Tarihi gün! Cumhurbaşkanı Erdoğan 979 gün sonra yeniden AK Parti üyesi...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2014 yılında Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından üyeliğinden ayrıldığı, kurucusu olduğu AK Parti'ye yeniden üye oldu. Törende ilk olarak kürsüye Başbakan Yıldırım çıkarak duygusal bir konuşma yaptı. Ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, 979 gün sonra AK Parti üyesi olarak yaptığı ilk konuşmasında önemli mesajlar verdi....

SuperHaber Mobil
HABERİN DOĞRUSU CEBİNİZDE!

Son dakika gelişmelerini, özel haberleri anlık bildirimle ilk siz öğrenin.

SuperHaber Mobil Uygulaması
Tarihi gün! Cumhurbaşkanı Erdoğan 979 gün sonra yeniden AK Parti üyesi...

İşte o konuşmadan satır başları

AK Partimizin saygıdeğer mensupları, kurucular kurulumuzun MKYK, Merkez Disiplin Kurulumuzun üyeleri, çok değerli kardeşlerim, hanımefendiler, beyefendiler sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum.

erdogan-parti7

27 Ağustos 2014 tarihinde milletimiz tarafından Cumhurbaşkanlığı görevine seçilmem sebebiyle Anayasa gereği ayrılmak zorunda kaldığım kurucusu olduğum partime, yuvama, sevdama, aşkıma bugün yeniden dönüyorum. Tam 979 gün sonra bu hasret hamdolsun sona eriyor. Bugün burada bir kez daha selamünaleyküm diyerek heyetinizin içine tekrar dahil oluyorum.

"BU SADECE RESMİ BİR AYRILIKTI"

16 Nisan anayasa değişikliğiyle Cumhurbaşkanlarının parti üyeliği yasasının değiştirilmesi ve yasağın kadırılmasını, böyle bir imkanı en güzel şekilde şu anda değerlendiriyor ve partime yeniden üye oluyorum. Bu ayrılık aslında sadece bir resmi ayrılıktı. Aramızdaki mesafe mevzuat gereği olan bir mesafeydi. Gönlümüz hep beraber oldu, hep beraberdi. Gönüllere sınır çizmek, gönüllere duvar örmek mümkün değildir. Biz hep bu hududu kimler çizmiş gönlüme, dar geliyor gardaşım dedik. AK Parti 13 yıllık bir siyasi parti olsa da aslında kutlu bir davanın mirasını omuzlarında taşıyan bir partidir demiştik. Bize asırlar gibi gelse de ayrılığımızın sona eriyor olması beni asıl bu bakımdan heyecanlandırıyor.

"MESELE MİLLETİMİZ, ÜLKEMİZ, DEVLETİMİZİN TA KENDİSİ"

Bu kutlu yürüyüşü daha güçlü ve kararlı bir şekilde inşallah sürdüreceğiz. Buna inancım tam. Bugüne kadar her ne yaptıysak milletimiz için yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. Biz milletimiz için çalıştıkça, gayret ettikçe, ter döktükçe milletimiz bize daha çok sahip çıktı. Biz milletimiz için biz gövdemizi siper ettik, yeri geldi milletimiz bizim için gövdesini siper etti. 15 Temmuz bunun çok açık, net bir ispatıydı. Türkiye'ye saldıran herkesin bizi hedef almasının sebebi budur. Bazıları sanıyor ki, mesele şahsımızdır, hükümetimizdir, partimizdir. Halbuki mesele milletimiz, ülkemiz, devletimizin ta kendisidir. Mesele bağımsızlığımızdır, hedeflerimizdir, iddialarımızdır. Biz de milletimiz de bu gerçeği çok iyi biliyoruz.

"AYNI ŞEKİLDE YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ"

Bundan sonra da inşallah aynı şekilde yolumuza devam edeceğiz. Cumhurbaşkanlığına aday olduğumda bu bir veda değildir. Bu yeni bir başlangıcı yeni dönemi bir hatime ile değil fatiha ile başlatmıştır. Ülkemize kazandırdığımız hizmetlerin en yakın şahidi milletimizin ta kendisidir. AK Parti olarak bizim en büyük gücümüz insanlarımızın hayat kalitesini arttırma konusundaki başarımızdır. Daha da önemlisi bu hizmetlerden ülkemizin en ücra köşesinden en yüksek binasında ikamet edene kadar her bir vatandaşımızın yararlanıyor olmasıdır. Bizim bir değerler dünyamız var. Bu uğurda her türlü mücadeleyi yürüttük. Hizmetlerimizde asla ayrımcılık yapmadık, yapmıyoruz ve yapmayacağız.

"ÖZELLİKLE HATIRLATMAK İSTERİM"

Sözümüz muhatabı bize kulak verenlerdir ama icraatımız herkes içindir. Bu ülkede 80 milyon insan birinci sınıf vatandaştır. Biz samimiyetle çalıştığımızda milletimizden gereken karşılığın geleceğine inanıyorum. Bundan sonra da yükümüzün daha da ağır olduğunu özellikle hatırlatmak isterim. Milletimizle aramızda varolan rabıtaya, muhabbete, hürmete baksalar geçtiğimiz 15 yılın sırrını çözecekler ama işlerine gelmiyor, oraya bakmıyorlar. Ülkemizin siyaset literatürüne AK Parti tarzı siyaseti kavramını kazandırdığımıza inanıyorum. Gönül olarak birliket olsak da hukuken ayrı kaldığımız 2,5 yılı aşkın dönemde Türkiye, milletimiz ve ülkemiz açısından hayati hadiseler yaşadı. Doğrudan milletin oyuyla göreve gelen Cumhurbaşkanını kabullenmek istemeyenler kendilerini komik duruma düşüren icraatlar yaptılar.

"BU İFTİRALARI HER ZAMANKİ GİBİ MİLLETE HAVALE EDİYORUZ"

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne taşınmamızın ardından bu bina üzerinden şahsımı ve partimizi yıpratmaya yönelik akla hayale gelmeyecek iftiralar sergilediler. Bu iftiraları her zamanki gibi millete havale ediyoruz. Gelmem diyen kim varsa sonunda bir gün Beştepe'nin yolunu öğrendi. Suriye'deki gelişmeleri bahane ederek Kürt kardeşlerimizi sokağa çağıran bir siyasi partinin ihanet derecesindeki sorumsuzluğu çok sayıda vatandaşımızın hayatına maloldu. Yasin Börü alçakça katledildi. Şüphesiz ki bunun bedelini milletimiz onlara ödetti, ödetecek. 7 Haziran'da Türkiye ilk defa istikrar ve güven ortamını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Milletimziden aldığımız güçle, anayasanın verdiği yetkileri kullanarak ülkemizi siyasi krizden sağ salim çıkararak 1 Kasım seçimlerine ulaştık.

"SON AŞAMAYA GELDİK"

Ceylanpınar'da iki polisimizin evlerinde uyurken şehit edilmeleri bizim için bardağı taşıran son damla oldu. Türkiye bütün imtihanlardan yüzakıyla çıktı. Seçimlerin yenilenmesi sürecini başarıyla yüreterek siyasi istikrarı tekrar tesis etti. AK Parti iktidarlarının istikrar ve güven iklimine yeniden kavuştuk. Bölücü terör örgütünü açtığı çukurlara gömdük. Suriye'den sınırlarımıza yönelen tehditleri tamamen ortadan kaldırmak için kapsamlı bir operasyon için son aşamaya geldik. FETÖ'nün devletten tasfiyesi konusunda ciddi ilerleme kaydettik. İşte tam bu aşamada Türkiye tarihinin en büyük ihanetiyle karşılaştı. Bu ihanet sıradan değildir. Asker elbisesi giydiğimiz FETÖ teröristleri milletin kendisine emanet ettiği silahları çevirerek ülkemizi işgale kalkıştılar.

"ACIRSANIZ, ACINACAK HALE GELİRSİNİZ"

Milletimizin canı pahasına verdiği mücadeleyde 29 gün bu millet uyumadı. Gece gündüz demeden uyumadı. Başarısızlağa uğrattığımız bu darbe girişimi başka hiçbir şekilde elde edemeyeceğimiz dersler içeriyordu. FETÖ ile mücadelenin kararlı ve süratli yürütülmemesi halinde başımıza neler geleceğini 15 Temmuz'da gördük. Takiyenin bu kadar başarılı yapıldığı başka örgüt yedir. Bizim burada şu ne dedi, bu ne dedi bakamayız. Hukuk sistemi vardır, yargı çalışmaktadır. Gereği neyse bu yapılacaktır. Arkadaşlarıma söylüyorum; önümüze gelip gözyaşı dökenler olacaktır. Acırsanız, acınacak hale gelirsiniz. Böyle bir darbe girişiminin dünyada örneği yoktur. Bu gerçeği görmemiz gerekir. Pensilvanya'daki terörit başı 170 ülkeyi yönettiğini ifade ediyor.

"GEÇİN BUNLARI GEÇİN"

Aynı şekilde Avrupa'da her türlü destek onlara veriliyor. Aynı şekilde PKK'ya veriliyor. Neden? Türkiye'nin önünü kesmek için veriliyor. Bundan sonra yapacağınız bir şey var, bugüne kadar açmadığınız şu fasılları açmaktan başka çareniz yok. Açarsanız ne ala! Açmadığınız takdirde güle güle. Türkiye bunların kapıkulu değildir. Bugüne kadar ne dendiyse hepsi yerine geldi. Yakında NATO zirvesi var orada görüşelim, 5 madde yazmışlar. OHAL kalkması gerekir, vs. Geçin bunları geçin, siz ne yapacaksınız onu söyleyin. Sen önce git Fransa'daki OHAL'i kaldır. Fransa'da OHAL edecek biz edemeyeceğiz, beyefendilerden izin alacağız. Böyle bir şey olabilir mi? Önce verdiğiniz sözü tutacaksınız, fasılları kaldıracaksınız.

"MİLLETİMİZLE TEK BAYRAK, TEK VATAN, TEK MİLLET, TEK DEVLET DİYORUZ"

Suriye'de başlattığımız Irak Kalkanı Harekatı gerçekten silahlı kuvvetlerimizin başarılarla dolu bir sürecidir. Özellikle Cerablus operasyonu çok çok başarılı olmuş, DEAŞ oradan defedilmiştir. Ardından Rai, Dabuk operasyonları başarılı bir şekilde sürdürülmüş oralardan DEAŞ atılmıştır. Şimdi sırada Münbiç ve Rakka var. Burada tabii ki hedef başta Amerika olmak üzere koalisyon güçleriyle beraber ne yaparız. Yarın sayın Putin'le bunları enine boyuna konuşacağız. Temenni ederim ki, oradan hayırlı bir netice ile döneriz. 16'sında Amerika ziyaretimiz var. Buralardan inşallah yeni bir süreci başlatırız. Nihai kertede PKK, FETÖ, DEAŞ'ın ortak hedeflerine karşı ne yapacağız. Amaç bu ülkeyi bölmek, devleti çökertmek. Buna karşı milletimizle tek bayrak, tek vatan, tek millet, tek devlet diyoruz.

"BUNU HERKES BİLMELİ"

16 Nisan için Türkiye'nin dört bir yanında çok koştunuz, çok gayret sarfettiniz. 81 vilayette tek millet anlayışını başarmamız lazım. Bunu başarmak bizim görevimiz, bizim elimizde. Kucaklıyoruz, kucaklaşacağız. Bu davete herkes gelmek zorunda değil. Sevgililer sevgilisi Hz. Muhammed'in davetine herkes icabet etti mi? Biz çağrımızı yaparız, gelen gelir. Bizim bayrağımıza alternatif bir bayrak asla düşünülemez. Bizim o paçavralara o niyetlere bakanlara gereği neyse onu yaparız. PKK'nın PYD'nin Suriye'deki heveslerini kursağında bırakacağız. Bunu da herkes bilmelidir. Kendi göbeğimizi kendimiz keseriz.

"BU ÜLKEDE BÖLÜCÜLÜK, AYRIMCILIK OLMASIN DİYE YAPTIK"

15 sene önce ne söz vermiştik. Batı'da ne varsa Doğu'da, Kuzey'de ne varsa Güney'de olacak. Eğitim, sağlık, adalet, emniyet, enerji, gıda tarımda yaptık ve hala da yapmaya devam ediyoruz. 15-20 yıl önce kim derdi Hakkari'ye Selahaddin Eyyübi Havalimanı yapılacak. Kim derdi Ağrı, Iğdır, Kars'a havalanı. Bu ülkede ayrımcılık olmasın, bölücülük olmasın diye yaptı. Kimse AK Parti'yi bölücü olarak değerlendiremez, bölücü olarak takdim edemez. Batının uşakları buraya gelip, Diyarbakır'a şuraya buraya Türkiye'de bölücülük var derler. isviçre parlamentosunun önünde şakağıma silah dayadılar.Zürih'te büyükelçiliğimizin camına boya sıkmışlar. Nerede İsviçre'nin polisi, ne iş yapar bunlar?

"OSMANLI'DA YAPILMIŞ CUMHURİYET'TE DEVAM EDİLMİŞTİR"

15 Temmuz gecesi sokakları, meydanları dolduran milyonlarca insan bayrağının indirelemeyeceğini, ezanının dindirilemeyeceğini söylerken bu konuda hayatını ortaya koyarken bizim üzerimizdeki sorumluluğu kat be kat arttırmıştır. 15 Temmuz gecesi ve terörle mücadelede hayatlarını kaybeden tüm kardeşlerime Allah'tan rahmet diliyorum. Hukuken AK Parti'den uzak olduğumuz dönemin en son sınaması 16 Nisan halkoylamasıdır. Türkiye 16 Nisan'a durup dururken gelmedi. Bu meselenin bir yönetim sistemi tartışması olduğunu hep söyedik. Türkiye için parlamenter sisteme geçiş Osmanlı'da yapılmış Cumhuriyet'te devam edilmiştir. Darbeler, krizlerle geçen bu dönemi kimsenin gül bahçesi gibi göstermeye hakkı yoktur.

"VATANDAŞLARIMIZIN TAMAMINA TEŞEKKÜR EDİYORUM"

Dünyanın hiçbir yerinde her ikisi de halk tarafından seçilen yürütme yetkileriyle donatılmış iki yönetici yoktur. Halkoylaması kampanyası boyunca dilimizin döndüğünce bu sistemin ne olduğunu milletimize anlatmaya çalıştım. 16 Nisan'da demokratik haklarını kullanan vatandaşlarımızın tamamına teşekkür ediyorum. Yüzde 85'in üzerinde bir katılım olmuştur. Bu tarihi dönüşüme evet diyerek katkı veren 25 milyon 200 bine yaklaşan vatandaşımıza hasseten teşekkür ediyorum. Bu vesile ile hayır diyerek aynı şekilde demokratik haklarını kullandıkları için teşekkür ediyorum. Yüzde 51,4 bir AK Parti oyu değildir. Yüzde 48,6 da bir CHP oyu değildir.

"AİHM'İN SEÇİMLERLE İLGİLİ BİR YETKİSİ YOKTUR"

Kimse kimseyi aldatmasın. Önümüzde yerel seçimler, parlamento ve başkanlık seçimi var. Orada herşey daha net ortaya çıkacak. Türkiye'de başvurulması gereken heryere başvuru yapanlar var. YSK'ya gidiyorsun nihai kararını veriyor. Sen onunla tatmin olmuyorsun, Anayasa Mahkemesi'ne gidiyorsun, oradan umudu kesiyorsun. Şimdi de AİHM' gidiyorsun. Oranın böyle bir yetkisi, seçim işlerine karışma yetkisi yok. Önümüzdeki seçimlere iyi hazırlanan milletin gönlüne girin. Hala Türkiye'yi ne kadar Türkiye düşmanı varsa, teröristler varsa kapılarına gidiyorlar. Teröristlerle kampanya sürdürecek kadar ne yazık ki seviye kaybına uğradık.

"ÇAT KAPI YAPTIK, ŞAŞIRDI..."

Artık 16 Nisan geride kaldı.Bundan sonra tüm planlamamızı 2019 seçimine göre yapmak durumundayız. Eğer yaşadıklarımızdan ders çıkartmazsak yarın benzer sıkıntılara yeniden düçar olmamız kaçınılmazdır. Milletimizin bize verdiği desteğin devam etmesini istiyorsak böyle bir hataya düşmememiz lazım. Bizim hiçbir terör örgütüne karşı müsamaha gösterme hakkı yoktur. Bizim milletimizin, huzuru, refahı geleceği için yapılması gereken hiçbir çalışmayı öteleme, savsaklama hakkımız yoktur. Hizmet gereklidir ama hizmet yeterli değildir. Bizim rehavete kapılma, hele hele milletimizin rotasından çıkma asla yoktur. Bu fakir mahçup olmak istemiyor, sizlerin de mahçup olmak istediğinize inanmıyorum. Daha samimi çalışacağız, verimli çalışacağız, bizi duymamış olana kendimizi duyuracağız. Bir gece Ani harabelerini dolaştık. Dedim ki, bir çat kapı yaptık. Ev hanesi şaşırdı. 'Bey yok mu?' dedim, yok dedi hayvanlarla dağda. 'Bize pilav yapacak mısın' dedim. Telefonda beyini aradı, "Bey bey dedi Başbakanımız geldi' dedi. O da 'iyi bakın' dedi. Telefonu aldım 'neredesin' dedim, 'uzaktayım' dedi. 'Sen hiç yorulma' bize hanımefendi gereken ikramı yapıyor dedim.

"BU İNSANLAR BİZİM İNSANLARIMIZ"

Oradan çıktık, şehre gelmeden bir kapıyı daha çalalım. Bir çat kapı daha yaptık. Hemen kahve ikramı için evin gelinine ev sahibesi talimat verdi. Kızımız da kahveyi getirirken düşürdü ve eli kesildi. Ben de Recep Bey'e dedim ki 'Al hastaneye götür'. O zaman da o hastane yeni yaptığımız hastanelerden bir tanesiydi. Bu insanlar bizim insanlarımız. Ben onlar Kürt müdür, Zaza mıdı, şu mudur, bu mudur öyle bir şey bilmiyorum, çat kapı yaptık. Bizim bu anlayışı yaygınlaştırmamız lazım. Özel davet yok, parası pulu olanlara gidelim de diğerlerini kenarda bırakalım yok. Parası pulu olanın herşeyi var. Biz diğerlerine gidelim. Biz şuadan çıkar gibi çat kapı yapalım, bu bambaşka bir heyecan. Bizi yanlış bilene doğrusunu anlatalım. Toplumun hiçbir kesimini ihmal etmeyeceğiz. Kadın Kollarımızın görevi çok çok ağır ve önemli. Gençlere ulaşmak için hangi yenilikleri yapmak gerekiyorsa yapacağız. Ben de eşime Semiha hanıma teşekkür ediyorum. Tüm bakan arkadaşlarımızın eşlerine, milletvekili arkadaşlarımızın eşlerine teşekkür ediyorum.

"UNUTMAYIN Kİ FAİZ SEBEP DEĞİL SONUÇTUR"

Suriye operasyonundaki tecrübeler savunma sanayiindeki önemi ortaya koymuştur. Mutlaka ekonomiyi güçlendireceği. faizleri düşüreceğiz. Unutmayın ki faiz sebep değildir, sonuçtur. AK Parti en zor dönemde iki husustan vazgeçmemiştir. Biri özgürlük güvenlik dengesini gözetmek diğeri de ekonomideki önceliklerimiz ve yatırımlarımızdan asla vazgeçmemek. Bugün dünyanın en kanlı örgütlerin saldırılarına maruz kalmasına rağmen mücadelesini demokrasi ve hukuk içerisinde yöneten bir ülke olmamızın arkasında işte bu vardır. Önümüzdeki yıllarda da demokrasi, hukuk ve yatırımlardan vazgeçmeyeceğiz. Bizim dava arkadaşlığımız ervahı ezeldedir.

TARİHİ GÜN! CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN 979 GÜN SONRA AK PARTİ ÜYESİ

16 Nisan referandumunda kabul edilen anayasa değişikliği ile Cumhurbaşkanının partili olabilmesinin önünün açılmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün düzenlenen törenle yeniden parti üyesi oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan üyelik beyannamesini imzaladı.

erdogan-parti5_1

BİNALİ YILDIRIM KAPIDA KARŞILADI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 979 gün sonra tekrar üye olmak için kurucusu ve doğal lideri olduğu AK Parti'ye geldi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nden makam aracıyla AK Parti'ye hareket eden Erdoğan'a, çok sayıda araç konvoyla eşlik etti. Erdoğan, AK Parti'ye Söğütözü Caddesi üzerindeki genel başkan girişinden girdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan burada, AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, Yıldırım'ın eşi Semiha Yıldırım, Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, TBMM Başkan Vekili Ayşenur Bahçekapılı ve AK Parti genel başkan yardımcıları tarafından karşılandı.

erdogan-parti_1

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra AK Parti'ye üyelik töreninin gerçekleştirileceği salona geçti.

erdogan-parti3

Cumhurbaşkanı Erdoğan salonda büyük bir coşkuyla karşılandı. Salonda oldukça duygusal anlar yaşandı, gözyaşlarını tutmayanlar oldu.

erdogan-parti4

BAŞBAKAN'DAN DUYGUSAL KONUŞMA

Y-P

Başbakan Binali Yıldırım konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıktı. Yıldırım'ın kürsüye çıkarken ağladığı görüldü. Başbakan şunları söyledi;

"Özlemek sabretmektir, yılları, ayları saatleri izlemektir. Gelecekse beklenen, beklemek güzel. İşte beklenen an sayın Cumhurbaşkanımız, kurucu genel başkanımız bugün yuvaya, kurucusu olduğu AK Parti'ye tekrar dönüyor. Kendisine yol arkadaşlarım adına, bütün parti teşkilatım, grubum adına hoşgeldiniz, şeref verdiniz diyorum. Bize bu yolu açan aziz milletime huzurlarınızda şükranlarımı sunuyorum. Sayın Cumhurbaşkanım, saygıdeğer hanımefendi, değerli yol arkadaşlarım hepinizi saygıyla, hürmetle selamlıyorum. Konuşmamın başında geçtiğimiz Cuma günü kesin sonuçların açıklandığı 16 Nisan halkoylamasının demokrasimize, ülkemize tekrar hayırlı, uğurlu olmasını Cenab-ı Mevlamdan niyaz ediyorum. 16 Nisan 2017 Türkiye'nin siyasi tarihinde Cumhuriyet'in ilanı kadar, çok partili hayata geçiş kadar iftiharla hatırlanacak son derece anlamlı bir gündür. Bu günü anlamlı kılan aziz milletimizin iradesiyle, istikrarı, güçlü iktidarı, demokrasiyi ve uzlaşmayı kurumsal hale getirmiş olmasıdır. Bunun için büyük bir kararlılıkla sandığa giden milletimizin her bir ferdine şükranlarımı sunuyorum. Bu vesile ile bugüne kadar ülkemizin kalkınması, büyümesi, gelişmesi yolunda hizmeti geçen, demokrasi mücadelemize katkı sağlayan herkese bir kez daha teşekkür ediyorum, onları hayırla yadediyorum.

"DAHA GÜZEL GÜNLERİ BİRLİKTE GÖRECEĞİZ"

Emekleriyle, alın teriyle, akıl teriyle hizmet eden, 1 Mayıs'ı bayram havasında geçirdik. Her yerde barış ve kardeşliğin egemen olduğu bir ortamı yaşadık. Bütün sendika ve sivil toplum yöneticilerine sağduyulu yaklaşımları için teşekkür ederim. Vatandaşın huzurlu bir gün geçirmeleri için yoğun mesai yapan bütün güvenlik güçlerimize teşekkür ediyorum. Emeğin, alın terinin karşılığını tam anlamıyla veren bir sistemi hayata geçirmek için mücadele ediyoruz. Çalışanlarımızın her türlü beklentisine bugüne kadar kulak verdik bundan sonra da istişare mekanizmalarını aktif kullanarak daha iyi Türkiye'yi birlikte inşa edeceğiz. Daha güzel günleri birlikte göreceğiz, bundan zerre kadar şüphem yoktur. Bugün tarihi bir gün yaşıyoruz. Aziz milletimizin kararı doğrultusunda ülkeyi yönetenleri milletin ve siyasetin üstünde görme anlayışı artık sona ermiştir. Milletin adamı, millete hizmetin adresi, kurumuna, AK Parti'ye milletin tasvibiyle bugün görüyor.

CUMHURBAŞKANIMIZA TEKLİFİMİZİ SUNACAĞIZ

Sayın Cumhurbaşkanım evinize yuvanıza tekrar hoşgeldiniz, safalar getirdiniz. Aslına bakarsanız ev sahibine hoşgeldiniz demeye de ihtiyaç yok. Bu şarkı burada bitmez diyerek millete hizmet yolunda sefere çıktığımız 14 Ağustos tarihi kadar sevinçliyiz. Milletin kurduğu, rotasını milletin çizdiği AK Parti bugüne kadar milletin verdiği talimat dışına hiç çıkmadı. Milletimiz Cumhurbaşkanımızın AK Parti'ye dönmesinin önündeki engeli tamamen kaldırmıştır. Millet partisini lideriyle buluşturmuştur, hayırlı olsun, mubarek olsun. AK Parti olarak 21 Mayıs'ta olağanüstü kongremizi yapma kararı verdik. Sayın Cumhurbaşkanımızı genel başkan adayı olarak teklif edeceğiz. Şüphesiz kararı kongre üyeleri verecek şimdiden hayırlı uğurlu olsun. Bugün bir büyük mutluluğu yaşıyoruz. Geçmiş 15 yılda elde edilen tarihi başarıların ardından Türkiye'nin geleceğini inşa etmek üzere bugün yeniden saflarımızı sıklaştırıyor, gücümüzü tazeliyoruz.

"AK PARTİ İLE TÜRKİYE'NİN KADERİ DEĞİŞTİ"

Türkiye'ye millete hizmet eden her arkadaşımız, her kardeşimiz istikametini korumuştur. 15 yıl boyunca bayrak değişimi oldu ancak bayrak asla yere düşmedi. 65. Hükümet olarak da Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük saldırısına maruz kaldığımız halde demokrasi mücadelesinden yüzümüzün akıyla çıkmayı başardık. Türkiye'yi güven ve istikrar çizgisinde koruduk. Türkiye'de 15 yılda çok şey değişti ama bir şey hiç değişmedi. Değişmeyen Türkiye'de sessiz devrimleri hayata geçiren Türkiye'yi çağ atlatan bu hareketin kurucusu sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın milletimizdeki yeridir. Şimdi sayın Cumhurbaşkanımız AK Parti ile AK Parti sayın Cumhurbaşkanımızla birleşti ve sembolleşti. Türkiye AK Parti'yle büyüdü, AK Parti ile Türkiye'nin kaderi değişti. Şimdi sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde daha büyük başarılara imza atmaya hazırız, hayırlı uğurlu olsun.

"SEÇİMLE GELEN İLK CUMHURBAŞKANI"

Bugün 16 Nisan'da ortaya çıkan milli iradeyi hayata geçirmek için atılan adım aslında Cumhurbaşkanının halkın oyuyla seçilmesi kararını tamamlayan bir adımdır. Cumhurbaşkanı seçimle olsun dediğimizde karşı çıkanları millet onaylamadı. Seçimle gelen ilk Cumhurbaşkanı olma şerefini yaşadınız. Siyaset yapma ve icra yetkisini Cumhurbaşkanına vatandaş vermiştir. Vatandaş kendi hukukunu korusun diye anayasayı değiştirdi ve kendi iradesiyle yetkiyi Cumhurbaşkanlığı makamına verdi. Artık ne Cumhurbaşkanlığı makamını ne de siyaset kurumunu 16 Nisan yaşanmamış gibi eski kavramlarla ifade edemeyiz. Bir partinin mensubu olmak tüm vatandaşlarımızın hizmetinin önünde bir engel değildir. Siyaset yapmak bütün vatandaşların hizmetinde olmak demektir. Bizzat halkın denetiminde olmak demektir. Cumhurbaşkanımızın her hizmet nasıl vatandaşlarımız için ise bundan sonra da vatandaşlarımız için olacaktır.

"BU SİSTEM ÇİFT BAŞLILIĞI ORTADAN KALDIRMIŞTIR"

Bu sistem çift başlılığı ortadan kaldırmıştır. Bir takvim içerisinde bu değişimi bütün unsurlarıyla hazırlık sürecini tamamlayıp, aşama aşama Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini uygulamaya geçireceğiz. Türkiye sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğinde hedeflerine ulaşacak, muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkma gayretini gösterecektir. Demokrasimiz gelişecek, birliğimiz, beraberliğimiz, kardeşliğimiz daha da güçlenecektir. Sayın Cumhurbaşkanımızın AK Parti çatısı altına dönüşünün hem kendilerine, hem ülkemize, hem de partimize hayırlar getireceğine yürekten inanıyorum. Allah birliğimizi, beraberliğimizi daim eylesin.