Fatih'in kemikleri sızlayacak! Ayasofya'daki büyük ayıbı Murat Bardakçı gündeme taşıdı

Yaklaşık 80 yıldır "ibadete açılsın mı açılmasın mı?" tartışmasının sürdüğü Ayasofya'nın imarethanesi, halı müzesine çevrildi. Yapılan bu uygulamaya "Mâbedi 1934’te müze haline getirmekle, imarethanesini halı müzesine çevirmek arasında zihniyet bakımından hiçbir fark yok" eleştirisi geldi.

SuperHaber Mobil
HABERİN DOĞRUSU CEBİNİZDE!

Son dakika gelişmelerini, özel haberleri anlık bildirimle ilk siz öğrenin.

SuperHaber Mobil Uygulaması
Fatih'in kemikleri sızlayacak! Ayasofya'daki büyük ayıbı Murat Bardakçı gündeme taşıdı

Ayasofya'nın yeniden camiye dönüştürülmesine yönelik talepler her geçen gün daha yüksek perdeden seslendirilirken Murat Bardakçı tartışma yaratan yeni bir uygulamayı gündeme getirdi.

HaberTürk Gazetesi'nden Murat Bardakçı bugünkü köşe yazısında hem bu tartışmaya hem de yapılan bir ayıba dikkat çekti.

Ayasofya'da halı sergisi açılmasını ve eski halıların sergilemek için "en münasip yer" olarak Ayasofya’nın imarethanesinde karar kılınmasını eleştiren Bardakçı, "Ayasofya’da ibadete son verip mâbedi 1934’te müze haline getirmek ile imarethanesini halı müzesine çevirmek arasında zihniyet bakımından hiçbir fark yoktur." ifadelerin kullandı.

Bardakçı, "Ayasofya meselesi, önceki hafta Kadir Gecesi’nde seksen küsur sene aradan sonra içeride ilk defa ezan okunması üzerine tekrar gündeme geldi. “Yeniden cami olsun” yahut “Müzedir, müze olarak kalsın” tartışmaları ile “Hem cami, hem de kilise olsun; hattâ müze olarak kullanılmasına da devam edilsin” gibisinden güya entellektüel ama uçuk mu uçuk fikirler birbirine karıştı.

Şahsî kanaatimi söyleyeyim: Ben, Ayasofya’nın ibadete yeniden açılmasını, yani tekrar cami olmasını isteyenlerin tarafındayım! 916 sene kilise, 481 yıl boyunca da cami olarak kullanılan mâbed 1934’te zamanın şartları, düşünceleri, ideolojisi ve belki de milletlerarası konjonktürün gereği camiliğine son verilip müze hâline getirilmiştir ama bu kararın üzerinden seksen küsur sene geçmiş ve o devrin şartları artık değişmiştir. Camiye çevrilmesi sadece dışarıda değil, içeride de bir kesimin hayli tepkisini çeker ama zamanla alışılır ve yapılması gereken de budur!" görüşünü okurlarıyla paylaştı.

Ayasofya'nın müze olmaktan çıkarılıp tekrar ibadete açılması, cami olmasını savunanların büyük bir ayıba imza attığını belirten Bardakçı, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün 2013 yılı Kasım ayında akla ziyan bir iş yaptığını ve Ayasofya İmareti’nin halı müzesi haline getirildiğini hatırlatıyor.

Eski halıların sergilemek için "en münasip yer" olarak Ayasofya’nın imarethanesinde karar kılınmasını eleştiren Bardakçı, "Ayasofya’da ibadete son verip mâbedi 1934’te müze haline getirmek ile imarethanesini halı müzesine çevirmek arasında zihniyet bakımından hiçbir fark yoktur. Meselenin bir başka tuhaf tarafı ise, imareti halılarla dolduranların ve bu kararı tasdik edenlerin arasında Ayasofya’nın yeniden cami olmasını sağlayabilmek maksadıyla senelerce konuşmuş, dil dökmüş ve hattâ mücadele etmiş kişilerin de bulunmasıdır!" diye de ekliyor.

İmarethanenin asıl amacına uygun kullanılması gerektiğinin altını çizen Bardakçı, bu yapılamıyorsa da şimdilik Fatih’in imarethanesinin halı deposu olmaktan kurtarılması bile şimdilik kafi olacağını yazdı.