Palu Davası emsal karar gösteriliyor: Maktulün cesedi bulunamazsa şüpheliler ceza almaz mı?
Gülistan Doku'nun öldürüldüğüne dair şüphe neredeyse kesinleşirken 6 yıldır canlı veya cansız herhangi bir şekilde bulunamaması akıllara "Maktulün cesedi bulunamazsa şüpheliler ceza almaz mı?" sorusunu getirdi. Hukukçular Palu ailesi davasında verilen emsal karara dayanarak bu tezin artık geçerli olmadığını belirtiyor.
5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan, artık cinayet ihtimali neredeyse kesinleşen Gülistan Doku soruşturması, ortaya çıkan yeni ifade, delil, gözaltı ve tutuklamalarla sürüyor.
Gülistan Doku soruşturması... Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel gözaltına alındı
Gülistan'ın kendisine ve cansız bedenine 6 yıldır hiçbir şekilde ulaşılamamış olması bazı çevrelerde akıllara "Maktulün cesedi bulunamazsa şüpheliler ceza almaz mı?" sorusunu getirdi. Hukukçular bu konuya dair çarpıcı tespitlerde bulundu.
Kamuoyunda sıkça dile getirilen “ceset yoksa cinayet yoktur” anlayışı, güncel ceza hukuku uygulamalarında yeri olmadığını belirten hukukçulara göre modern yargı pratiğinde esas olan, maddi gerçeğe ulaşılmasıdır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre, verilmiş, kesinleşmiş ve aleniyet kazanmış mahkûmiyet kararları bulunmaktadır. Hatta bazı dosyalarda, Yargıtay kararı neticesi nüfus kayıtlarına düşerek ölüm tescil edilmiştir.
Gülistan Doku olayında 7 kişi adliyeye sevk edildi: Acılı aile bu esnada fenalık geçirdi
MAHKUMİYET KARARI HANGİ DURUMDA VERİLİR?
Suçun işlendiğine dair yeterli ve birbirini destekleyen delillerin bulunması halinde mahkumiyet kararının verilebileceğini belirten hukukçular, bu tür dosyalardaki temel kriterleri şu şekilde açıkladı:
Yaşam belirtisinin kesilmesi: Kayıp kişinin telefon, banka, sosyal medya gibi tüm hareketlerinin aniden sona ermesi.
Motivasyon ve husumet: Şüpheli ile mağdur arasında ciddi bir çatışma, tehdit veya menfaat ilişkisi bulunması.
Çelişkili beyanlar: Şüphelinin olayla ilgili tutarsız ve değişken ifadeler vermesi.
Kriminal bulgular: Kan izleri, DNA, temizlik yapılmış alanlar veya boğuşma izleri gibi teknik deliller.
Tanık anlatımları: Olayı veya sonrasını destekleyen tanık ve gizli tanık beyanları.
Bu unsurların tek başına zayıf görünse bile, bir araya geldiğinde “delil zinciri” oluşturduğu ifade edilerek, HTS kayıtları, kriminal bulgular, tanık beyanları ve şüpheli ifadelerindeki çelişkiler birlikte değerlendirildiğinde, ceset bulunmasa bile mahkeme tarafından mahkûmiyet hükmü kurulabileceği bildirildi.
EMSAL KARAR: PALU AİLESİ DAVASI
Hukukçular bu değerlendirmeye emsal olarak 2021 yılında görülen ve kamuoyunda büyük infiale neden olan ve cansız bedenine bir türlü ulaşılamayan Meryem Tahnal cinayetinin sanıklarının yargılandığı "Palu Ailesi Davası"nın kararını gösterdi. O davada cinayet sanığı Tuncer Ustael "kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet ile diğer suçlardan 7 yıl hapse mahkum edilmişti.
Sanık Emine Ustael ise "kasten öldürmeye yardım etme" suçundan 12 yıl 6 ay; Havva, İsa ve Ayşe Palu'yu, "kasten öldürmeye yardım etme" ve "hürriyetin kısıtlanması" suçlarından 14 yıl ikişer ay, F.P ise suçun işlendiği tarihte yaşı küçük olduğu için 8 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.
Cesedin bulunamaması gerekçe gösterilerek temyize götürülen karar İstinaf Mahkemesi tarafından bozulmuş, ancak verilen hükmün bozma kararı Yargıtay tarafından kaldırılarak karar onanmış ve karar emsal teşkil etmişti.


Kaynak: Haber Merkezi

