Tarihi Mekanların Görünmeyen Dili: Akustik Psikolojimizi Nasıl Etkiliyor?

Uzman Psikolog Kerime Begüm Özkaya, sesin duygu durumunu doğrudan etkilediğini dile getirerek geçmişte insanların ilaçlar yerine tarihi mekânlarda doğal yöntemlerde şifa bulduğunu belirterek, Divriği Ulu Cami'nin ses, huzur ve ambiyansıyla iyileştirici bir rol üstlendiğini ifade etti.

SuperHaber Mobil
HABERİN DOĞRUSU CEBİNİZDE!

Son dakika gelişmelerini, özel haberleri anlık bildirimle ilk siz öğrenin.

SuperHaber Mobil Uygulaması
Tarihi Mekanların Görünmeyen Dili: Akustik Psikolojimizi Nasıl Etkiliyor?

Ses, kişinin ruh halini ve duygu durumunu doğrudan etkiliyor. Yüzyıllardır şifa amacıyla da kullanılan tarihi yapılar sahip oldukları akustik özelliklerle de geçmişten günümüze insan psikolojisi üzerinde derin etkiler bırakıyor. Bu sebeple ses, sadece bir iletişim aracı değil aynı zamanda insan duygu durumu ve psikolojisi üzerinde de büyük role sahip olduğu kabul ediliyor. Bir ortamın huzurlu veya gergin hissedilmesi ise genellikle sesin kendisinden çok nasıl yankılandığıyla ilgili oluyor. Bu anlamda yüksek tavanlar, taş duvarlar, kubbeler ve iyi akustiği olan ortamlar zaman algısını yavaşlatıyor ve zihnin dinlenmiş hissetmesini sağlıyor.

AKUSTİK ORTAM İNSANIN KORUNMUŞ HİSSETMESİNE SEBEP OLUYOR

Anadolu'da yüzyıllar boyunca ses ve akustiğin tedavi amaçlı kullanıldığı pek çok yapı bulunuyor. Bu yapıların en dikkat çekici örneklerinden biri ise Sivas Divriği ilçesinde yer alan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde bulunan 801 yıllık Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası olarak biliniyor. Selçuklu döneminde hem ibadet hem de şifa merkezi olarak inşa edilen yapı, mimarisi kadar akustik özellikleriyle de öne çıkıyor. Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası'nda sesin mekân içinde dengeli bir şekilde yayılması, kişide güven ve huzur hissini artırıyor. Taş duvarlar ve kubbeli yapı sayesinde oluşan akustik ortam, bireyin kendini çevrelenmiş ve korunmuş hissetmesine katkı sağlıyor. Bu durum, psikolojik olarak sakinleşmeyi desteklerken kalp atışının dengelenmesine ve sinir sisteminin yavaşlamasına yardımcı olabiliyor. Tarihi yapıda duyulan ezan sesi, ayak sesleri ve hafif yankılar, ziyaretçilerde geçmişle temas hissi uyandırarak aidiyet duygusunu güçlendiriyor.

Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Uzman Psikolog Kerime Begüm Özkaya, geçmişte ruhsal problemleri olanların ilaçlar yerine tarihi mekanlarda şifa aradıklarını söyleyerek, "Geçmişte sesin, akustiğin ve ortamın tedavi amacıyla kullanıldığını biliyoruz. İnsanlar hastane ya da klinikler yerine tarihi mekânlarda şifa aramış, çiftçiler bile fiziksel ya da psikolojik fark etmeksizin bu mekânların sesi, huzuru ve ambiyansıyla iyileşmeye çalışmıştır. Divriği Ulu Camii de bu anlamda atılmış en güzel adımlardan biridir" dedi.

"TARİHİ MEKÂNLARDA SESİN PSİKOLOJİK ETKİSİYLE ZAMAN ALGISI DEĞİŞEBİLİR"

Tarihi mekanlarda sesin psikolojik etkisiyle zaman algısının değişebileceğini söyleyen Kerime Begüm Özkaya, "Ses, kişinin o anki ruhsal durumunu, ait olduğu toplumsal ve kültürel katmanı yansıtır. Ses duyguyu, güveni, tehdidi, şefkati ve hatta iyileşimi etkileyebilir. Seslerin insan psikolojisi üzerindeki etkileri çoğu zaman çok derinden yaşanır. Ses yalnızca bir iletişim aracı değil, duyguyu taşıyan, güven ya da tehdit hissettiren güçlü bir psikolojik aktarımın anahtarıdır. Ses tonu kelimelerden önce duyguyu iletir. Aynı cümle yumuşak bir sesle söylendiğinde şefkat olarak algılanırken, sert bir tonla söylendiğinde tehdit gibi algılanabilir. Ses sinir sistemini etkiler ve bedeni doğrudan harekete geçirir. Yavaş, sakin ve ritmik sesler rahatlatır, güven hissi oluşturur. Yüksek, ani ve sert sesler ise savaş-kaç tepkisini tetikler. Ses, bağlam ve güvenle ilişkilidir. Çocuğun dünyayı güvenli ya da tehlikeli algılamasında belirleyici rol oynar. Tarihi mekânlarda sesin psikolojik etkisiyle zaman algısı değişebilir. Yankılı adımlar, yüksek tavanlarda dağılan sesler ve taş duvarlardan dönen yankılar kişide zamanın yavaşladığı hissini oluşturur, bu da zihinsel durulmayı artırabilir. Sessizlik ya da hafif yankı, huşu, saygı ve içe dönüş duygularını tetikler; bu yüzden camilerde, kiliselerde ve türbelerde insanlar istemsizce daha kısık sesle konuşur" dedi.

"AKUSTİK MEKANIN GÖRÜNMEYEN DİLİDİR"

Sesin çok büyük bir etkisi olduğunu söyleyen Özkaya, "Taş duvarların ve kubbelerin oluşturduğu akustik ortam kişiye çevrelenmişlik ve güven hissi verir. Özellikle Divriği Ulu Camii'de sesin eşit yayılması, korunma ve kapanmışlık duygusunu destekleyerek kişide olumlu bir etki oluşturabilir. Tarihi mekânlarda duyulan dualar, ayak sesleri ve fısıltılar geçmişle temas hissi oluşturur ve kolektif belleği canlandırır. Bu durum sinir sistemini düzenleyerek kalp atışını dengeler ve iç sakinliği artırır. Bu yüzden bazı tarihi yapılar iyileştirici olarak algılanır. Ezan, çan, ayak sesi ve fısıltılar kültürel olarak ait olma duygumuzu güçlendirir. Ancak travma öyküsü olan bireylerde ani yankılar ve sert sesler kaygıyı artırabilir. Ses akustiğinin düşündüğümüzden çok daha büyük bir etkisi vardır. Bir mekânda kendimizi huzurlu ya da gergin hissetmemizin nedeni bazen duyduklarımız değil, sesin nasıl yankılandığıdır. Akustik, mekânın görünmeyen dilidir" diye konuştu.

Kaynak: İHA