Seçil Erzan’ın davasında gerekçeli karar açıklandı: Dolandırıcılık planı ortaya çıktı

Türkiye’nin konuştuğu Seçil Ercan davasında gerekçeli karar açıklandı. Kararda Erzan’ın katılanların iradelerini sakatladığı belirtilerek, bankanın maddi varlıklarının kullanılmadığına dikkat çekildi. Kararda, Erzan'ın bordrodaki miktarlardan noksan ödeme yapmasının zimmet değil, zincirleme dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ifade edildi. Aynı zamanda fonun Fatih Terim adına olduğu da belirtildi.

SuperHaber Mobil
HABERİN DOĞRUSU CEBİNİZDE!

Son dakika gelişmelerini, özel haberleri anlık bildirimle ilk siz öğrenin.

SuperHaber Mobil Uygulaması
Seçil Erzan’ın davasında gerekçeli karar açıklandı: Dolandırıcılık planı ortaya çıktı

Türkiye’nin gündeminde uzun süredir yer alan Seçil Erzan davasında gerekçeli karar açıklandı. Mahkeme, Erzan’ın eylemlerinin banka ve mağdurlar üzerindeki etkilerini detaylarıyla ortaya koydu. İşte kararın öne çıkan maddeleri:

102 YIL 4 AY HAPİS VE 753 BİN LİRA CEZA

Futbol dünyasından birçok ünlü ismi dolandırdığı iddiasıyla yargılanan bankacı Seçil Erzan’a mahkeme, toplam 102 yıl 4 ay hapis ve 753 bin 880 lira adli para cezası verdi. Kararda, Erzan’ın eylemleriyle katılanların iradelerini sakatladığı vurgulandı.

FATİH TERİM FON DETAYI

Gerekçeli kararda dikkat çeken bir diğer unsur, yüksek kazanç vaadiyle oluşturulan fonun Fatih Terim adına gösterilmesi oldu. Kararda;

Fonun başında bankada genel müdür ve yardımcısı olarak görev yapan Hakan Ateş ve Mehmet Aydoğdu’nun bulunduğu,
Fonun kapalı fon olarak tanıtıldığı ve Erzan’ın katılanlara “Fatih Terim de buradan kazanç sağlıyor, ne kadar çok yatırım yaparsanız getiriniz o kadar fazla olur” dediği,
Paranın fiziki olarak elden alınıp sisteme sokulduğu için görünmediği,
bilgileri yer aldı. Mahkeme, bu uygulamayla katılanların iradelerinin sakatlandığını belirtti.

ZİMMET SUÇU SÖZ KONUSU DEĞİL

Kararda, Erzan’ın bordrodaki miktarlardan noksan ödeme yapmasının zimmet değil, zincirleme dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ifade edildi. Mahkeme gerekçesinde;

Bankacılık sistemine girmiş bir paranın olmadığı, Zimmet suçunun oluşabilmesi için paranın bankaya ait olması gerektiği, Üçüncü kişilere ait malların zimmete geçirilmesinin ancak hırsızlık veya dolandırıcılık gibi başka suçlarla mümkün olduğu, detaylarına yer verdi.

NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK VE GÜVEN PEKİŞTİRME

Mahkeme ayrıca, Erzan’ın bazı mağdurlardan aldığı parayı “getiri” olarak iade edip güveni pekiştirdiğini, sonrasında tekrar vaatlerle daha fazla para aldığı için olayın ortaya çıktığını kaydetti. Erzan’ın sadece banka müdürü olması, dolandırıcılıkta bankayı araç olarak kullanması anlamına gelmediği için nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturmayacağına hükmedildi.

KAYNAK: HABER MERKEZİ