Paragöz Mehdiler: Kuytul ile Kuriş! Aynı koğuşa girsinler, hangisi mehdi o zaman belli olur

Alparslan Kuytun, Alihan Kuriş, Adnan Oktar ve tabii ki hepsinin tepesinde FETÖ! Kamuoyunda günlerdir konuşulduğu gibi, hepsinin siyasi yönden ortak özelliği, ABD, Almanya, İngiltere ve terörist İsrail’le olan ilişkileri. Bense, bugün biraz daha farklı yönden bakacağım olaya. Dinî duygular, İbadet, Mehdilik ve para.

Paragöz Mehdiler: Kuytul ile Kuriş! Aynı koğuşa girsinler, hangisi mehdi o zaman belli olur

Fazıl Duygun

FETÖ’nün, mehdili, Mesihlik ve hatta Resul ve Nebi seviyesinde, Allah’la görüştüğüne(!) inandıkları elebaşı Fetullah Gülen’in yüz milyar dolar civarı parayı Batı ülkeleri ve BAE gibi Siyonist kuklası emirliklere kaçırdığını hepimiz biliyoruz. FETÖ’cülerin, kendi benzeri olan, orta ve küçük ölçekli bu tür illegal ve istihbari yapılara devlet operasyonlar düzenlediğinde sahiplenmesini, şimdilerde olduğu gibi, her seferinde görmekteyiz. Bu tür yapılar, siyasi olmalarının ötesinde, Müslümanların inandığı değerler, dinî duyguları ve hatta ibadet tarzına verdikleri zararlarla da, ayrı bir önem arz ediyor. Bu tür yapılanmalar, Yahudilerin inancında olan ve İsrailiyat kaynaklı “Mesih” teolojisinin, Evanjelistler tarafından son 3 yüzyılda dünyaya yayılmasıyla beraber, Müslümanların zihnini de allak bullak ettiler. Allah’ın Resullerine ve Nebilerine bile geçmediği bir şekilde “Süpermen bir Mehdi-Mesih” beklentisini Müslümanların zihnine zerk ettiler. Zihinlere zerk edilen bu Mehdi-Mesih, Süpermen gibi, gökten gelen göktaşlarını eliyle durduracak, elindeki sihirli bir değnekle, dünyayı değiştirecek…

Neredeyse, güç bakımından, hâşâ, Allah’la yarışacak bir kahraman beklentisi. Bu Mehdilerin en büyük özelliğiyse, Resuller ve Nebiler gibi, yokluk ve sıkıntıyla imtihan edilmeyip, Allah katında(!) öyle bir torpile sahipler ki, hepsinin kasası, milyarlarca lira para ve altınla dolu oluyor. Mehdilerimizin hepsi, Banker Bilo mübarek…)

Mesela, Alparslan Kuytul mehdimizin(!) bir vakasını anlatayım: Çok yakın bir dostumun ablası genç kızı birkaç yıl önce, ani bir hastalıktan dolayı vefat etti. Anne çok iyi niyetli derecesinde saf bir kadın. Adeta, elinde tuzluk, mahallesinde, nerede bir cemaat varsa oraya koşuyor. Evladını kaybettiği için, yüreği de yanıyor tabii. Bu Kuytulculara da takılmış. Bir haber göndermişler” Efendimiz sizin kızınızı rüyasında gördü, kabirdeki yerinden memnun değilmiş, Kur’an okutacağız ki, daha iyi bir yere geçsin. Bunun için şu kadar para göndermeniz lazım (Ailenin ekonomik durumuna göre 500 bin liraya kadar çıkıyor) Anne, onca uyarıya rağmen maalesef, inanıyor ve veriyor. Daha bunun gibi yüzbinlerce yaşanmış örnek verebiliriz. Bu, mehdi-Mesihlerin temel alışkanlığı olsa gerek, Cennette bahçe satmadan duramıyorlar. Bunun için de tabi, milleti, yalan yanlış tevatürlerle kandırmak ve ikna etmek lâzım. Yani, kısaca, milleti ne kadar çok söğüşlersen, o kadar büyük bir Mehdisin, Mesihsin(!) Bu, Mehdilerin temel karaktersizliği ve hiç şaşmayan bir sistemi oluyor: Ahireti parayla satmak! Oysa, Allahımız, Rabbimiz Kur’an da bizi şöyle uyarıyor: "Allah'ın ayetlerini az bir menfaat karşılığında satmayın" Bakara

Suresi 41. ve 174. Ayetler.

Şimdi Mehdilerin bize yaşattıkları şeyse şu: En büyük Mehdi benim, çünkü milleti en çok ben söğüşledim!

Kaynak: SuperHaber

Yorumlar (1)

Yorum Yaz
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.