Pehlivan develer koronaya yenildi

Koronavirüs sadece insanların değil diğer canlıların da hayatlarını olumsuz yönde etkiledi. Bu canlılardan biri de Ege, Akdeniz ve Marmara'nın bazı kıyı illerinde sonbahar ve kış aylarında yapılan yapılan güreşlerin pehlivanı olan develer. Salgın nedeniyle güreşler yapılamazken yaşanan ekonomik kayıp sahiplerini, hareketsiz kalmak ise develeri strese soktu. Bunun üzerine develerin kendilerine zarar vermeye ve sürekli bitkin oldukları belirtildi.

Pehlivan develer koronaya yenildi

Kökleri Orta Asya ve Ortadoğu’ya uzanan, Türkiye’de de 19. Yüzyıl başlarından itibaren aralıksız olarak düzenlenen deve güreşleri, koronavirüs salgını yüzünden bu yıl gerçekleştirilemedi.

Türkiye’de ilk kayıtlı deve güreşinin, göçebe Türkmenler tarafından Aydın’ın Germencik ilçesine bağlı Hıdırbeyli köyünde, 19. Yüzyıl başlarında yapıldığı biliniyor. O yıllardan bu yana, Aydın merkezli olmak üzere İzmir, Muğla, Antalya, Manisa, Balıkesir ve Çanakkale’de her yıl kasım ayında başlayıp, mart ayının sonuna kadar süren deve güreşleri tam bir şölen halinde gerçekleşiyordu.

Develerin havut giyme töreni, güreş hazırlıkları, güreş öncesi düzenlenen geceler, sokak sokak dolaştırılarak halkı selamlamaları ve güreş günü süslenmeleri gibi etkinliklerle birlikte düşünüldüğünde yöre halkına tam bir festival havası yaşatan görüşler bu yıl salgın sebebi ile yapılamadı.

Deve güreşlerinin yapılamaması ilk olarak bu illerde yaşayan insanların çok değer verdikleri bu kültürel etkinlikten uzak kalmalarının yanı sıra önemli bir ekonomik kayba da neden oldu.

Deve güreşi meraklıları sonbahar ve kış aylarının en önemli eğlencesinden mahrum kalırken, bu aylarda güreşmeye alışan ve fizyolojik yapısı gereği buna ihtiyaç duyan develer de strese bağlı değişim ve davranışlar görülmeye başlandı.

“SEYİRCİSİZ DE OLSA DEVE GÜREŞLERİNE İZİN VERİLMELİ”

Devecilik Kültürü ve Deve Güreşleri Federasyonu (DEGÜF) Başkanı Özgür Dülger, bu sezon güreşlerin yapılamamasından dolayı hem yöre insanının hem de pehlivan develerin büyük bir boşluğa düştüğünü ifade etti.

Değerleri 20 bin ila 500 bin Lira arasında değişen güreş develerinden bazılarının koronavirüs salgını sürecinde tüylerini, havutlarını ısırma, hatta başlarını gövdelerinin altına alarak kendi kendilerini bağlama gibi davranışlar sergilemeye başladığını söyleyen Dülger, “Bunlar develerin müsabaka sırasında rakiplerine uyguladıkları teknikler. Bu sezon güreş yapamayınca kendilerine zarar verme noktasına geldiler. Ayrıca halkımızdan da büyük talep var. Deve güreşlerinin mutlaka yapılmasını istiyorlar. Salgın tedbirleri alınarak, gerekirse her deve bulunduğu ildeki güreşlere katılacak şekilde hatta gerekirse seyircisiz olarak, hiç değilse 3-4 hafta süreyle güreşlerin yapılmasını istiyoruz” diye konuştu.

Koronavirüs salgını yüzünden deve güreşlerinin yapılamamasının ekonomik yönden de camiaya ve yöre insanına büyük zarar verdiğinin altını çizen Dülger, sözleri şöyle devam etti:

“Türkiye genelinde 3 bin civarında deve var ve bunlardan yaklaşık 2 bini güreştiriliyor. Deve güreşleri her yıl yaklaşık 20 hafta sürüyor ve her hafta 3-4 farklı yerde gerçekleştiriliyor. Deve sahiplerinin büyük çoğunluğu somut olmayan bu kültürel mirasımızın yaşatılması adına, hobi olarak bu işi yapıyor. Bir yıl salgın nedeniyle güreş yapamamak elbette bizi sevdamızdan vazgeçiremez. Ancak bu işten geçimini sağlayan çok sayıda insan da var.

Her organizasyonda hakemler, cazgırlar, veteriner, gözlemci, saha komiseri, urgancı, ağız bağcı, ağız bağı kontrolöründen oluşan 39 kişilik bir ekip görev yapıyor ve para kazanıyor. Bunun yanı sıra develerin nakliyesini sağlayan kamyoncular, güreş alanlarındaki esnaf, havutçular, çulcular, yularcılar düşünüldüğünde deve güreşleri aslında yöreye önemli bir ekonomik girdi de sağlıyor. O nedenle bu insanlar da düşünülerek hiç değilse birkaç yerde güreşlere izin verilmesinin, hem yüzyıllara dayanan geleneğimizin kesintiye uğramaması hem de develerimizin bir iki güreşe katılarak enerjilerini atmaları bakımından çok olumlu olacağına inanıyorum.”

( Ajans Bizim)