Yan Avrupa yan, ateşini göreyim…
Sabah uyandığımda kafamda bu başlık vardı… “Yan Avrupa yan! Ateşini göreyim!”
Gece yatmadan önce son haberlere şöyle bir göz gezdirdiğimden olabilir diye düşünüyorum…
İlk kahvemi yudumlarken tekrar böyle bir başlık atmanın nasıl bir içeriği işaret ettiğini düşündüm ve Avrupa'nın gittiğim ülkelerindeki gördüğüm olaylar gözlerimde canlandı...
İki yüzlü batı zihniyetinin en önemli temsilcisi ve dünyanın başına yüzyıllardır dert olmuş asalak Avrupa sonun başlangıcında şu günlerde…
Son üç yüzyıldır bütün varlığını gücünün yettiği diğer ülkeleri zalimce sömürerek elde eden bu ülkeler, İkinci Dünya Savaşı sonrasında tekrar güçlenmek ve ayağa kalkmak için ihtiyaç duydukları insan gücünü kendileri davet etmelerine rağmen, çalışmak için Avrupa ülkelerine gitmiş bu göçmenlerin insan olduğunu görmemezlikten gelerek onlara ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapmış ve kendi yanlış politikalarının sonucunda yeni bir ırkçı faşist kitle oluşmasına ciddi katkıda bulunmuştur…
Bu insanlık dışı politikalar neredeyse Avrupa'nın her ülkesinde yaşayan göçmenlerin gettolar kurarak yaşadığı ülkeye kin besleyen nesillerin yetişmesine neden olmuştur...
Avrupa son birkaç yıldır sırf çıkarlarını korumak ve yeni çıkarlar elde etmek için tutuşturduğu ülkelerin ateşinden kaçan mültecilerin son varış noktası olmaya devam ediyor...
Şu gerçeği görmeden doğru bir sonuca ulaşmamız mümkün değil: Avrupa ülkeleri bu insanlık dışı ve iki yüzlü politikalarının bedelini ödemek zorunda! Hem de kendi evinde… Fransa'da başlayan bu ateş zannetmeyin ki bastırılıp söndürülecek… Bu ateş içten içe büyüyen bir hale gelerek yakacak bu ülkeleri!
ÇAKMA DEVRİMCİLER YİNE ORTALIĞA DÖKÜLDÜ
Hey “Tayyibofobi” hastalığına tutulmuş sözümona devrimci geçinen, kendi ülkesinin düşmanı tatlı su entelektüelleri… Hiiiççç boşuna sevinmeyin, heyecanlanmayın, gerilim yaratmayın… Sonra haliniz Mine Kırıkkanat ablanız gibi olur… Olayı manevi boyuta taşıyıp saçmalama aşamasını iyice zorlarsınız… Benden söylemesi! Artık yeni bir “Gezi Olayı” tertip edecek hain zombi FETÖcü güruh çoktan yeni memleketlerine yerleştiler ve keyiflerine bakıyorlar… İşte bu yüzden oturun oturduğunuz yere de bakın keyfinize… Boşverin “devrim”i! Eğer canınız çok heyecan yaşamak istiyorsa Fransa'da yaşayan Mine ablanıza misafir olup Paris sokaklarındaki sarı yelekli göstericilere destek verirsiniz....
EKONOMİK KRİZ GEÇTİ GEÇİYOR...
Benim ekonomiyi test etme şeklim biraz farklı… Öyle sayılarla, ekonomik jargonla konuşulmuş söylemler bana fazla birşey ifade etmiyor… Benim ölçüm etrafımda gördüğüm-tanıdığım insanların hayat standartları ve alım gücü…
Geçtiğimiz günlerde Rabbim'in bana ikramı ve benim için servetle ölçülmeyecek kadar büyük bir zenginlik nedeni olan üç muhteşem kız torunumla (bu atasözünü unutmayalım: “Kuzguna yavrusu şahin görünürmüş”!) sinemaya gittik… Cumartesi günü öğlen saatlerinde bir AVM’nin sinema salonlarında oynayan filme girebilmek için insanlar upuzun bir kuyruk oluşturmuşlardı… Üç çocuk ve benim ödediğim meblağ toplamda yüz liraya yakındı!
İşte bu benim için bir ölçüdür… Tanıdığım ve ekonomik krizden şikayet edenleri biraz araştırdığınızda, altından çıkan mutlaka yeni aldıkları bir mal varlığıdır… Elbette ciddi ekonomik bir saldırıya maruz kalmış bir ülke olarak bir bedel ödenecektir ama bu bedelin daha da ağır hale gelmesinin tek nedeni yine bu ülkenin kendi insanlarıdır!
Açıkcası bana göre bu ülkede ekonomik kriz yok, bu ülkede ahlaki kriz var!
Birtakım fırsatçı kurnazlar her olayı bir “Kendine Yontma Operasyonu” olarak görürler ve “Ne çarparsam kârdır!” mantığıyla kısa vadede ceplerini doldurma yolunu izlerler… Bir insanda Allah korkusu ve utanma duygusu yoksa her türlü rezilliğin müsebbibidir....
NOT: Dün gece haberlerde Talha Uğurluel’in FETÖ’den tutuklandığını gördüm… Eeee kardeşim o kadar uyardık, anlattık, delillendirdik… Amma velakin anlatamadık! Adamı baştacı yaptınız, her yere bulunmaz hint kumaşı gibi çağırdınız, beslediniz de beslediniz… Bu FETÖ daha çok su götürür! Ama biraz büyük sözü dinleseniz de, artık bu hain zombileri besleyip semirtmeseniz daha iyi olmaz mı?