Suriye ordusunun eğitilmesi ve tüm teçhizatın sağlanması masada! Türkiye ve Suriye arasında askeri işbirliğinde adımlar hızlandı

Dünya devleri Suriye’nin yeni döneminden pay kapmak için harekete geçerken, Suriye savunmadan ticarete kadar her alanda Türkiye ile çalışmak istiyor. Bu işbirliğinin başında da savunma geliyor. Geçtiğimiz günlerde Arap basınında, Suriye’nin daveti üzerine Türk askeri heyetinin yaptığı ‘eksikleri tespit’ ziyareti önemli yer tutmuştu. Haberlerde, Türkiye’nin Suriye’de iki yeni üs kurması ve ABD sonrası İŞİD’le mücadele için dörtlü ülke işbirliği konusunda önemli kulis bilgileri yayınlandı...

Suriye ordusunun eğitilmesi ve tüm teçhizatın sağlanması masada! Türkiye ve Suriye arasında askeri işbirliğinde adımlar hızlandı

Suriye’nin Geçiş Dönemi Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın ziyareti öncesinde yayınlanan yazılarda, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki harekat bölgelerinin dışında ülkenin iç bölgelerinde de iki askeri üs kuracağı ileri sürüldü. Suriye kaynakları, bu projeyi doğrulamasa da, yalanmadı da…

Kulislere göre, Şam yönetiminin talepleri arasında Türk İHA/SİHA’larına ek radar ile elektronik harp ve entegre güvenlik sistemlerinin sınırda konuşlandırılması olduğu da belirtildi.

Bölgesel istihbarat kaynaklarına göre, kurulması planlanan üslerden birinin Palmira Askeri Havalimanı, diğerinin ise T4 Hava Üssü olacağı belirtiliyor. Bu üsler, Suriye’nin Humus vilayetinde, ülkenin geniş çöl bölgesi olan Badiye’de yer alıyor.

Suriye Savunma Bakanlığı yetkilisi konuya ilişkin şunları söyledi: “Terör örgütü PKK/YPG tehdidinin ortadan kaldırılması ve sonrasında yaşanabilecek muhtemel terör sızmalarına karşı olduğu kadar İsrail işgal ve ihlalleri açısından da Türk hava savunma teknolojisi büyük önem taşıyor. Ayrıca Ürdün sınırında eski rejimin millî gelir politikası haline gelen uyuşturucu ticareti ve Lübnan’dan gelebilecek Hizbullah tehdidine karşı da kabiliyet ve saha üstünlüğü tüm dünyaca takdir edilen Türk İHA/SİHA’ları sınır güvenliğimizi sağlayacak. Geçtiğimiz günlerde Tümgeneral İlkay Altındağ liderliğinde yapılan ziyaretlerde birçok teknik detay görüşüldü ve Türk menşeli teknolojinin nerelerde ve nasıl konuşlandırılacağı konuşuldu.”

Arap kaynakların iddiasına göre, Türkiye ile Suriye ortak bir savunma anlaşması imzalayacak. Buna göre; Ankara, Şam’ın ani bir tehditle karşılaşması hâlinde Suriye’ye yardım edecek. Anlaşmada ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye ordusunu ve pilotlarını eğitmesi ve Türkiye’nin Suriye’de iki askeri üs kurması öngörülüyor. İddiaya göre anlaşma kapsamında Türkiye, bu üslerde Suriye Hava Kuvvetleri’nin tamamlanmasına kadar 50 adet F-16 savaş uçağı konuşlandıracak.

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, “Suriye Ordusu’nun savunma ve güvenlik kapasitesinin güçlendirilmesi kapsamında Suriye yönetimiyle temas ve çalışmalarımız devam etmektedir. Ayrıca, TSK’nın Suriye’deki görevi devam etmektedir. İhtiyaçlara göre; birliklerimizin konuş değişikliğine gitmesi veya farklı bölgelerde görevlendirilmeleri söz konusu olabilir” demişti.

İmzalanacak anlaşmada Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye ordusunu eğitmesi de var. BBC de, bu konuda bugün bir analiz yayımladı. “Türkiye ile Suriye'de kurulan yeni yönetim arasında son dönemde yapılan görüşmelerde askeri işbirliğinin geliştirilmesi konusu öne çıktı” diye yazan BBC, Suriye ordusunun yeniden inşası, askeri ekipman ve eğitim verilmesi gibi unsurlar masada olduğu tespitini yaptı.

Amerikan askerlerinin çekilmesi olasılığı ve IŞİD ile mücadele için yeni bir bölgesel mekanizma kurulması Türkiye-Suriye askeri işbirliğinin şekillenmesinde önemli rol oynayacak.

Ankara ve Şam yönetiminin üzerinde en çok konuştukları alan ise askeri ve güvenlik işbirliği oldu.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler bu konudaki ilk açıklamayı 15 Aralık 2024'te yaptı ve Suriye'nin talep etmesi durumunda bu konuda gerekli desteği sağlamaya hazır olduklarını kaydetti.

Önce Suriye Savunma Bakanı Murhef Ebu Kasra 15 Ocak'ta dışişleri bakanı ve istihbarat başkanı ile birlikte Ankara'da Güler ile görüştü.

Bu temaslarda alınan kararlar uyarınca Milli Savunma Bakanlığı'ndan üst düzey bir heyet 29-30 Ocak günlerinde Şam'a teknik bir ziyaret gerçekleştirdi.

Suriye istedi Türkiye askeri heyetle eksiklikleri araştırdı

Heyet, Suriye'nin savunma ve güvenlik kapasitesinin artırılması için neler yapılması gerektiğini gözlemledi.

Kara, hava ve deniz kuvvetlerinden generallerden oluşan beş kişilik heyetin başında Savunma ve Güvenlik Genel Müdürü Tümgeneral İlkay Altındağ olduğu basına yansıdı.
Heyetin incelemeleri ve Suriye tarafının talepleri doğrultusunda askeri işbirliğinin altyapısının ve yol haritasının oluşturulması öngörülüyor.

Türkiye NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip

NATO'nun ikinci büyük ordusu olan ve güçlü yapısal kapasitesiyle öne çıkan Türkiye, başta Afrika ve Balkanlar'da olmak üzere birçok ülkeyle askeri işbirliği yapıyor.
Bu süreçlerde ilk aşamada genel bir askeri işbirliği çerçeve anlaşması imzalayan Türkiye, muhatap ülkenin gereksinimleri ve taleplerine göre anlaşmada belirtilen alt başlıklarda somut işbirliği projelerini üstleniyor.

Güler, 15 Aralık 2024'te bu yönteme atıfta bulunarak "Yeni yönetimin talep etmesi durumunda gerekli desteği sağlamaya hazırız" demişti.

Bu konunun eş-Şera'nın 4 Şubat'taki ziyareti sırasında da ele alındığı kaydediliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile basın toplantısında konuşan eş-Şera, Türkiye ile ilişkileri "stratejik ortaklık" düzeyine çıkarmaya kararlı olduklarını belirtti:

"Bölgedeki güvenlik tehditleriyle mücadele etmek için ortak bir strateji oluşturmak başta olmak üzere, diğer büyük stratejik dosyalar üzerinde birlikte çalışıyoruz. Bu çabalar, Suriye ve Türkiye için sürdürülebilir güvenlik ve istikrarı sağlamayı amaçlamaktadır."

Savunma Bakanlığı kaynakları da Türk heyetinin temasları sonrasında Suriye ordusunun kapasitesinin geliştirilmesi maksadıyla "müşterek bir yol haritası" oluşturulacağını söyledi.

Gerçekleşmesine kesin gözüyle bakılan işbirlikleri

Türkiye ile Suriye arasında yapılacak anlaşmalar kapsamında yeni ordunun kurulması, mevcut altyapının iyileştirilmesi, mevcut askeri malzemenin gözden geçirilmesinin yanı sıra Türkiye'den gerekli askeri malzemenin temin edilmesi ve eğitim sağlanması gibi işbirliği adımlarının atılmasına kesin gözüyle bakılıyor.

İşbirliğinin bunun ötesine geçip Türkiye'nin Suriye'nin güvenliğine doğrudan katkı sağlayıp sağlamayacağı, ülke topraklarında bağımsız askeri üsler kurup kurmayacağı ise tartışılan konular arasında.

Uluslararası basında Türkiye'nin Suriye'de kara ve hava üsleri kuracağına ilişkin haberler üzerine açıklama yapan Savunma Bakanlığı kaynakları, "Basında çıkan bu tür haberlere ihtiyatlı yaklaşmak ve içeriğini iyi okuyup anlamak gerekir. Bu tür konuları konuşmak için şu an çok erken," yanıtını vermekle yetindiler.

Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde sınır boyunca birçok bölgede askeri gücü bulunuyor.
Türk Silahlı Kuvvetleri, Rusya ve İran ile oluşturulan İdlib "çatışmasızlık bölgesinde" de varlığını sürdürüyor.

Savunma Bakanlığı kaynakları, gereksinimler çerçevesinde asker sayılarının zaman zaman değiştiğini ve güçlerin yer kaydırmaları yaptıklarını kaydediyorlar.

Türkiye, "terör örgütü" olarak tanımladığı grupların Suriye'nin kuzeyinde "güvenlik tehdidi" oluşturduğunu söylüyor ve bu tehdit ortan kalkana kadar Suriye'de askeri varlığını sürdüreceğini kaydediyor.

Suriye'nin kuzeyinde ana omurgasını Halkın Savunma Birlikleri'nin (YPG) oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG) var. ABD, IŞİD'e karşı SDG ile işbirliği yapıyor.

Türkiye, Suriye, Irak ve Lübnan İŞİD’e karşı ortak güç kuracak

Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığının geleceğini ve üs kurup kurmayacağı gibi konuların ABD'nin bölgeye ilişkin politikalarının nasıl şekilleneceğine de bağlı olduğu belirtiliyor.
Donald Trump liderliğindeki yeni Amerikan yönetiminin Suriye'den asker çekme konusunda değerlendirme yaptığı ancak kesin bir sonuca varmadığı biliniyor. ABD'nin çekilmesi durumunda IŞİD ile mücadelenin sekteye uğramaması için Türkiye ve Suriye ile Ürdün ve Irak'tan oluşan bölge ülkeleri bir mekanizma kurmaya çalışıyor. Dört ülkenin dışişleri, savunma bakanları ile istihbarat başkanlarının yakında Ürdün'de bir araya gelerek somut adım atacakları kaydediliyor. Bu yönde adımların atılması durumunda Suriye toprakları içinde daha kapsamlı bir askeri yapılanma gereksinimin artacağı değerlendiriliyor.