Kredi kartlarındaki artış dikkat çekti!
Türkiye’de hanehalkı borçluluğu son yıllarda düşük seviyelerde seyretse de borcun yapısında dikkat çekici bir dönüşüm yaşandı. TCMB’nin Finansal İstikrar Raporu’na göre, toplam borçların milli gelire oranı “emsal” ülkelere göre hâlâ sınırlı kalsa da kredi kartı ve kısa vadeli tüketici kredilerindeki hızlı büyüme öne çıktı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Finansal İstikrar Raporu, Türkiye’de hane halkı borçluluğunun son dönemde yeniden yükselişe geçtiğini ancak uluslararası karşılaştırmalarda hâlâ oldukça düşük seviyelerde kaldığını ortaya koydu. 2020 pandemi döneminde artan borçluluğun, sonrasında düzenlemeler ve yüksek faiz döneminde gerilediği görüldü. Rapora göre, hane halkı borçlarının milli gelire oranı 2020’de yüzde 18 seviyelerindeyken 2024 sonunda yüzde 9 seviyesine kadar geriledikten sonra 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 10,1’e yükseldi. Böylece uzun süredir düşüş eğiliminde olan borçluluk oranı yeniden yükselişe geçti.

KREDİ KARTLARINDAKİ ARTIŞ DİKKAT ÇEKTİ
Borç kompozisyonunda en dikkat çekici değişim kredi kartlarında yaşandı. Grafikler, son yıllarda kredi kartlarının hanehalkı borçları içindeki payının belirgin şekilde arttığını gösterdi. 2023 sonrası dönemde özellikle yüksek enflasyon ve faiz ortamı, alım gücündeki düşüş, tüketim eğilimindeki artış ve taksitli harcamalarla birlikte bireysel kredi kartı borçları hızla yükseldi. Mart 2026 itibarıyla bireysel kredi kartı borçlarının toplam yükümlülükler içindeki payı yaklaşık yüzde 48-50 bandına çıktı. Bu oran geçmiş ortalamaların üzerinde oldu. Bireysel kredi kartı bakiyesi yıllık bazda yüzde 53,6 büyüyerek 3,17 trilyon liraya yükselirken, taksitli bireysel kredi kartlarında yıllık büyüme yüzde 69’a yaklaştı. Takipteki alacaklarda da yüzde 67,7’lik artış dikkat çekti. TCMB’nin derlediği verilere göre, toplam hanehalkı finansal yükümlülükleri mart itibarıyla 6,6 trilyon liraya ulaştı. Son bir yılda toplam yükümlülüklerdeki artış yüzde 50,3 olurken, yıllıklandırılmış üç aylık büyüme ise yüzde 37,4 olarak gerçekleşti.

İHTİYAÇ KREDİLERİ HIZLANDI
Raporda, ihtiyaç kredilerindeki güçlü artış da dikkat çekti. İhtiyaç kredileri yıllık bazda yüzde 53,7 artarak 2,5 trilyon liraya ulaştı. Özellikle kredili mevduat hesaplarında (KMH) büyümede, bakiye yıllık yüzde 67,2 artış gösterirken, toplam borç içindeki pay da yükselmeye devam etti. Grafikler, KMH kullanımının tarihsel ortalamaların üzerine olduğunu gösteriyor. Enflasyondaki yükselişin etkileriyle konut fiyatlarındaki yükseliş ve yüksek faiz ortamı nedeniyle konut kredilerinin hem milli gelire oranında hem de toplam borçlar içindeki payındaki düşüş belirgin oldu. 2018 sonrası dönemde hanehalkı borç yapısında önemli değişim görülürken, geçmişte düşük faiz ve enflasyon ortamında en büyük kalemlerden biri olan konut kredileri yerini giderek kısa vadeli ve tüketim ağırlıklı borçlanmaya bıraktı. Mart 2026 itibarıyla konut kredilerinin GSYH’ye oranı yüzde 1,1 seviyesinde kalırken, toplam borç içindeki payı yaklaşık yüzde 10-12 bandına kadar geriledi.