Şifalı bitkiler de tehlikeli olabilir!
İnsanoğlunun hastalıklarla mücadelede en büyük yardımcısı olan şifalı bitkiler çayları, yanlış kullanımda tehlikeli hale gelebiliyor.
1
9
Eskiden sadece aktarlarda bulunan ve hazırlaması daha zahmetli olan bitki çayları, günümüzde hazırlanmış şekilde pek çok yerde bulunuyor.
2
9
Kalp rahatsızlığı olan kişilerde adaçayının bir fincanı bile yan etki yapabilirken, bilinçsiz olarak kullanılan ya da birden çok içilen çaylar var olan hastalıkları da tetikleyebiliyor.
3
9
Bitkiler, bilinçli olarak tüketilmediğinde özellikle karaciğer, kalp ve
böbrek gibi organların işleyişi için riskli olabiliyor.
4
9
Bitki çaylarının faydalı gibi görünüp aslında zararlı olabileceğine
değinen aktar Ferhat Madır, çayların birbiriyle karıştırıldığı zaman
şifasını da kaybettiğini dile getirdi.
5
9
"TEK TEK KULLANIRSAK DAHA ETKİLİ OLUR"
Genellikle yapılan en büyük
hatanın ıhlamur, zencefil, zerdeçal, tarçın, kuşburnu, adaçayı gibi
bitkileri harmanlamak olduğunu ifade eden Madır, “Bunları tek tek
kullanırsak daha etkili olur, daha çok faydasını görürüz. Örneğin
adaçayı tek başına kullanıldığı zaman boğaz iltihabına, enfeksiyona çok
iyi geliyor. Ama bunun yanında kuşburnu, adaçayı, tarçın, zencefil,
zerdeçal; bunlar karıştırıldığı zaman etkileri azalıyor. Neden? Kaynama
süreleri farklı. Şifa bulamıyoruz. Zararlı yönü başka ürünlerde var.
Örneğin enginarda, civan perçeminde, hindibada bunlar karaciğer
enzimlerini etkilediği için ilaç kullanımında bunların kullanılması
vücuda sıkıntı. Faydadan çok zarar getiriyor” dedi.
6
9
"KARACİĞERE DEVE DİKENİ TOHUMU İYİ GELİR"
Toplumdaki birincil sıkıntının hastalığın kaynağını veya ne sıklıkta kullanılacağını bilmemek olduğunu aktaran Madır, “Örnek veriyorum hastalık ne, karaciğer yağlanması var. Buna ne iyi gelir? Deve dikeni tohumu iyi gelir. Bunu ne kadar kullanabilirim? Geliyor hemen, ‘Bana 50 gram ver, bunu kullanayım, hastalığım geçsin.’ Böyle bir şifa yok zaten. 50 gramla da kimse çare bulamaz” diye konuştu.
7
9
"KUŞBURNUNUN FAZLA KAYNAMASINA GEREK YOK"
Eskişehir'de yaklaşık
15 yıldır aktarlık yapan Madır, yerleşmiş olan bu algıyı kırmak adına
hasta olmadan önce bitkisel ürünlerin kullanılmaya başlanmasını tavsiye
etti. Madır, “Hasta olduktan sonra kullanmanın bir mantığı yok bunları.
Çünkü zaten vücut hasta. Bunlara da yüklenildiği zaman hem ilaç
kullanıyoruz hem bu bitkisel ürünlere yöneliyoruz. Ne oluyor?
Böbreklerde sıkıntı oluyor bu sefer. Böbreklerde sıkıntı olduğu zaman
vücut su kaybetmeye başlıyor, vücutta ödem başlıyor. Bunun için
insanların 365 günün en azından bir 50 günü bu ürünlere yönelmesini
tavsiye ediyorum ben. Sonbahar aylarında özellikle kuşburnunu tavsiye
ediyorum. Kuşburnunun fazla kaynamasına gerek yok. Bir bardak sıcak
suyun içerisine bir tatlı kaşığı atıp, 10 dakika bekleyip bunu içebilir.
Hasta olmadan önce hastalığın dermanını bulmalıyız biz. Hasta olduktan
sonra bunun peşine düşersek zaten hasta olmuş oluyoruz ve bir faydasını
görmüyoruz. Bunlara dikkat edilmeli, bir de ısrarcı olunmalı. Gelip 50
gramla hiçbir hastalığa çözüm bulamayız. Bunların en az bir 45 gün
kullanılması lazım. 45 gün süre zarfında en az bir 10 gün kullanıp 2 gün
ara verilmeli. Yani 4 defa bir kür yapılmalı hastalık her ne olursa
olsun” diyerek bilinçli olunması gerektiğinin altını çizdi.
8
9
"ŞEKER YERİNE BALI TERCİH EDİN"
Bitki çaylarına tat vermek için
atılan şekerin zararlı olduğunu söyleyen aktar Ferhat Madır, “Bir de
bunlarda yapılan en büyük yanlış bitki çayları kaynatıldıktan sonra
içine şeker atılma gibi bir durum var. Genellikle şeker hastaları
atmıyor ama diğer herkes atıyor. Şeker yerine balı tavsiye ediyoruz.
Balı da kaynattıktan sonra bitkiyi soğumaya bırakıyoruz, tam soğuduğu
zaman atıyoruz. Sıcakken atmıyoruz balı da, işlevini kaybetmeyecek bal”
diye uyarıda bulundu.
9
9
Özellikle bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek adına sonbahar
mevsiminden itibaren vücuda direnç verecek ürünlere geçilmesi
gerektiğini dile getiren Madır, adaçayının, kuşburnunun ve ıhlamurun tek
başına kullanıldığında oldukça faydalı olduğunu aktardı.