Erdoğan bilinmeyenleri anlattı: O köylü AK Parti'de çalışmış!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 3. Sudan Sorumlu Bakanlar Toplantısı açılış törenine katıldı. Erdoğan, Diyarbakır Dürümlü'de PKK'nın 15 ton patlayıcıyı infilak ettirerek 16 vatandaşımızı öldürdüğü olayı anlatarak, terör örgütüne silah desteği veren ülkelerin kim olduğunu bildiklerini, aynı silahların bir gün o ülkeleri de vurabileceğini söyledi.
Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları:
-2012 yılında yine İstanbul'da gerçekleştirdiğimiz bakanlar konferansında onaylanan su vergisini hayata geçirmeliyiz. Oturup, konuşup, dağılacaksak, bunu hayata geçirmeyeceksek bu toplantıların bereketi kaybolur. Netice almamız lazım. Bu toplantıda alınan kararlarla kurulması beklenen su konseyiyle refah ve işbirliğinin artmasını temenni ediyorum.
- Suriye'de 6 yıldır devam etmekte olan iç savaş milyonlarca Suriyeliyi evlerinden etti. Suriyeli kardeşlerimiz ulaşabildikleri her yere sığınmaya çalıştılar. Sığınan Suriyeli sayısı 5 milyonu geçti. Biz bunların 2 milyon 7 binine, Irak'tan da 300 bin kardeşimiz var. Şu anda 3 milyon mülteciye ev sahipliği yapıyoruz. 10 farklı ilde 26 barınma merkezinde yaşıyor.
HİÇ BİR FEDAKARLIKTAN KAÇINMADIK
- Suriye içinde yerlerinden edilmiş kişilere sınırın 0 noktasında insani yardım çalışmaları yürütüyoruz. Ülke ve millet olarak vicdani sorumluluğumuzu yerine getirme konusunda hiçbir fedakarlıktan kaçınmadık, kaçınmayacağız. İmkanlarımızı sonuna kadar kullanıyoruz. Her konuda misafirlerimize destek veriyoruz. Bizim için çıkar veya diplomatik manevra konusu değildir. Kardeşin kardeşe zor günde destek olması olarak bakıyoruz.
AB'YE VİZE TEPKİSİ
- Avrupa Birliği ile vize muafiyetinde pek çok şart getirdiler. Biri de Suriyeli kardeşlerimizin şartlarını iyileştirmek için ayrılan kaynaktı. AB'nin bize böyle bir destek vermesinden elbette memnun oluruz. Mesele öyle bir yere geldi, düğümlendi ki bize bağış yapılıyormuş gibi intiba ortaya çıktı. Bizden proje istiyorlar, ne projesi biz bu projeleri hayata geçirmişiz. Biz bu projelerin onayını Avrupa'dan almadık. Bu kardeşlerimiz sınırlarımıza dayandığında dikenli tellerle geri çevirmedik, kapılarımızı açtık. Bu bizim için vecibeydi, bunu yerine getirdik.
10 MİLYAR DOLAR HARCADIK
Kamplarda kalan Suriyeliler için harcadığımız meblağ 10 milyar doları aşmıştır. Bir o kadar da STK'lar ve belediyelerimiz yardımları, destekleri var. Söz verilen kaynak gelirse, misafirlerimizin durumlarını daha da iyileştirme şartlarına kavuşuruz. AB ülkelerinin ikircili ve samimiyetsiz tavrını bir kenara bırakıyorum. Asıl İslam ülkelerinin buna sahip çıkmasına ihtiyaç var.
BİZDEN ÖNCE YOKTU, BİZ GETİRDİK
Türkiye'nin su kaynaklarını doğru yönetme ve kullanma tecrübesi vardır. Su alanındaki gücümüzün kaynağı, suyun doğru yönetilmesi konusunda bilgi birikimimizdir. Biz bu tecrübemizi tüm Müslüman ülkelerle paylaşmaya hazırız. Bizden önce recycle (geri dönüşüm) uygulaması yoktu, bunu biz getirdik. Atık suyu arındırmak suretiyle tasarruf etmiş olursunuz. 1990'lı yılların ortalarına gelinene kadar İstanbul da ciddi su sıkıntısıyla karşı karşıyaydı. Belediye başkanlığım döneminde kurduğumuz güzel bir ekiple kısa bir zamanda çözdük.
DİYARBAKIR'DAKİ TERÖR KATLİAMI
Geçtiğimiz Perşembe günü Diyarbakır şehir merkezine yaklaşık 20 km. mesafedeki Tanışık Köyü yakınlarında büyük bir patlama meydana geldi. Yapılan incelemede; terör örgütü mensupları Bingöl'de yol çalışmasında kullanılan kamyonu çalarak araca bomba yüklüyorlar. Bu aracı tali yolları kullanarak güvenlik güçlerinin denetimine takılmadan Diyarbakır şehir merkezine sokmaya çalışıyorlar. Tanışık Köyü'ne geldiklerinde Seyithan Yakar isminde daha önce AK Parti il yönetim kurulu üyeliği de yapmış vatandaşımız teröristlere müdahale ediyor. Çıkan tartışmada teröristler kamyonla birlikte Dürümlülü mezrasına kaçmaya başlıyor. Tanışıklı köydeki vatandaşlarımız da bunları takibe başlıyor. Teröristler başka bir araca geçerek Tanışıklı köyündeki vatandaşlarımıza ateş ediyor, kamyondaki bombayı ateşliyorlar.
Yaklaşık bombanın havaya uçmasıyla kamyon ve 16 vatandaşımız hayatını kaybediyor. Bomba öyle büyük bir etkiyle patlıyor ki, geride ne araçtan ne de 12 vatandaşımızın cesedinden dahi bir parça kalmıyor. Şu anda parçalar toplanmak suretiyle 4 vatandaşımızın cenazesi bütün olarak toplanıyor, diğer vatandaşlarımızın durumu DNA testiyle ortaya çıkartılmaya çalışıyor. Bu eylem teşebbüsü ve bu eylemi hayatları pahasına engelleyen 16 vatandaşımız sözkonusu.
DÜNYAYA SESSİZLİK TEPKİSİ
Normal şartlarda kamyonu Diyarbakır şehir merkezinde hedefleyen bu örgütün dünyada şiddetle telin edilmesi lazım. Ama dünya bunlara hep sessiz kaldı. Bölücü terör örgütünün çeşitli isimlerle faaliyet gösterdiği, hatta desteklendiği Batı ülkeleri başta olmak üzere kimseden ses çıkmamıştır. Paris, Brüksel'de olunca çıkıyor. Lahor'da, Ankara'da, İstanbul'da, Diyarbakır'da olunca çıkmıyor. İşte bizim içimiz bundan yanıyor. Bu ikircikli tavır nereye kadar?
Bölücü örgüt eylemi açıkça sahiplendiği halde ne ülkeler, ne insan hakları örgütleri ne de medya bu meseleyle ilgilenmemiştir. Bugün dünyanın en önemli sorunu terörün bizatihi kendisi değildir. En önemli sorun terör örgütleri karşısında takınılan bu ikiyüzlü, riyakar, samimiyetsiz tutumdur. Terör en büyük desteği bu tutumdan alıyor.
TERÖR ÖRGÜTÜNE VERDİĞİNİZ O SİLAHLAR YARIN SİZİ VURACAK
Dünyada silah sektörünü elinde tutan ülkeler bu teröristlere bizzat silahlarını veriyor. Hadi buna da 'hayır' desin. Bu terör örgütlerinin elinde hangi ülkelerin silahları olduğunu tarafımızdan biliyor. Suriye'deki masum insanların hayatlarını korumak için güney sınırlarımızda bir güvenli bölge oluşturması için çalmadık kapı bırakmadık. Bunu ABD, münasebetler düzgün olduğunda Rusya'yla, Batı ülkeleriyle paylaştık. Uygulamaya gelince hiçbirisi bu noktada 'hadi adımı atalım' demedi. Bu silahlar yarın gelir sizi de vuru. Bunun da haberini şimdiden vereyim.