Düzenlemeler yabancı sermaye çıkışını engeller mi?
Meclis Genel Kurul gündemine gelecek olan ekonomi paketinde yer alan Türkiye’de yerleşik olmayan gerçek kişilerin yurtdışı kazançlarına 20 yıl boyunca gelir vergisi muafiyeti getirilmesine ilişkin düzenleme hem süresi hem de kapsamı açısından tartışma yarattı.
Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) “İspanya’nın 5 yıl uyguladığı vergi muafiyeti Türkiye’de neden 20 yıl” sorusunu gündeme getirirken, vergi adaletinin de zedelendiği uyarısında bulundu. Yabancı sermayeye dönük vergi desteklerini içeren yasa teklifinde, Gelir Vergisi Kanununda değişikliğe gidilerek, Türkiye’de yerleşik sayılmadan önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgâhı ve vergi mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişilerin, yurt dışında elde ettikleri kazanç ve iratlar gelir vergisinden muaf tutulacak. Ayrıca kişinin bu süre içinde vefatı halinde veraset ve intikal vergisi oranı da yüzde 1’e düşürülecek.
NEDEN 20 YILLIĞINA GETİRİLİYOR?
Meclis gündemindeki kanun teklifiyle, benzer bir şekilde Türkiye’ye yerleşenlere Türkiye dışında elde ettikleri gelirleri için belirli şartlarla 20 yıl süreli bir muafiyet getiriliyor. TÜRMOB, yasa teklifine ilişkin hazırladığı raporda, “İspanya’daki Beckham düzenlemesi İspanya’ya gelinen yıl + 5 yıllık bir muafiyet getirmekteyken ve ayrıca çalışmaları için özel vergi oranları öngörülürken teklifin 20 yıllık bir süre için getirilmesinin nedenleri ayrıntılı değerlendirilmelidir“ ifadelerine yer verdi. TÜRMOB, şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu düzenlemeler kapsamında genel olarak Türkiye’ye getirilen kazançlar üzerinde Türkiye’de ilave bir vergi yükü olmamaktadır. Ancak yurtdışında elde edilen kazançların bir vergi cenneti ülke ya da benzeri bir özel vergi rejiminde elde edilmesi durumunda, bu ülkede vergiye tabi olmaması halinde, bu kazançların Türkiye’de vergilendirilmemesi anlamlı olmaktadır. Dolayısıyla bu madde ile amaçlanan diğer ülkelerde vergilendirilmemiş gelirlerin Türkiye’de de vergilendirilmemesi rejimidir. Bu literatürde “çifte vergilendirmeme” olarak tanımlanmaktadır. Bu durumda yatay ve dikey vergi adaleti zedelenmekte ve Türkiye’de çalışıp üretenler ve tasarruf yapanlar aleyhine bir vergi rejimi ortaya çıkmaktadır. Ayrıca bu rejim Türkiye’de, mevcut koşullarda üretip Türkiye’de tasarruf yapanların ülke dışına çıkmasına ve üç yıldan sonra Türkiye’ye tekrar dönerek rejimden faydalanmaya başlamalarına neden olabilecektir. Bu ise sermaye girişinden çok çıkışına neden olabilecektir. Geçmiş dönemlerde Türk vergi sisteminde yabancılara tanınan ayrıcalıklardan yerleşiklerin de yararlanmaya başlamalarına ilişkin örnekler mevcuttur. Bu nedenle fayda ve maliyetinin dikkatlice yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.”
