Orta Vadeli Program açıklandı! İşte enflasyonun tek haneye ineceği tarih

Orta Vadeli Program'ı açıklayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bu yıl sonunda kişi başı milli gelirin ilk kez 20 bin doları aşacağını açıklarken enflasyonun tek hanelere ineceği tarihi de duyurdu. Açıklanan OVP Resmi Gazete'de yayımlandı.

SuperHaber Mobil
HABERİN DOĞRUSU CEBİNİZDE!

Son dakika gelişmelerini, özel haberleri anlık bildirimle ilk siz öğrenin.

SuperHaber Mobil Uygulaması
Orta Vadeli Program açıklandı! İşte enflasyonun tek haneye ineceği tarih

2027-2029 yıllarını kapsayan OVP, 6 Eylül'de açıklandı. OVP bir kehanet olarak işe yaramıyor ama hükümetin bir yıl içinde neyi feda edip neyi etmediğini, tüm demeçlerden çok daha dürüst biçimde ele veriyor. Yeni OVP'de de pek çok hedef bir yıl öncesine göre baştan yazıldı.

ovp

ENFLASYONUN TEK HANEYE İNİŞİN TARİHİ ERTELENDİ

Enflasyon "kağıt üzerinde bile olsa" tek haneye inişin tarihi iki yıl daha ertelendi. Cari açık kalıcı olarak genişledi. Bütçe, önümüzdeki yıl yeniden gevşiyor. Ama tüm bu revizyonların arasında bir gösterge şaşırtıcı bir sabitlikle duruyor ki o da büyüme. 2026, 2027 ve 2028 için hedeflenen büyüme oranları, geçen yılki programa göre en fazla 0,5 puan aşağı çekilmiş durumda. Bu tesadüf değil. Büyüme ise ekonominin hala kırmızı çizgisi olmayı sürdürüyor.. Sorun şu ki, kredibilitesi zayıflatılmış bir Merkez Bankası, zayıf kurumsal yapı ve de kalkınma odaklı bir programın olmadığı bir ortamda, büyümeden feragat etmeden enflasyon düşmez.. Düşmeyince de gelen büyüme toplum tarafından hissedilmiyor. Eski programda 2026 için %3,8, 2027 için %4,3, 2028 için %5,0 büyüme hedeflenmişti. Yeni programda bu sayılar sırasıyla %3,3, %4,2 ve %4,6'ya çekildi, yani ortalama 0,3 puanlık bir aşağı revizyon yapıldı. Buna karşılık aynı üç yıl için enflasyon hedefleri %12,4, %12 ve %5,5 puan yukarı çekildi.

ovp

BÜYÜME TAHMİN OLMAKTAN ÇIKTI

Açıklanan ekonomik göstergelerin büyük çoğunluğunda; enflasyon, cari açık, kur ve kamu yatırımı, ciddi biçimde revize edilirken büyümenin bu kadar az oynaması, büyümenin bir tahmin değil bir tercih olduğunu düşündürüyor. İşsizlik hedefi de aynı korumacı mantıkla hareket ediyor. 2026 için %8,4 yerine %8,1 telaffuz edilmiş, yani büyüme kadar olmasa da işsizlik tarafında da kötü bir sürpriz yok. En geç 2028'de seçimlerin beklendiği bir takvimde iktidar büyüme ve istihdam hedeflerini aşağı çekmek istemez. Ancak esas sorun 2023 genel seçimleri sonrasında geçen üç yıllık dönemde de enflasyonu düşürmenin hiçbir zaman politika önceliği olmamış olması. Zira enflasyonu düşürmenin maliyeti "acı reçete" olsa da Türkiye'de enflasyonu düşürmemenin siyasi maliyeti çok az. Hal böyle olunca Merkez Bankası'na tanınan alan da son derece sınırlı ve kısa soluklu oluyor. Büyümede 2026'daki ufak sapmanın kendine özgü bir açıklaması var. Programın ana metni, 2026 için hedeflenen %3,8'in altında kalınmasını üç unsura bağlıyor: Şubat ayında patlak veren ABD/İsrail-İran savaşının tetiklediği dış talep zayıflığı, küresel ticaretteki yavaşlama ve dezenflasyon sürecinin gerektirdiği sıkı finansal koşullar.

ovp

EKONOMİDEKİ SORUN DIŞŞAL ŞOKLARIN BİR SONUCU MU?

Açıklanan programla birlikte ekonomideki gidiş; kısmen dışsal bir şokun, kısmen de zaten yürütülen dezenflasyon programının kendisinin sonucu olarak yorumlanmış. Ekonomi yönetimi bilinçli bir tercihle, "Büyümeden feragat ederek dezenflasyonu hızlandıralım" diiyor. Nitekim program 2027'de büyümeyi yeniden %4,2'ye, yani eski programın 2027 hedefine (%4,3) neredeyse eşitleyerek, geçen yılki patikaya dönme niyetini de ortaya koyuyor. Yani 2026'daki düşüş bir tercih değil, büyük ölçüde dışsal bir şoka verilen tepki ve hükümet ilk fırsatta eski patikaya dönmek istiyor. Güçlü bir dezenflasyonun büyümeden neredeyse hiç feragat etmeden elde edilmesi ancak çok güçlü bir sermaye girişi ya da çok yüksek bir merkez bankası kredibilitesiyle mümkün olabilir. İkisi de bugün mevcut değil. İlginç bir ayrıntı ise bunu doğruluyor. Merkez Bankası,13 Ağustos'taki enflasyon raporu toplantısında 2027 ve sonrası için hedef açıklamayı tercih etmedi, bu kararı OVP'ye bıraktı. OVP sunumunda söz alan Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan da gerek 2026 yıl sonu tahmini ve gerekse ileriye yönelik hedeflerdeki yukarı yönlü güncellemeleri "maliye politikasıyla eşgüdümün" bir sonucu olarak izah etti.

ovp

ENFLASYON İKİNCİ PLANA MI İTİLDİ?

Fatih Karahan'ın bu tutumunu, piyasa siyasi otoritenin enflasyonu ikinci plana atan bakış açısının kamuoyu ile açıkça paylaşılması şeklinde yorumladı. Karahan "Hükümetle ortak belirlenen enflasyon hedefi gördüğünüz gibi son derece yüksektir, bize tanınan alan budur, Merkez Bankası'ndan bunun ötesinde agresif bir duruş beklemeyin" dedi. Kredibilite yüksek olsaydı, sadece hedefin ilan edilmesi bile beklentileri çıpalar, ücret ve fiyatlama davranışını değiştirir, düşük bir maliyetle dezenflasyon sağlanabilirdi. Bizim gibi kredibilitesi düşük bir ortamda ise beklentiler hedefe değil, geçmiş enflasyona ve gözlemlenen talebe göre şekilleniyor. Her ıskalanan hedef bir sonrakine daha az inanılmasına yol açtığından, bu kısır döngü kendi kendini besliyor. Genel patikaya bakınca enflasyon ve büyüme arasındaki içsel tutarsızlığın bir miktar hafiflediğini görüyoruz. Büyüme neredeyse hiç kırpılmazken, enflasyonun üç yıla yayılarak yukarı çekilmesi, eski programın tek yılda öngördüğü sert düşüşe göre daha inandırıcı bir görüntü çiziyor. Ama 2027'nin kendisine bakınca eski hikaye, yani "soğumadan dezenflasyon" iddiası büyük ölçüde duruyor. Program 2026 sonu enflasyonu için %28,4 olarak telaffuz ediyor. Bu tahmin geçen yıla göre piyasa beklentilerine daha yakın, hatta Merkez Bankası'nın 13 Ağustos'ta açıkladığı enflasyon raporundaki %28 tahmininin bile üzerinde. Benim tahminim, yıl sonu manşet enflasyon verisinin %30 ya da biraz üzerinde oluşacağı yönünde. Dolayısıyla 2027 sonu için konulan %21'lik tahmin kabaca 10 puan gibi iddialı bir düşüş ima ediyor.

Kaynak: SuperHaber

Yorumlar

Yorum Yaz
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.