Esra Elönü: Tabuta sığan koltuk icat edilmedi rahat olun!

Geçtiğimiz günlerde Denizli'de zabıta ekiplerinin seyyar satıcılık yapan bir gencin, pamuk şekerlerini yere atıp ayakları ile çiğnemesi büyük tepki çekmişti. Konuyu bugünkü köşesine taşıyan Haber7 yazarı Esra Elönü, pamuk şekerleri ezen zabıta memurunu sert sözlerle eleştirdi.

Esra Elönü: Tabuta sığan koltuk icat edilmedi rahat olun!

Denizli'de zabıtalar, bir gencin sattığı pamuk şekerlere el koyarak çiğneyip imha etti. Zabıta personelinin gencin elinden aldığı pamuk şekerleri yere atıp ayakları ile çiğnemesi ise büyük tepki çekti.

Konuyu Haber7'deki köşesinde ele alan Esra Elönü, "Şu zabıtanıza hızlandırılmış adamlık dersleri aldırın!" başlıklı yazısında zabıtaları sert bir dille eleştirdi.

"İnsana kendini çok şey zannettiren nefsinin üniformasıdır." diyen Elönü, "Bana soracak olursanız, üzerinden hiç çıkarmadığı garibanlığın rütbesi, giyindiği üç kuruşluk üniformaya güvenen adamdan, daha şahsiyetli ve onurludur." ifadelerini kullandı.

İşte Elönü'nün o yazısı: 

"İnsana kendini çok şey zannettiren nefsinin üniformasıdır.

Eğer vicdansızsa bir insan hangi görevde olursa olsun üniforma değil çöp poşeti giymeli. Varlığınızla adamlığınız arasındaki mesafeyi üniforma değil çöp poşeti kapatabilir çünkü. İşporta işi bir adamlığa sahipseniz bir gün o hayvanca davrandığınız garipler de sizin tezgahınızı tek bir ahıyla hurdalığa gönderebilir.

Hayır yani vicdansız merhametsiz bir bünyenin açığını üniformayla kapamaya çalışan canlının adam gibi görünme halleri de tezgah değil de nedir?

Şimdi hiç öyle kelime halayına girmeden çivilerimi çakmak isterim müsaadenizle. Dün şöyle bir fotoğraf gördüm, zabıta görünümlü bir canlı bir tezgaha el koymuş pamuk şeker satan bir gencin tezgahına , bununla yetinmiyor ayakkabılarıyla o gencin ekmeğini, pamuk şekerlerini, eziyor. Olay Denizli’de geçiyor.. Denizli Belediyesi umarım vicdanını kullanmaya kıyamamış o canlının görevine kıyar..

Bakın kalbiniz uzun süre kullanılmamaktan diğer organlarınızla yer değiştirmiş olabilir hadi bir silkelenin yerine gelsin.

Bu veteriner sedyesinde taşınacak adamları nasıl belediyenizde tutabiliyorsunuz.. Siz kimsiniz ? Bir garibanın emeğini ayaklarıyla ezen canlı, ya evde kendinize benzeri üniformalar diktirin bir test sürüşü yapın. Zalim olmayabilirsiniz ama sessiz kalarak zulmediyor da olabilirsiniz.

Yerel seçim var diye tutuşuyorsanız önce bir garibin ahı sizi nasıl yakar onu düşünün. Kime yaranayım da yerim kavileşsin diye düşünüyorsanız önce bir garibin gönlünü alın. Onlar sizin gibi dönen koltuklarda karakterlerini de döndürmüyorlar, onlar evlerine ekmekle dönme derdinde.

Yapmayın, hezimetinizin ayrıntısı ezdiğiniz o ekmeğin alın terinin içinde gizlidir belki.

Yapmayın, protokollerde böbürlenen omuzlara değil, garibana omuz olacak merhamete ihtiyacımız var.

Henüz tabuta sığan koltuk icat edilmedi rahat olun. Merhametin ve adamlığın mevkisi insan olmanın şahsiyetli olmanın sermayesiyledir.

Bana soracak olursanız, üzerinden hiç çıkarmadığı garibanlığın rütbesi, giyindiği üç kuruşluk üniformaya güvenen adamdan, daha şahsiyetli ve onurludur.

Güçlünün haklı değil, haklının güçlü olduğunu öğrenmektir en şahsiyetli seçim kampanyası..."