Prof. Dr. Şener Üşümezsoy'dan Yalova ve Çınarcık İçin Kritik Açıklama!

Deprem uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Yalova–Çınarcık fay hattı hakkında yapılan yanlış yorumlara açıklık getirerek bölgede yakın dönemde büyük bir deprem beklentisi olmadığını belirtti. Geçmişte 1894 ve 1999 depremleriyle bu hatta biriken stresin büyük ölçüde boşaldığını ifade eden Üşümezsoy, gözlenen küçük hareketlerin büyük kırılma işareti olmadığını söyledi ve vatandaşlara panik yapmama çağrısında bulundu.

Deprem uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Yalova ve Çınarcık hattındaki fay üzerinde yaptığı değerlendirmenin yanlış yorumlandığını belirterek bölgede oluşan paniğe yönelik önemli açıklamalarda bulundu.

Kanal D’de yayınlanan “Neler Oluyor Hayatta” programına canlı bağlantı ile katılan Üşümezsoy, söz konusu fay zonunda enerji birikimi olsa da bunun kısa vadede büyük bir kırılma oluşturacak düzeye ulaşmadığını vurguladı. Uzman isim, hem geçmiş depremlerin bölgedeki stresi boşalttığını hem de mevcut durumun dikkat gerektirse de korku ve telaş yaratacak boyutta olmadığını ifade etti.

Stres Birikimi Var Ancak Kırılma Eşiğinde Değil

Üşümezsoy, Yalova-Çınarcık hattında zaman zaman gündeme gelen “yaklaşan büyük deprem” iddialarına açıklık getirirken, söz konusu fayın tarihsel seyri üzerinde durdu. 1894 yılında bölgenin kuzeyindeki hattın kırılmasıyla gerilimin büyük ölçüde boşaldığını belirten uzman, bu mekanizmanın “stres transferi ve rahatlaması” olarak bilindiğini söyledi.

Aynı durumda 1999 Marmara Depremi’nin de kritik bir rol oynadığını ifade eden Üşümezsoy, o sarsıntının Yalova, Gölcük ve Çınarcık çevresindeki fay segmentlerinde mevcut enerji yükünü önemli ölçüde azalttığını vurguladı. Bu nedenle, bölgede gözlenen mikro hareketlerin büyük bir deprem habercisi olmadığına dikkat çekti.

“Panik Etmeye Gerek Yok” Mesajı

Üşümezsoy, vatandaşların son dönemdeki tartışmalar nedeniyle endişeye kapılmaması gerektiğini belirterek, kırılma ihtimali yaratacak yüksek gerilimin şu an için bulunmadığını söyledi. Geçmiş örneklerle açıklama yapan uzman, 1999 depreminde kırılan hat boyunca stresin sıfırlandığını, aynı bölgenin kısa aralıklarla tekrar kırılmasının bilimsel olarak beklenmediğini dile getirdi. Ayrıca 1963’te yaşanan bölgesel hareketliliğin de söz konusu fay zonunda enerjinin belirli ölçüde aktarıldığını gösterdiğini hatırlattı.

Üşümezsoy’un değerlendirmesine göre, Marmara’nın güney kesiminde yer alan deniz içi fay kuşaklarında enerjinin büyük bölümü tarihsel olarak farklı yönlere doğru taşındı ve bu durum, bugün Yalova ve Çınarcık çevresinde “yakın kırılma” senaryosunu zayıflatan bir etken olarak öne çıkıyor.

Bölgede dikkat ve takip gerektiren bir jeolojik süreç bulunsa da yakın dönemde büyük bir sarsıntının yaşanacağına dair bilimsel bir gösterge yok. Uzman, halkın paniğe kapılmadan resmi kurumların uyarı ve bilgilendirmelerini takip etmesinin yeterli olacağını belirtti.

 Şener Üşümezsoy Kimdir?

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, 1950 yılında İstanbul Üsküdar’da doğmuş Kırım Tatar kökenli bir deprem uzmanıdır. Pertevniyal Lisesi’nin ardından İstanbul Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği bölümünde lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimini tamamlamış, 1991’de profesör unvanını alarak uzun yıllar aynı fakültede görev yapmıştır.

Akademik çalışmalarını deprem risk analizleri üzerine yoğunlaştıran Üşümezsoy, özellikle 1999 Marmara Depremi sonrası yaptığı açıklamalarla geniş kitlelerce tanınmıştır. Deprem tehlikesi ve fay hatları üzerine birçok kitap kaleme alan uzman isim, televizyon programlarındaki yorumlarıyla kamuoyunu bilgilendirmeyi sürdürmektedir. Ayrıca Marmara dışındaki Balıkesir, Simav, Uşak ve Sındırgı hattına dikkat çekerek asıl riskin bu bölgelerde olduğunu vurgulamıştır.

 
 
 
GÜNÜN VİDEOSU

İsrail, Gazze’de masum sivilleri diri diri yaktı: Ateşkese rağmen katliam sürüyor

Gazze’de ateşkese rağmen katliam devam ediyor. İsrail’e ait İHA’lar Han Yunus’ta sivillerin kaldığı çadırları vurdu. Aralarında çocukların da bulunduğu çok sayıda masum insan diri diri yanarak can verdi. İsrail ordusu, “Sarı Hat” dışına geçerek hem Gazze’de hem Batı Şeria’da saldırıları tırmandırıyor. Filistin’de bilanço ağırlaşıyor.