Sahte diploma iddialarına DMM'den net yanıt! Devlet operasyonla gerçeği ortaya koydu
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, sahte diploma iddialarıyla ilgili kamuoyunu aydınlatmak için kapsamlı bir bülten yayımladı. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, "İddialar ve Gerçekler" başlığıyla yalanlara tek tek yanıt verdi!
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), kamuoyunda infiale yol açan “sahte diploma skandalı” iddialarına karşı “Siber Vatanda Güvenlik Mücadelesi” başlıklı ayrıntılı bir bülten yayımladı. Bültende, iddiaların çoğunun manipülasyon, eksik bilgi ve maksatlı karalama kampanyası olduğu belgelerle ortaya kondu.
"Yüzlerce Sahte Diploma" Yalanı: Rakamlar Gerçekleri Gösteriyor
Bültende, bazı basın ve sosyal medya hesaplarında yer alan “yüzlerce sahte diploma üretildi” iddiası açıkça yalanlandı. Yapılan teknik inceleme ve adli süreçte sadece 57 sahte üniversite diploması, 4 lise diploması ve 108 sahte sürücü belgesi tespit edildiği kaydedildi. Üstelik bu belgelerin sadece ikisi dışında hiçbirinin resmi süreçlerde kullanılmadığı belirtildi.
“400 Akademisyen Usulsüz Atandı” İddiası da Gerçeği Yansıtmıyor
Bültende bir diğer önemli yalan da "400 akademisyen sahte belgelerle atandı" söylemi oldu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şu ana kadar 220 kişi hakkında işlem yapıldığı, ancak bu kişiler arasında hiçbir öğretmen veya akademisyenin yer almadığı vurgulandı. DMM, bu söylemin toplumda infial yaratma amacı taşıdığını belirtti.
E-İmza Operasyonu: Kapsamlı ve Hedefe Yönelik Bir Mücadele
Bazı çevrelerce dile getirilen “çok sayıda kamu yöneticisinin e-imzası kopyalandı” iddiası da detaylı verilerle çürütüldü. Soruşturmada yalnızca 35 kişinin e-imzasının kopyalandığı, bu sayının abartıldığı gibi yüzlerce kişiyi kapsamadığı açıklandı. DMM, tüm bu sahtecilik girişimlerinin önceden fark edildiğini, resmi işlemlerde kullanılmasına izin verilmediğini bildirdi.
Yalan Haberlerle Kamuoyu Yanıltılıyor: Amaç Devleti Yıpratmak
Bültende, bazı yayın organlarının ve sosyal medya hesaplarının devlet kurumlarını itibarsızlaştırma hedefi güttüğü şu ifadelerle açıklandı:
“Bazı çevreler, suçu ve suçluyu değil, soruşturmayı yürüten makamları töhmet altında bırakmaya çalışmaktadır. Bu, açık bir dezenformasyon stratejisidir.”
DMM, devletin tüm mekanizmalarının, olayın ilk tespit edildiği günden itibaren süreci titizlikle ve koordineli biçimde yürüttüğünü vurguladı.
“Devlet Geç Müdahale Etti” Söylemi Asılsız
Operasyon süreciyle ilgili ortaya atılan bir başka iddia da “devlet geç ve etkisiz müdahale etti” yönündeydi. DMM, bu iddianın da gerçek dışı olduğunu belirterek, şu bilgileri paylaştı:
-
İlk şüpheli girişim Ağustos 2024’te tespit edildi.
-
İlk operasyon Ocak 2025’te, ikinci operasyon Mayıs 2025’te yapıldı.
-
Toplam 220 kişi hakkında adli işlem,
-
199 kamu davası,
-
37 tutuklama ve 150 adli kontrol kararı alındı.
Sahte Belgeler Sistemde Kullanılmadan Temizlendi
Bazı belgelerin dijital sisteme yüklenmiş olmasına karşın, bu belgelerin hiçbir resmi işlemde kullanılmadan sistemden çıkarıldığı da bültende yer aldı. DMM, belgelerin noter, kamu ataması veya diploma teyidi gibi süreçlerde geçerli belge olarak kullanılmadığını açıkça belirtti.
Akademik Derece Sahteciliği Yok!
“Bazı üniversitelerde sahte akademik derece oluşturuldu” iddiaları da bültende yalanlandı. İlgili sistemlere sınırlı girişimler olsa da, bunların erken aşamada tespit edilerek etkisiz hale getirildiği vurgulandı.
DMM’den Net Mesaj: “Devlet Görevini Eksiksiz Yapmıştır”
Sonuç olarak, DMM yayımladığı bültende şu mesajı verdi:
“Türkiye, siber tehditlere karşı reflekslerini güçlendirmiştir. Yürütülen bu operasyon sadece adli değil, aynı zamanda dijital güvenlik sistemlerinin sağlamlığını test eden başarılı bir sınav olmuştur.”