüm detaylarıyla konuşulacak.

SuperHaber Mobil
HABERİN DOĞRUSU CEBİNİZDE!

Son dakika gelişmelerini, özel haberleri anlık bildirimle ilk siz öğrenin.

SuperHaber Mobil Uygulaması
İzoder Türkiye’de ilk kez 'Ses Yalıtım Zirvesi' düzenliyor

Yalıtım sektörünün çatı kuruluşu İZODER (Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği), ‘Ses Yalıtımı Zirvesi’ ile kontrolsüz ses ve gürültünün, hayatımızdaki olumsuz ve kalıcı fizyolojik, psikolojik etkilerinin fark edilmesini sağlamak, çözüm yollarını işaret etmek ve toplumu bilinçlendirmeyi hedefliyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın desteği ile ‘Sağlıklı ve Konforlu Bir Yaşam İçin Ses Yalıtımı’ sloganıyla gerçekleştirilecek zirvede; ‘Gürültünün İnsan Yaşamına Etkileri’, ‘Avrupa’da Gürültü Çözümü İçin Ses Yalıtımı-Almanya Örneği’, ‘Avrupa’da Ses Yalıtımı Yönetmelikleri ve Politikaları’, ‘Ses Yalıtımında Türkiye’de Mevcut Yasal Durum’, ‘Ses Yalıtımında Ülkemizde Mevcut Yasal Durum ve Çözüm Önerileri’ başlıklı konular, alanında uzman isimlerin konuşmacı olarak katılımıyla masaya yatırılacak. Zirvede ayrıca, toplantı salonuna kurulacak ‘Sessizlik Tüneli’nden geçecek tüm katılımcılar, gürültülü ortam ile gürültüden tamamen yalıtılmış ortam arasındaki farkı deneyimleyecek.

Gürültü kirliliği hem kendimiz hem çocuklarımızın sağlığını tehdit ediyor

Ses Yalıtım Zirvesi’ne katılacak konuşmacılardan KBB Uzmanı Dr. Hakan Yenice, Klinik Psikolog İrem Erdem Atak ve Gelişim Psikolojisi Uzmanı Ayşegül Cebenoyan, günümüz kent yaşamında maruz kaldığımız gürültü kirliliğinin hem kendimiz hem de çocuklarımızın sağlığını tehdit ettiğini savunuyor.

151120161914340723236_3.jpg

Konuşmaları 1,5 metreden duyamıyorsak sorunlar başlıyor

“Kabul edilebilir gürültü düzeyi, kişinin sessiz bir ortamda 1,5 metreden günlük konuşmaları anlamakta güçlük çekmeye başladığı sınırdır” diyen KBB Uzmanı Dr. Hakan Yenice, gürültünün hangi fizyolojik hastalıklara davetiye çıkardığını şöyle sıralıyor: “Gürültü işitme duyusu ve yollarında zararlara yol açar. Gürültünün kişilerde huzursuzluk, uykusuzluk, sinirlilik konsantrasyon bozukluğu gibi etkileri vardır. Çalışma etkinliğini azaltır, düşünmeyi engelleyebilir. Bellekle ilgili çalışmalar, sözcük öğrenme amacıyla yapılan çalışmalar gürültüden etkilenmektedir. Öğrenme yaşantılarının olumsuz etkilenmesi özellikle okullarda belirgindir. Gürültülü bölgelere yakın okullarda öğrenme etkinliğini azaltıcı etki yapar. Karakter değişikliklerine neden olabilir. Eğilimi olanlarda sorunların ve bunaltıların ağırlaşmasına yol açar. Çabuk sinirlenme ve kızgınlığa yol açar. Vücut kortizol, adrenalin gibi hormon düzeylerini etkilemek suretiyle çarpıntı (taşikardi), yüksek tansiyon gibi kalp ve tansiyon hastalıklarına sebep olduğu biliniyor. Aralıklı ve ani gürültü, kişide ani adrenalin deşarjı yaratarak dikkat azalması, uyku düzeninde bozulmalara neden olabiliyor.”

Çocuklarımızı gürültü kirliliğinden korumalıyız

Gürültünün çocuklarımızı hem fizyolojik, hem bilişsel, hem de duygusal açıdan olumsuz etkilediğini vurgulayan Gelişim Psikolojisi Uzmanı Ayşegül Cebenoyan, görüşlerini şöyle ifade ediyor: “Gürültünün en çok araştırılan olumsuz etkisi bilişsel beceriler üzerindeki etkisi olmuştur. Gürültünün çocukların konuşma ve okuma yazma becerilerinde, dikkatlerini toplama ve bellek kapasitelerinde ciddi olumsuz etkileri olduğunu gösteren çok sayıda araştırma var. Gürültünün duygusal açıdan etkilerini inceleyen araştırmalarda, çocuklarda öfke kontrolünü ve motivasyonu olumsuz etkilediği gösterilmiş. Örneğin gürültülü bölgelerde ders veren öğretmenler, bu öğrencileri motive etmekte zorlandıklarını, bu çocukların hayal kırıklıklarıyla başa çıkma becerilerinin diğer çocuklardan daha düşük olduğunu, çok çabuk öfkelendiklerini belirtiyor. Ayrıca gürültülü ortamlarda uzun süre bulunmanın çocuklarda öğrenilmiş çaresizlik duygusu gelişmesine yol açtığını gösteren araştırmalar da var.”

Gürültü, psikolojimizi ve gündelik performansımızı çok olumsuz etkiliyor

Gürültünün, istisnasız herkesi etkileyen bir sorun olduğunun altını çizen Psikolog İrem Erdem Atak, “Gürültünün en belirgin etkileri, rahatsızlık, sıkıntı ve gerilim duygusudur. Gürültüden kaynaklanan sinir bozukluğu, korku, tedirginlik, yorgunluk ve zihinsel etkilerde yavaşlama önemli belirtiler olarak fark edilmektedir. Ani olarak yükselen gürültü düzeyi insanlarda korku da oluşturabiliyor. Üstelik gürültü uyku kalitesini de bozabiliyor. Uykuya dalmadaki güçlük, uyku sırasında uyanma, çok erken kalkma ve genel olarak uykusuzluk hissetme, sayılabilecek önemli etkilerdendir. Ayrıca gürültü, gündelik performansı etkileyen bir durumdur. Genel anlamda iletişim güçlüğü oluşabilir. Gürültü, okuma ve öğrenme durumundaki performansı da bozabilir. Dikkat gerektiren, hafızayı zorlayan, özellikle dil ve dili dinleme-konuşmaya dayalı etkinlikler ve öğrenimler olumsuz etkilenir. Kelime hafızasını bozucu bir rol oynayan gürültü; düşünsel aktivitelerin işlerliğinde zorluk oluşturur. Öte yanda problem çözme becerilerini de olumsuz etkiler. Gürültünün iş verimini azaltması da söz konusudur. İş verimliliği ve üretkenlik ile ilgili etkileri konusunda yapılan çalışmalar, karmaşık işlerin yapıldığı ortamın sessiz, basit işlerin yapıldığı ortamların ise biraz gürültülü olması gerektiğini göstermiştir. Çalışma hayatında olması gerekenden fazla bir gürültü olduğu durumlarda, işin zamanında yapılması, işin doğru olarak yapılması zorlaşmakta; iş kazaları meydana gelebilmektedir” diyor.

Gürültü şikayetleri için Çevre ve Şehircilik hattı Alo 181

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çağrı Merkezi Alo 181’e, 2013 yılından bu yana toplam 32 bin 489 gürültü şikayeti ulaştırıldığı açıklandı. Gürültü konusunda çağrı merkezine en fazla başvurunun İstanbul’dan yapıldığı, ardından İzmir, Muğla Ankara, Bursa, Mersin ve Kocaeli’nin geldiği belirtildi. Alo 181’e yapılan şikayetlerin konusu ağırlıklı olarak, eğlence mekanlarındaki yüksek müzik, motorlu taşıtlar, demiryolu trafiği, sokak düğünü, inşaatta makineleri, ramazan davulu ve komşu gürültüsü şeklinde sıralanıyor. Alo 181’e ayrıca, komşusunun saatinin alarm sesinden şikayetçi olandan, havaalanı yakınındaki evinde geceleri uyuyamadığı için uçakların hareket saatlerinin değiştirilmesini isteyen yaşlı teyzeye, sokak düğünlerinden bunalıp şikayetçi olandan, evinin yakınındaki okulun zilinden rahatsız olan mahalle sakinine kadar ilginç çağrıların yapıldığı bildiriliyor.