Yüz yıllık Averof travması TCG Anadolu ile aşıldı! Türkiye TCG Trakya ile yeni bir deniz gücüne hazırlanıyor
1912’de Averof Zırhlısıyla donanması susturulan Türk milleti, yüzyıl sonra TCG Anadolu ile denizlere geri döndü. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın işaret ettiği TCG Trakya projesi, Türkiye’nin binlerce kilometre ötede bile askeri varlık gösterebileceği yeni bir dönem anlamına geliyor.
Averof Zırhlısı travmasını TCG Anadolu ile atlatan Türkiye, başarısını ileriye taşıyabilir mi?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC’den yurda dönüşünde Türk Donanmasının Amfibi hücum gemisi gücünü oluşturan TCG Anadolu’nun yeni versiyonunu İspanyollarla görüştüklerini ve muhataplarının bu konuda istekli olduğunu belirtti. Türkiye’nin özellikle Ege ve Akdeniz’de gücünü önemli noktalara taşıyacak bu proje Türk halkının bir asırlık travmasını da aşması anlamına geliyor.

Averof Zırhlısı Türk’ün içinde bir yaradır
Türk halkı asırlarca denizci bir millet olarak öne çıkmıştır. Trablusgarp, Fas, Cezayir gibi bölgelerde “Dayılar” denilen denizci kökenli Yeniçeriler bölgede önemli siyasi güç oluşturmuştu.
Öyle ki Trablusgarp Dayısı Yusuf Paşa, çiçeği burnunda ABD Başkanı John Adams'tan başkan olmasının şerefine cülus başka bir deyişle haraç talep etmiş ve Deniz gücüne güvenen ABD bu cürete savaş ilan ederek karşılık vermişti.
Tarihe "First Barbary War" (Birinci Berberi Savaşı) olarak geçen bu gelişmede ABD tarihindeki ilk Deniz zaferi diye her sene kutlasa da 223 bin Dolar haracı savaşı bitirmek için Yusuf Paşa’ya ödemiştir. Paranın büyüklüğünü şu örnekten anlayabiliriz; Osmanlı ordusu tüm ordusundaki silahları modernize etmek için ABD’ye 1865’ten 1900’ün başına kadar 110 bin Dolar ödemiştir. Oysa ABD’nin yalnızca bir Yeniçeri ağasına ödediği haraç miktarı 223 bin Dolar idi.
Elbette zaferler kadar mağlubiyetler de acı hatıralarla belleğimizde önemli yerlere sahiptir.
Denizcilik tarihimizde büyük bir utanç vesikası olan ve Türk’ü adeta bir asır boyunca denizlere küstüren Averof Zırhlısı vakası söz konusudur.
Yunan, Balkan Harbi sırasında Marmara’dan öteye burnumuzu bile uzatmamıza izin vermemiş ve tek bir gemi ile amiyane tabir ile ordumuzu perişan etmişti. Bu geminin adı Averof Zırhlısı idi ki bu gemiyi Osmanlı vatandaşı Rumlar satın alıp Yunanistan’a hediye etmişti. Sultan Abdülhamit’in büyük emeklerle ürettiği çoğu yerli teknolojiye sahip Hamidiye kruvazörü ne yazık ki limandan dahi çıkartılmamıştı.
Bu travmadan sonra Türk halkı üç tarafı denizlerle çevrili olmasına rağmen denizciliğe küsmüştür. Donanmamız ve denizcilik teknolojimiz küçümsenmiş, Türklerin yerli üretim bir zırhlı savaş gemisi elde etmesine imkân dâhilinde bakılmamıştır. Ta ki TCG Anadolu Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi (L-400 LHD) tersaneden denize indirilene kadar. Bu gemi Türk denizciliğine yalnızca güç katmamış, Türk halkının travmasını yenmesine de büyük katkıda bulunmuştur.

TCG Anadolu Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi (L-400 LHD) Türkiye’ye ne kattı?
TCG Anadolu hücum gemisine ilk defa 7 Mayıs 2015 tarihinde başlandı. Geminin yapımı başladığı tarihten itibaren sıkıntılar eksik olmamıştır. Hatta bir ara gemide yangın çıkmış ve bazı önemli bölümler hasar almıştı. Mühendislerin büyük gayretleri sonrası bu hasar onarılmış ve projenin yarım kalması engellenmişti.
Tüm sıkıntılara rağmen bu gemi sekiz sene içerisinde tamamlanarak TSK’nın bünyesine dahil olmuştur.
TCG Anadolu gemisinde de Türkiye’nin İspanya’ydı. Bu gemi her ne kadar tasarımsal açıdan İspanyollarla beraber inşa edilmiş olsa da tüm askeri misyon araçları Türk yapımıdır. Örneğin GENESIS-ADVENT adlı Hassas Yaklaşım Radarı Aselsan ve Havelsan tarafından entegre edilmiştir.

TCG Anadolu gemisini F-35 Uçaklarımız için inşa etmiştik
TCG Anadolu gemisini öncelikli amacı Türk ordusunun envanterine girmesi beklenen F-35’e uygun olarak güvertesi inşa edildi; ama siyasi krizler sebebiyle yeni nesil uçaklar envanterimize giremedi.
Tam bu noktada devreye Selçuk Bayraktar girdi ve gemi Bayraktar TB3’lere uygun hale getirildi. Bu fikir, Türk siyasetinde bazı sözde savunma stratejistlerince saçma bulundu; ama 2024 yılında ilk TB3 TCG Anadolu gemisine iniş gerçekleştirmeyi resmen başardı. Bayraktar bu başarından sonra şu ifadeleri kullanacaktı;
"Heyecanlı bekleyiş ve hayallerin gerçek olduğu o an. Bayraktar TB3'ümüz, milli gururumuz TCG Anadolu'ya ilk kalkışını ve ilk inişini başarıyla gerçekleştirdi. Emeği geçenleri kutluyor, yerli ve milli gücümüze güç katacak daha nice hayallerin gerçeğe dönüştüğü o güzel günler için sabırsızlanıyoruz."
İnsansız bir hava aracı ilk kez bir gemiye başarılı şekilde iniş ve kalkış yapıyordu. Denizcilik tarihinde bu bir devrimdi; çünkü normal şartlarda 10 F-35 kapasitesine sahip bir gemi olarak inşa edilen TCG Anadolu artık bir insansız hava aracı filosu kapasitesine dönüştürülmüştü.
Bu başarılı iniş ve kalkıştan sonra “Deniz havacılığı” artık resmen TSK’nın literatürüne girmiş oluyordu. Yalnızca 1 Milyar Dolar gibi düşük bir bütçe ile yola çıkılan TCG Anadolu çöp olacak denilirken bir anda bölgedeki en etkili ve tehlikeli hücum gemilerinden birisine dönüştü.
TCG Anadolu gemisi bugün aynı anda 6 helikopterin inip kalkabildiği, İHA ve SİHA’ların konuşlanabildiği, 1200 personel, 13 Tank, 27 zırhlı aracı aynı anda içinde bulundurabilen devasa bir savaş makinesi olarak göz kamaştırıyor.

TCG Trakya hayata geçer mi?
Cumhurbaşkanı Erdoğan TCG Anadolu gemisinin yeni versiyonu olarak işaret ettiği gemi esasen savunma sanayide konuşulan TCG Trakya projesidir. Bu geminin ana gövdesinin İspanya’dan alınarak savaş gemisi şeklinde geliştirilmesi fikri uzun süredir konuşulmaktadır.
Türkiye neredeyse son elli senedir bir savaş gemisi olması için çaba gösteriyor ve çeşitli adımlar atmaya çalışıyor; ama bugüne kadar bunda somut bir ilerleme kaydedilemedi. Uçak gemisi demek bir ülkenin kendi anavatanından binlerce mil ötede askeri operasyonlar düzenleyebilmesi anlamına gelmektedir.
Türkiye’nin böylesi bir teknolojiye sahip olması başta İsrail olmak üzere bölgede ülkemizi hasım olarak gören birçok güçlü lobi sahibi başkent tarafından hoş karşılanmamaktadır. Tüm bu gelişmelere rağmen İspanyol Navantia şirketi ülkemizle bu projeyi gerçekleştirme konusunda bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ifadesiyle “Hevesliler”.
Şüphesiz bu proje 6 Milyar Dolar maliyetle Avrupa yapımı yaklaşık 40 Eurofighter Typhoon savaş uçağı alma girişimimizle yakından ilişkili görünüyor.
Özellikle Ege ve Akdeniz’deki gerilimi dikkate aldığımızda artık Türkiye’nin envanterine girmesi gerekiyor dediğimiz iki araçtan birisi TCG Trakya’dır ve diğeri ülkemizin kendi nükleer denizaltısıdır.
1912’de bu millet Yunanlının sadece bir gemi ile Türk donanmasını nasıl Marmara’ya mahkûm ettiğini ve Mehmetçiğin üzerine ateş olup yağdığının travmasını henüz unutmuş değilse de TCG Anadolu bu acıyı bir nebze hafifletti ve unutturdu. TCG Trakya denildiği gibi tamamlanıp hayata geçebilirse belki de bir asır sonra Türk halkı denizci köklerine tam anlamıyla dönmüş olacak. Bölgemizdeki siyasi kaos ve gelişmeleri dikkate aldığımızda aslında başka çaremiz de bulunmuyor