Ramazan-Siirt-Bakır-Viyana-Berlin
İlk günlerini yaşadığımız mubarek Ramazan ayı tüm Müslümanlara hidayet, rahmet, bereket getirsin… Rabbimizin son kitabı olan Kur’an-ı Kerîm’in indirildiği ay olan Ramazan, bizlere Kur’an’ı okumak, anlamak, yaşamak için bir fırsat olur inşaallah…
Filistin'de şehit olan kardeşlerimize Rahmet olsun...
Gelelim gecikmiş yazıma...
Geçtiğimiz Cumartesi günü 1.Siirt Kısa Film yarışması ödül törenine katılmak için yollara düştüm… Siirt havalimanı hala kullanıma açılmadığı için Batman havalimanına güzel bir havada, sakin bir iniş yaptık… Siirt yolunda, bizlere dağların üzerindeki petrol kuyuları eşlik etti… İlk gittiğim günlerden beri Güneydoğu benim için özeldir. Hele insanları!
Siirt demek benim için Siirt milletvekili, dostumuz Prof. D. Yasin Aktay ve Siirt eski milletvekili, eski belediye başkanı Mervan Gül demektir. Bu şehre yaptıkları büyük katkılarını görmemek büyük haksızlık olur! Ödül gecesi Siirt'li gençlerin katılımı açıkçası beni hayrete düşürdü… Nasıl yoğun bir ilgi ve çoşku vardı! Türk'ü, Kürd’ü, Arab'ı elele halay çektiler, birlikte türküler söylediler… Uzun yıllar acıya, zulme tanık olmuş bu topraklarda, bu beraberlik neşesini görmek ve bu heyecanı paylaşmak tek kelimeyle muhteşemdi!
Bu organizasyonda emeği geçen, başta Baran Meyda olmak üzere, herkesin eline sağlık...
Bu çok çoşkulu geçen gecede merhum Yılmaz Güney'in eşi Fatoş Güney'i uzun yıllardan sonra tekrar görmek, bana isyanla geçen devrimci gençliğimi bir kez daha hatırlattı… Gecenin ilerleyen saatlerinde, tadı hâlâ damağımda kalan Ayaz Hocaoğlu'nun dondurmaları muhteşemdi! Dondurma sohbetine Yasin Aktay'ın, Siirt'in ve ülkemizin geleceğini kökten etkileyecek bakır madeni ile ilgili projeyi anlatması damgayı vurdu…
Ülkemiz sadece yer üstünde değil, yer altında da oldukça büyük zenginliklere sahip… Gel gör ki, bu zenginliğin gün yüzüne çıkarılıp ülkeye yarar hale getirilmesini engellemek için verilen mücadelenin haddi hesabı yok! Uzun yıllar önce, Bergama'da bulunan altın madeninin çıkarılmaması için oynanan oyunun tanıklarındandım… Bu uğurda Bergamalı köylüleri neredeyse tiyatro oyuncusu haline getirip, yıllarca dolaştırdılar meydan, meydan… Bu ülke ne çok hain oyuna sahne oldu ve bu oyunlarda kimler figuran olarak kullanıldılar bir bilse gençler! Belki biraz olsun gözleri açılır.
Gelelim konumuza
Türkiye bakır cevheri yönünden oldukça zengin bir jeolojik yapıya sahipmiş…
Ama gel gör ki çıkardığımız bakır madenini biz işlenmesi için, Çin'e tonu 300 dolardan satıyor, daha sonra ise işlenmiş bakır madeninin tonunu 7500 dolardan geri alıyormuşuz! Yılda toplam 3 milyar dolarlık bakır ithal ediyormuşuz… Aklılara durgunluk verici bir olay!
Sevgili dostumuz Yasin Aktay'ın girişimleri ile artık çıkarılan bakır madeni, Siirt'te kurulacak tesiste işlenecek ve ihtiyacımız karşılanacakmış. 2020 yılında tamamlanacak olan tesiste üretim başladığı anda cari açığımızı 1.4 milyar aşağıya çekmesi planlanıyormuş.
Sadece bununla da kalmıyor…
Tahmini 15 bin kişiye istihdam sağlıyarak özellikle bu bölgeye ciddi bir ekonomik ve sosyal olarak hareketlilik getirecekmiş..
Bu yatırıma ilave olarak bir de gübre üretim tesisi kurulması için girişimler tamamlanmış.
Ertesi gün eve dönmek için Diyarbakır havalimanına doğru yola çıktığımda, o yollarda yıllar önce hangi koşullarda yolculuk yaptığımızı hatırladım…
Sonra aklıma “Çivi Muharrem”in son bombası olan "huzur köprüsü" vaadi aklıma geldi…
Muharrem bey huzurlu emeklilik hayatına doğru dolu dizgin yol alıyor…
Bize de ona “Hayırlı yolculuklar!” dilemek kalıyor…
Bu arada Meral abla da zaten yaşadığımız ekonomik durumları vaad ederek nereye varacak bilemiyorum…
Onun da yolu Pensilvanya’ya doğru açık olsun…
NOT: İki gündür Viyana’dayım... İnşaallah yarın Berlin'e gitmek için yola çıkacağız…Haftasonu Berlin'de her yıl tekrarlanan ve 2000 civarında Müslüman gencin katıldığı bir toplantıya misafir olacağız... 14-30 yaş aralığında ki gençlerin katıldığı bu toplantılar neredeyse 25 yıldır düzenleniyor… Bu toplantılar bana gerçekten ümmet nasıl olur onu yaşatıyor… Biz müminler birbirimizin velisi olmadığımız sürece daha çok Filistin, Myanmar, Suriye zulmleri görürüz!