Serdar Turhan'ın Rothschild ailesiyle ne işi olabilir ki? Fon vurgununun Katılımevim dosyası

Sabah gazetesi yazarı Hilal Kaplan, Katılımevim kurucusu Serdar Turhan ve fon soruşturması şüphelilerinin Edmond de Rothschild bankasıyla ilişkilerini yazdı. Kaplan, dindar ailelerin birikimlerinin kara para ve Epstein sicilli bankaya aktarıldığına dikkat çekerek denetim organlarının sorumluluğunu sorguladı. Turhan'ın, Siyonist Rothschild ailesiyle ilişki kurmasını sert şekilde eleştirdi.

SuperHaber Mobil
HABERİN DOĞRUSU CEBİNİZDE!

Son dakika gelişmelerini, özel haberleri anlık bildirimle ilk siz öğrenin.

SuperHaber Mobil Uygulaması
Serdar Turhan'ın Rothschild ailesiyle ne işi olabilir ki? Fon vurgununun Katılımevim dosyası

Sabah gazetesi yazarı Hilal Kaplan, bugünkü köşe yazısında, sermaye piyasalarına yönelik yürütülen fon soruşturması ve Katılımevim kurucusu Serdar Turhan’ın savunmalarında yer alan uluslararası finans ilişkilerini değerlendirdi.

"Faizden kaçarken Rothschild’a tutulmak" başlıklı yazısında Kaplan, faizsiz sistem vaadiyle dindar vatandaşlardan toplanan birikimlerin İsviçre Frangı cinsinden faizli kredilere ve şaibeli küresel bankacılık ağlarına aktarıldığını belirtti.

Yazıda, Katılımevim kurucusu Serdar Turhan'ın savunmasında Edmond de Rothschild'ın yüzde 0.5 faizli İsviçre Frangı kredisi teklif ettiğini, kendisinin de kabul edip hisselerini teminat gösterdiğini anlattığına dikkati çekilerek şu ifadeleri kullandı:

"Faizsiz ev vaadiyle dini hassasiyetleri olan insanlardan topladıkları birikim, İsviçre Frangı cinsinden faizli bir krediye bağlanmış. İşin vahamet boyutunun bir kısmı bu. Diğer kısmı ise 28 yaşında, eğitimi bile finans üzerine olmayan bu adam, bu güç ve nüfuzu kim(ler)in kefaletiyle elde etti?"

spk-fon-sorusturmasi-iade

"CENEVRE'DEKİ REFERANS ANKARA'DA VERİLDİ"

Banka incelemelerinde şüphelinin BDDK ve SPK izniyle çalışan şirketlerde ortaklık ve başkanlık geçmişinin görüldüğünü belirten Kaplan, Cenevre'deki referansın Ankara'da verildiğine vurgu yaptı.

Yazıda bankanın geçmiş siciline de işaret edilerek şu detaylara yer verildi:

"Bankanın sicili de masum değil. Sermayenin nasıl ve kimden geldiğini pek de umursamayan bir tarihleri var. Malezya'nın 1MDB yolsuzluğundan çalınan paranın 472.5 milyon doları bu grubun Lüksemburg şubesine ulaştı. Şube, Mayıs 2025'te Lüksemburg tarihinde kara para aklamadan mahkum edilen ilk banka oldu.

Cenevre'deki ana banka ise 18 Aralık 2015'te Amerikalıların vergi kaçırmasına aracılık ettiği için ABD'ye 45.2 milyon dolar ödeyip kovuşturmadan kurtuldu. Belgelere göre bu dosyayı çözmek için tutulan danışman Jeffrey Epstein'dı! Forbes'un banka kayıtlarına dayanan haberine göre banka ve patronu Ariane de Rothschild, 17 ve 21 Aralık 2015'te Epstein'ın Virjin Adaları'ndaki şirketine toplam 25 milyon dolar gönderdi. Bankanın Paris ofisi de Epstein bağlantılı bir yolsuzluk soruşturmasında Mart 2026'da arandı."

rothschild-bankasi-ve-izzel-barokas-fon-sorusturmasinda

YURT DIŞI PARA TRAFİĞİ

Yazıda, söz konusu süreçteki para hareketleri şu takvimler paylaşıldı:

"Takvime bakınca da tablo netleşiyor. 11 Ağustos 2026'da Muhammed Yarız, 14 Ağustos'ta Serdar Turhan, toplam yaklaşık 2.9 milyar liralık borsa hissesini, kara paradan mahkûm olan o Lüksemburg şubesine aktardı.

24 Ağustos'ta Turhan, İsviçre'ye 15 milyon dolar gönderdi. 26 Ağustos'ta Emre Tezmen, eski adı Tera Europe olan Londra'daki Gildencrest'ten ayrıldı. 29 Ağustos'ta SPK fon rehberini yayımladı. Üç gün sonra, 1 Eylül'de Yarız, İsviçre'ye 25 milyon euro gönderdi. Fonlar 15-16 Eylül'de yatırımcıya ödeme yapamaz hâle geldi."

serdar-turhan-savcilik-ifadesi-pusula-holding-001

"BU DOSYA BİR PARTİ HİKÂYESİ DEĞİL, OLMAYAN DENETİMİN FATURASI"

Muhammed Yarız'ın AK Parti il yönetiminde görev almasına da değinen Hilal Kaplan, konunun siyasi bir boyutla sınırlandırılamayacağını belirterek şu değerlendirmede bulundu:

"Yarız'ın AK Parti il yönetiminde görev aldığı da biliniyor. Bunu saklamak yanlış, bundan kolay hüküm çıkarmak da. Bu dosya bir parti hikâyesi değil, 'kapıdaki denetim'in hikâyesi. Daha doğrusu olmayan denetimin faturası.

Tutuklama suçun kesinleştiği anlamına da gelmiyor, elbette yargı son sözünü söyleyecek. Ama faizden kaçınan dindar ailelerin birikimini toplayanlar, sıkışınca faizli frank kredisine ve kara para sicilli bir bankaya koşabiliyorsa, kapıda denetim yapması gerekenlerin de o sırada nerede olduğunu sormak zorundayız.

Faizden kaçınanların parası, faizli bankacılık denince akla ilk gelen o ailenin kuruluşlarına birine tereddütsüz aktarılmış. Ancak kefili Cenevre'de değil, önce Ankara'da aramalıyız."

Kaynak: SuperHaber

Yorumlar

Yorum Yaz
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.