Tarikat cemaat a.ş.!
Öncelikle “Tarikat” ve “Cemaat” ne demek onu tekrar hatırlıyalım…
Kubbealtı Lugatı şöyle tanımlıyor “Tarikat”ı:
“Bir mürşide bağlanıp belli şartlara uyarak ahlâkını güzelleştirmeyi, kötülüklerden arınmayı, tevhîdin hakîkatine varmayı ve Allah’a ulaşmayı amaç edinen tasavvuf yolu”…
“Cemaat” ise yine aynı lugata göre:
“Aynı işi yapanların veya ortak bir tarafı olanların meydana getirdiği topluluk” demek.
Şimdi lütfen, günümüz Türkiye'sinde bulunan tarikat ve cemaatlarin bu tarife ne kadar uyduğunu iyice bir düşünelim…
Bu oluşumlar sözde din adına yapılanıp, sözde manevi bir rehberlik yapacaklarını söyleyerek elde ettikleri manevi rantı en kısa sürede maddi ranta da dönüştürme yoluna gidiyorlar…
Halbuki Zümer suresinin 36. ayetinde Allah soruyor:
“Allah kuluna kâfi değil mi?”
Bu oluşumlar öyle bir aymazlık, iki yüzlülük üstelik de şirk içindeler ki, anlatmaya sayfalar yetmez!
Sözde Allah'ın dinine giden yolda rehberliğe soyunduğunu söyleyen hoca, şeh, şıh, başında her kim varsa, o ve en yakınında bulunanlar, kısa sürede ticari bir kurumun yöneticileri haline geliyorlar…
Seccadeden, tespihten tutun da, kitap, CD, televizyon, radyo, gazete, turizm şirketleri, sözüm ona helal gıda satışı, cehennemde yanmayan kefenlere kadar giden upuzun bir liste bu...
Sakın bana bunların hizmet amaçlı olduğunu söylemeyin!
Allah’ın dinine ve kullarına hizmet etmenin kurallarını ve örneklerini yine Allah Rasülünün ve ashabının hayatlarında net olarak görebiliriz…Yeter ki niyetimiz halis ve davranışımız samimi olsun...
Bu davranışların en korkunç olanı ise yapılan sömürülerin inanılmaz yalanlarla dinî kılıfların içine sokulması... FETÖ hain zombilerinde gördüğümüz korkunç yapılanmanın ve zihniyetin, farklı isimler adı altında oluşan yapılanmalar için de aynı olduğunu asla unutmayalım!
Buradan Adalet Bakanına ve savcılara sesleniyorum:
ACİLEN BU TÜR OLUŞUMLARIN HEPSİNİ MERCEK ALTINA ALIP TİCARİ YAPILANMALARINI VE BAĞLANTILARINI MUTLAKA İNCELEYİN!
EY FİKRİ HÜR VİCDANI HÜR MÜSLÜMAN KARDEŞİM, SENİN TEK ÖRNEĞİN ALLAH'IN SON RASULÜ HZ.MUHAMMED’DİR (ASVS) BUNU İYİ BİL, İYİCE İÇSELLEŞTİR VE HERKESE ÇOK DİKKATLİ YAKLAŞ! DURDUK YERDE KENDİNİ ŞİRK BATAĞININ İÇİNDE BULMA!
BENİ BİR CeHePe’Lİ ARADI...
Geçen gün beni telefonla bir CeHePe’li aradı ve konuşmamız şu şekilde gelişti…
- Selamun Aleykum abla..
- Hayırdır, “Selamun Aleykum”la telefon açmalar, kafanıza “Bumerang Muharrem” mi düştü…
- Öyle sayılır, inşallah CeHePe olarak Kurban Bayramından sonra umre turlarına başlıyoruz… Muharrem Hocamız diyor ki "Bu Kemal'den kurtulmak için Allah'a dua etmekten başka çaremiz yok!”. Biz de en iyi dua Allah'ın evinde yapılır diye duymuştuk, şimdi oraya gidip dua edeceğiz...
- İyi de hani imza toplamaya başlamıştınız… Neredeyse tamamlamak üzereydiniz… Kurultayda beklenen devrimi yapacaktınız… Bumerang Muharrem bangır, bangır geliyordu...
- Topluyoruz abla da… Bizim delegeler sahillerde tatil yapıyorlar, kafayı çekiyorlar… Bir türlü ulaşamıyoruz onlara...
- Ulaşırsınız inşallah… Bu arada Kemal beyin sinirlerini zıplattınız, iyice kendini kaybetmeye başladı… Bumerang Muharrem'i koltuk hırsı ile yanan, tutuşan biri olarak anlatıyor...
-Ya abla konuşana bak! Tam tamına 10 seçim kaybetmiş ve kaybettiğinin farkında bile olmayan biri söylüyor bunu! Muharrem bey "Eyyy Kemal bak! Adam yine geldi kazandı!” diye anlatmaya çalıştı ama boşuna… Kemal bey tutturmuş “AKPARTİ kaybetti, biz kazandık” diyor, başka birşey demiyor… Anlattık uzun uzun..."Kemal bey Tayyip bey kazandı, AKPARTİ mecliste çoğunluğu aldı…” diye… Ne cevap verdi beğenirsiniz? “N'ayırrr, n’olamazzz! Biz kazandık, onlar kaybetti!” HasbinAllah… Tövbe tövbe!
- Ooo, sen bu işi iyice benimsemişsin, İslami jargona hakimiyetin tam...
- Allah razı olsun abla… Allah'ın izni ile…
- Hahhhahaaa! Hadi bakalım size kolay gelsin… Ha, bu arada gönüllü danışmanınıza çok güvenmeyin! Batmış bir amiral gemisinin taraflı yazarı olarak her an taraf değiştirebilir!
- Allah büyük abla...
NOT: Mesut Özil kardeşimi kutluyorum… Çok daha önce yapması gereken hareketi geç kalmış olarak yapması bile gerçekten çok önemli ve onurlu bir davranıştır… Almanya Milli Takımından istifa etmesi çok doğrudur…
Kibirli Batı zihniyeti “Sonun Başlangıcı”nda olduklarının hâlâ farkında değil!
Dünya Futbol Kupasını kazanan Fransa millî takımının kadrosu tam bir ibret abidesidir… Fransız faşistler, neredeyse tamamı göçmenlerden oluşan millî takımlarının kadrosuna bakıp ne hisediyorlar acaba!
AB ülkelerinin her alanda geleceği artık göçmen ve sığınmacıların elinde…
AB Ülkelerine geçmiş olsun...