Çin'den Türkiye'ye 'toplama kampı' yanıtı
Abdurrehim Heyit'in vefatı üzerine Türkiye'nin Çin'e gönderdiği notaya yanıt geldi. Çin, Uygur Türklerine yönelik baskı ve zulüm politikalarını inkar ederken "Türkiye Dışişleri Bakanlığı sözcüsünün ilgili açıklamaları tamamen gerçek dışıdır." açıklaması yaptı
Çin'de besteleri nedeniyle 8 yıl hapse mahkûm edilen ünlü Türk halk ozanı Abdurrehim Heyit'in hapishanede hayatını kaybetmesi Türkiye'de büyük üzüntüye neden oldu.
'Dutar'ın Kralı' olarak anılan Abdurrehim Heyit'in iki şarkısı nedeniyle 8 yıl hapis cezasına çarptırıldığı ve 2017 yılından bu yana Çin'de hapis yattığı, toplama kampında olduğu belirtiliyordu.
Arkadaşı müzisyen Bünyamin Aksungur, Heyit'in ölüm haberini Facebook sayfasından duyurmuş, Uygur Türkü ozanın 'UÇRAŞKANDA 'Karşılaşınca' ve ATALAR adlı şarkıları nedeniyle hapiste olduğunu, kampta ağır işkenceler gördüğünü' yazmıştı.
Heyit'in hayatını kaybettiğinin ortaya çıkması üzerine Türkiye Dışişleri Bakanlığı "Abdurrehim Heyit'i ve Türk ve Müslüman kimliğine sahip çıkmak uğruna hayatını kaybeden tüm soydaşlarımızı rahmetle anıyoruz" açıklaması yaptı.
Açıklamada ayrıca Çin'de Şincan Özerk Uygur Bölgesi'ndeki Uygur Türklerinin ve diğer Müslüman toplulukların "temel insan haklarını ihlal eden uygulamaların, özellikle son iki yıl içerisinde ağırlaştığı" da yer aldı ve Çin'e toplama kamplarının kapatılması çağrısı yapıldı.
Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, "Keyfi tutuklamalara maruz kalan bir milyondan fazla Uygur Türkünün toplama kamplarında ve hapishanelerde işkence ve siyasi beyin yıkamaya maruz bırakıldıkları artık bir sır değildir. Kamplarda alıkonmayan Uygurlar da büyük baskı altında bulunmaktadır." denildi.
- ÇİN: TOPLAMA KAMPI DEĞİL MESLEKİ EĞİTİM KAMPI
Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği ise konuyla ilgili internet sitesinden yaptığı açıklamada "Türkiye Dışişleri Bakanlığı sözcüsünün ilgili açıklamaları tamamen gerçek dışıdır. Çin tarafı buna şiddetle karşı çıkmaktadır" ifadelerini kullandı:
"20. yüzyılın 90'lı yıllarından itibaren, Çin'in içinde ve dışında bulunan 'üç şer güç' (etnik bölücülük, dini aşırıcılık, şiddet ve terör), Çin'in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi'nde binlerce şiddet ve terör olayı planlayıp düzenleyerek çok sayıda masum vatandaşın hayatını kaybetmesine, yüzlerce polisin şehit düşmesine ve sayılamayacak kadar mal kaybına yol açmıştır."
Çin'in aşırıcılıkla mücadele çalışmalarını "kendi ülkesinin durum ve koşullarına uygun bir biçimde" sürdürdüğü aktarılan açıklamada söz konusu kampların toplama kampı değil mesleki eğitim merkezi olduğu belirtildi.
Açıklama şöyle devam etti:
"Mesleki eğitim merkezleri kurulduktan sonra Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi'nde 25 aydır herhangi bir şiddet ya da terör olayı meydana gelmemiş ve güvenlik durumu büyük oranda iyileşmiştir.
Çin hükümetinin Uygurların ve diğer Müslüman toplulukların etnik, dini ve kültürel kimliklerini tasfiye ettiği iddiaları tamamen asılsızdır."
- BM'DEN 'UYGUR TÜRKLERİNİ SERBEST BIRAKIN' ÇAĞRISI
Birleşmiş Milletler, bir milyona yakın Uygur Türkünün 'terörizmle mücadele' gerekçesiyle zorla kamplarda tutulduğu yönündeki haberlerin 'son derece endişe verici' olduğunu belirterek bu kişilerin serbest bırakılmasını istemişti.
Çin ise Uygur Türklerinin 'yeniden eğitim' için Batı Şincan bölgesindeki kamplara gönderildiği iddiasını reddediyor. Pekin, kamplarda sadece 'radikal İslamcıların olduğunu' öne sürüyor.
Birleşmiş Milletler Irk Ayrımcılığının Kaldırılması Komisyonu'nun raporuna göre güvenilir kuruluşlar, özerk Uygur bölgesinin dev bir gözetim kampına dönüştürüldüğünü söylüyor.
Raporda, Çin yasalarındaki terör ve ayrımcılıkla ilgili düzenlemelerin yoruma açık olduğu belirtilerek Pekin'in bu kişileri, bir suçlama yöneltmeden ve yargılamadan kamplarda tutmaya son vermesi çağrısı yapılıyor.