"Prens’i bu işten kurtarmanız çok zor olacak"

Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni, Albayrak Yayın Holding İcra Kurulu Üyesi İbrahim Karagül, dün Suudi Başsavcı tarafından Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin yapılan açıklamaları analiz etti. Başsavcının beş kişiyi idam edip, Veliaht Prens Selman'ı kurtarmaya çalıştığına işaret eden Karagül, "Yok öyle, Prens’i bu işten kurtarmanız çok zor olacak." dedi. Karagül, Prens Selman ile onun patronu olduğunu belirttiği BAE'li prens Zaid gitmezse bölgesel savaş çıkacağı uyarısında bulundu.

"Prens’i bu işten kurtarmanız çok zor olacak"

İşte İbrahim Karagül'ün önemli tespit ve uyarılar yaptığı yazısı...

* BEŞ KİŞİYİ İDAM ET, KURTUL!

YOK ÖYLE, PRENS’İ BU İŞTEN KURTARMANIZ ÇOK ZOR OLACAK..

* İKİ VELİAHT GİTMEZSE,
BÖLGESEL SAVAŞ ÇIKACAK.

* GİZLİ PAZARLIKLAR DUYULURSA
ARAP SOKAĞINDA İNFİAL OLUR.

Öyle görünüyor ki, Suudi Arabistan, Cemal Kaşıkçı’yı öldürüp parçalara ayıran kişileri suçlu ilân edecek, yargılayıp ortadan kaldıracak ve cinayetle Veliaht Prens Muhammed bin Selman arasındaki bağı kesmiş olacak.

Niyetlerinin bu olduğu Suudi Başsavcı’nın dün yaptığı açıklamada ve hazırladığı iddianamede ortaya konulmuş oldu. Savcının bütün çabası, gerçeği ortaya çıkarmaya değil, Veliaht’ı aklamaya, kurtarmaya dönük. Bu yönde uluslararası düzeyde büyük mücadele veriyorlar, yargı düzeyinde de bu şekilde bir “örtbas” operasyonu yürütülüyor.

CİNAYET EMRİNİ VELİAHT VERDİ

Savcının iddianamesi bu haliyle bile korkunç. Aşırı dozda uyuşturucu, cesedin parçalara ayrılması, Konsolosluk’tan böyle çıkarılması vs.. Bunlar biliniyor hatta daha fazlası bile biliniyor. Cinayetin arkasındaki organize yapı, bağlantılar, amir ve talimatları kimin verdiği, nasıl bir cinayet şebekesinin yönetildiği, bu şebekenin “Veliaht”la bağlantıları biliniyor. Bağlantı demek zayıf kalır, cinayet şebekesi doğrudan Veliaht’a bağlı çalışıyor. Ondan bağımsız hareket etmesi mümkün değil.

İlk başlarda her şeyi reddeden Riyad yönetimi, her açıklamasında biraz daha itiraf ediyor, biraz daha suçu kabulleniyor. Göreceksiniz, bir sonraki açıklamada daha fazlasını kabul edecekler. Deliller ortaya çıktıkça geri adım atacaklar, kabul etmek zorunda kalacaklar.

HEPSİ ONUN ADAMLARI, ONDAN HABERSİZ EVLERİNE GİDEMEZLER

Yok kavga çıkmış ondan öldürmüşler, yok oraya gelen ekibin başı öldürmeye karar vermiş, yok ikna edememişler vs. Bunların hiçbir anlamı yok. Adamlar S. Arabistan’dan İstanbul’a öldürmeye, parçalamaya, cesedi yok etmeye gelmişler, bu yönde bütün teçhizatı yanlarında getirmişler.

Öldürme kararı Riyad’da verilmiş, talimat Veliaht’ın ofisinden ya da kendisinden alınmış, ekibin tamamı Veliaht’ın yakın adamları, üst düzey yöneticileri. İstihbarat ve güvenlik zaten onun kontrolünde. Veliaht’tan habersiz Riyad’dan Cidde’ye gitmeye cesaret edemeyecek adamlar hepsi.

PEKİ YA VELİAHT’I ZORA SOKACAK YENİ DELİLLER DÜNYA İLE PAYLAŞILIRSA!

Baştan sona cinayetin üstünü örtmeye, birkaç kişiyi kurban seçip Veliaht’ı kurtarmaya dönük bir plan uygulanıyor. Riyad yönetiminin bu noktaya kadar gelebilmesinin sebebi de Türkiye’nin şimdiye kadar dünyaya sunduğu deliller.

Peki ya daha fazlası paylaşılırsa ne olacak? Konuşma kayıtları, varsa görüntüler, konuşmalarda Veliaht’la bağlantıya dair içerik gibi çok daha belirgin kanıtlar paylaşılırsa ne olacak? O zaman Suudi savcı ne diyecek? Bugünkü iddianame o gün çöp olmayacak mı? Hangi tezi, iddiayı öne sürebilecekler?

BU BİR DELİL KARARTMADIR, İTİRAF EDEBİLECEKLERİN YOK EDİLMESİDİR

Suudi savcının iddianamesi tamamen delil karartmadır. Konuşabilecek, itiraf edebilecek olanların idamla yok edilmesi, delillerin ortadan kaldırılmasıdır. Düzmece bir yargılamadır bu. Gerçekler ortaya çıkarılacaksa bu kişiler Türkiye’de ya da bir uluslararası mahkemede yargılanmalıdır.

Neyse ki, deliller Riyad yönetiminin elinde değil. Neyse ki Türkiye’nin elinde. Ve Türkiye bu konuda adım adım, son derece akıllıca bir yöntem izliyor.

SADECE SUUDİ VELİAHT’I DEĞİL, MUHAMMED BİN ZAİD’İ DE ZOR GÜNLER BEKLİYOR..

Nihayetinde varacağı yeri söyleyeyim: Cinayetin Muhammed bin Selman’la bağlantısı ortaya konulacak. Talimatı onun verdiğinin, azmettirici değil doğrudan emir verici olduğunun bilgileri ortaya konulacak.

Muhammed bin Selman’la, onun da patronu olan BAE’li Muhammed bin Zaid’in bölgedeki bütün kirli çamaşırları bu cinayet üzerinden yavaş yavaş belirginleşecek. Örtülü operasyonları, cinayet şebekeleri, terör fonlamaları, Türkiye içinde ve dışında yürüttükleri karanlık operasyonlar, bu ülkeye yaptıkları kötülükler önlerine konulacak.

GİZLİ PAZARLIKLAR, ARAP SOKAĞINDA İNFİALE NEDEN OLUR

Bu sadece bir cinayet dosyası değil. Bu bölgenin geleceği ile ilgili bir meseledir. İki Veliaht üzerinden nasıl bir eksen kurulup bölgesel savaş hazırlıkları yapıldığı öğrenilince Arap sokağının nasıl tepki vereceği meselesidir. Bir süre sonra, bu iki kişinin ABD ve İsrail istihbaratı ile yürüttüğü gizli ajanda ortaya çıkınca nasıl bir infial uyanacağına ilişkin bir meseledir.

Veliaht Muhammed geri çekilip, S. Arabistan’ın gücünü kullanan Muhammed bin Zaid’i yalnız bırakmadan Arap dünyası, Arap coğrafyası birkaç yıl içinde çıkarılması planlanan bölgesel çatışmadan kurtulma şansı bulamayacaktır.

İKİ VELİAHT ARAP VATANINI PAZARLIK MASASINA KOYDU: TEHLİKE ÇOK BÜYÜK, UYANIN!

Tekrar söyleyeyim: Büyük tuzak Suudi Arabistan’a kurulmuştur. O tuzak Basra Körfezi’nde çıkarılacak bir savaşın Suudi Arabistan içlerine taşınması olacaktır. Bu tuzağın iki üstlenicisi Muhammed bin Selman ve Muhammed bin Zaid’dir. Ve bu, çok yakından önümüze konulacaktır.

Arap sokağını, aydınlarını ve vatanseverlerini bu tehlikeye karşı dikkatli olmaya çağırıyorum. Tehlike kapınıza dayandı. Ülkeleriniz, vatanınız pazarlık masasına konuldu. Uyanın!