Vatandaşlık tartışması... Mevlana da Suriyeliler gibi Anadolu'ya muhacir olarak gelmişti

Abdullah Muradoğlu'ndan Suriyelilere vatandaşlık verilmesine destek: Mevlânâ da muhacir olarak gelmişti!

SuperHaber Mobil
HABERİN DOĞRUSU CEBİNİZDE!

Son dakika gelişmelerini, özel haberleri anlık bildirimle ilk siz öğrenin.

SuperHaber Mobil Uygulaması
Vatandaşlık tartışması... Mevlana da Suriyeliler gibi Anadolu'ya muhacir olarak gelmişti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suriyeli mültecilere vatanddaşlık statüsü kazandırılmasına yönelik açıklamaları tartışma yarattı.

Abdullah Muradoğlu Yeni Şafak'taki, "Mevlânâ da muhacir olarak gelmişti!" başlıklı yazısında Mevlana’nın da mülteci olarak Moğol istilalarından kaçarak Anadolu’ya geldiğini hatırlattı.

İşte Abdullah Muradoğlu'nun yazısı:

Sezai Şengönül'ün “Derin Röportajlar” başlıklı kitabını okuyorum. Kitapta 38 röportaj yer alıyor. Tıp, hukuk, ilahiyat, güvenlik, savunma, sanat ve edebiyat gibi birçok alanda iştigal eden isimlerin aile kökleri de hayli ilginç. “Balkanlar”dan, “Kafkaslar”dan, “Türkistan”dan hicret eden ailelere mensup olanlar da var, değişik din ve milliyetlerden olanlar da var. Her bir ailenin acı muhaceret hatırası var. Muhacirler bu ülkede kendilerine yeni bir yaşam kurarak büyük ailemizin parçası oldular.

“Derin röportajlar'ı okurken Mevlânâ Celâleddin Rumî'yle ilgili bir haber dikkatimi çekti. Önce, Afganistan'ın Belh şehrinde doğan Mevlânâ'nın, 13. asır başlarında ailesiyle birlikte Anadolu'ya iltica eden muhacirlerden olduğunu hatırlatalım.

Müslümanların biribiriyle savaşıp güç kaybetmeleri Moğolların bütün bölgeyi istila etmesini kolaylaştırdı. İnsanlar bugünkü gibi kitleler halinde yer değiştirdiler. Mevlânâ ve ailesi ayrıldıktan sonra Belh de Moğollar tarafından işgal edilir. Mevlânâ bir eserinde “Ayrılık savaşında kanlar içindeyim; canımdan yaralanmışım, tıpkı Harezm ordusuyla Gor ordusunun savaşı gibi hani; revâ görür müsün bunu” diyerek Müslümanlar arası savaşlardan şikayet eder.

Ülkemiz hem Osmanlı ve hem Cumhuriyet döneminde muhacirlere sığınak oldu. Bu muhacir ailelerden çok değerli ilim, fikir ve sanat adamı yetişti. Şimdiyse 3 milyon civarında Suriyeli muhacir var ülkemizde. Bunların büyük kısmı günü geldiğinde ülkelerine dönecek. Bir kısmıysa bu ülkede kendilerine yaşam kuracak. Kuşkusuz bu muhacirler arasından da Mevlânâ gibi, Ahi Evran gibi, Hacı Bektaş-ı Velî gibi birbirinden kıymetli nice ilim, fikir, sanat ve gönül adamı çıkacak.

Mevlânâ'nın doğduğu ülke (Afganistan) 1979'da Sovyet Rus ordusu tarafından işgal edildi. 10 yıl sonra Ruslar çekildi ama bu kez “Mücahitler” biribirileriyle savaştılar. İç savaşa verilen tepkiden “Taliban” rejimi doğdu. Ancak ülke bu kez ABD tarafından işgal edildi. Ülkede savaş sürüyor. Halkının bir kısmıysa başka ülkelerde muhacir olarak yaşıyor. Sovyet işgali döneminde bizim ülkemize de göç eden hayli Afganlı oldu. Afganistan'ın yanı sıra Irak, Suriye, Libya, Yemen ateş çukuru halinde. Ama her gecenin sabahı, her zahmetin rahmeti var. Oruçtan sonra bayram gelir. “Diyar-ı İslam”ın huzura kavuşması dileğimle herkesin “Ramazan bayramı”nı tebrik ediyorum.