TFF’de deprem üstüne deprem: Lale Cander istifa etti, İbrahim Hacıosmanoğlu’nu yerden yere vurdu!
Türkiye Futbol Federasyonu'nda (TFF) sular durulmuyor. TFF eski Başkanvekili Lale Cander, Yönetim Kurulu üyeliğinden de istifa ettiğini açıklayarak TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’na yönelik son derece sert eleştirilerde bulundu. TFF’de ipler tamamen koptu. İstifa eden Lale Cander’den Hacıosmanoğlu’na zehir zemberek sözler.
2024 yılında İbrahim Hacıosmanoğlu'nun listesinden yönetime giren TFF eski Başkanvekili Lale Cander, Yönetim Kurulu üyeliğinden de istifa etti. İstifasının ardından zehir zemberek açıklamalarda bulunan Cander; nepotizm, liyakatsizlik ve içinin boşaltıldığını savunduğu disiplin mekanizmaları üzerinden federasyon yönetimini sert bir dille eleştirdi.
"REFORM DİYE YOLA ÇIKTIK, İÇ HESAPLAŞMALAR BAŞLADI"
2024 yılında Türk futbolunda köklü değişiklikler yapmak ve reformları hayata geçirmek amacıyla göreve geldiklerini hatırlatan Lale Cander, seçimden kısa süre sonra yönetim anlayışında ciddi sapmalar yaşandığını belirtti.
Yaşanan süreci özetleyen Cander, "Türk futbolunda büyük bir reform yapmak için yola çıktık. Ancak reformların yerini zamanla dar bir akraba çevresiyle yönetim, iç hesaplaşmalar ve dedikodular aldı. Ben buna itiraz ettim" ifadelerini kullandı. Bu itirazlarının ardından Ekim 2024’te icrai görevlerinden ayrıldığını ve konuyu yargıya taşıdığını belirten Cander, seçilmiş bir üye olarak hizmet etme amacını koruduğunu ancak gelinen noktada bunun imkânsız hale geldiğini söyledi.
"TFF KİMSENİN AİLE ŞİRKETİ DEĞİLDİR"
Federasyondaki kadrolaşma ve akrabalık ilişkilerine dikkat çeken Cander, liyakat ilkesinin hiçe sayıldığını vurguladı. TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun yeğeni Abdullah Ayaz'ın Genel Sekreterlik görevine getirilmesini ve kayınbiraderi Muhammet Akçay'ın millî takımlarla ilgili üstlendiği iddia edilen görevleri eleştiren Cander, şu çıkışta bulundu:

"TFF bir aile şirketi değildir. 85 milyonluk bir ülkede futbol federasyonunun yönetiminde akrabalık ve yakın çevre ilişkilerinin bu kadar konuşulması normal değildir. Böyle bir yapıda liyakat ve bağımsızlık sorularının sorulması kaçınılmazdır."
Cander ayrıca, benzer rahatsızlıklar sebebiyle yönetim kurulundan daha önce istifa eden Bayram Saral’ın kararını da hatırlattı.
"2,5 YILLIK HAK MAHRUMİYETİ PASİFİZE ETME HAMLESİDİR"
Kendisine verilen 2,5 yıllık hak mahrumiyeti cezasının hukuki değil, muhalif sesi susturmaya yönelik stratejik bir karar olduğunu savunan Cander, cezanın orantısızlığına dikkat çekmek için çarpıcı bir karşılaştırma yaptı.
Eski UEFA Başkanı Michel Platini’nin uluslararası boyuttaki yolsuzluk iddialarıyla 4 yıl ceza aldığını hatırlatan Cander, iki yönetim kurulu üyesi arasındaki kişisel bir anlaşmazlık gerekçesiyle kendisine 2,5 yıl ceza verilmesini "ölçüsüz" olarak nitelendirdi:
"Yönetim içerisinde itiraz eden bir ismin pasifize edilmek istendiğini düşünüyorum. Başkanvekili ve aynı zamanda başkanın şahsi ceza avukatı Fuat Göktaş'ın etkin olduğu hukuk yapılanması ile etik ve disiplin mekanizmalarının nasıl kullanıldığı hukuken denetlenmelidir. Haklarımı savunmak adına Türk yargısının yanı sıra FIFA ve UEFA nezdinde de gerekli girişimleri başlattım."
"TÜRK FUTBOLUNUN ZAMANINI ÇALDIK"
Federasyonun asıl odaklanması gereken devasa sorunları bir kenara bırakıp iç çekişmelerle vakit kaybettiğini ifade eden Cander; hakemlik sistemi, kulüplerin mali krizleri, altyapı, kadın futbolu ve yasa dışı bahisle mücadele gibi kritik alanlarda reform fırsatlarının kaçırıldığını söyledi. Cander, "Biz bunlarla uğraşacağııza kendi içimizdeki insanlarla uğraştık. Küçük hesaplaşmalarla Türk futbolunun zamanını kaybettik" dedi.

"BUGÜN SANDIK KURULSA 30 OY ALAMAZ"
İbrahim Hacıosmanoğlu yönetiminin delegeler ve kamuoyu nezdindeki tüm kredisini tükettiğini iddia eden Cander, iddialı bir sandık çıkışında bulundu:
"Başkan seçimleri çok az bir farkla kazanmıştı. Bugün yeniden sandık kurulsa 30 oy bile alamaz; adaylık için gerekli desteğin ve imzaların dahi toplanıp toplanamayacağı tartışılır."
"BENİM MESELEM KOLTUK DEĞİL"
Görüşlerini ve ayrılık gerekçesini özetleyen Cander, amacının koltuk korumak olmadığını vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:
"İçeride kalıp yanlış gördüğüm şeylere itiraz ettim. Artık bunun Türk futboluna faydası kalmadığı için ayrılma kararı aldım. Benim meselem koltuk değil. Kurumsallık, liyakat ve bağımsız hukuk olmadan Türk futbolunda reform yapılamaz."

Yorumlar