Ömer Eroğan'dan Hocalı Katliamı yazısı...
Enver Paşa’nın torunu Arzu Enver Eroğan'ın eşi yazar Ömer Eroğan Hocalı Katliamı'nın yıl dönümünde bir yazı kaleme aldı.
İşte Eroğan'ın o yazısı...
HOCALI KATLİAMI YIL DÖNÜMÜ
1992 , Soğuk Şubat gecesi Azerbaycan – Hocalıda Katledilen şehitlerin , Ocak 1990 da Bakü de bağımsızlık uğruna şehit olanların ve 1918 yılında Azerbaycan’ın kurtuluşu uğruna şehit düşen Halaskar Nuri Paşa komutasındaki Kafkas İslam Ordusu mensupları anısına.
Bugünden baktığımızda; Bakü-Şehitler Hiyabanı mevkii bizlere “ Kanlı Ocak “ direnişini ve Milletin canları ve kanları pahasına elde edilmiş istiklali hatırlatıyor . 1956 Budapeşte , 1964 Prag ve 20 Ocak 1990 Bakü …
Şehre üç noktadan tanklar ve özel birlikler eşliğinde hücum eden işgal ordusuna karşı uykularından fırlayarak ve ellerindeki sopalar ile direnen vatanperverlerin karşı koymaları neticesi altı yüz şehit ve binlerce gazi verildi . Bu nedenle de ,18 Ekim 1991 de hürriyete kavuşan Azerbaycan, milletin işgalci orduya karşı şanlı direnişi neticesi canların verilerek bağımsızlığa erişen , dönemin bölgedeki tek Türk ülkesi olma şerefine sahiptir.
Azerbaycan'da karanfillerin büyük önemi vardır .Karanfil sevincin , aşkın , vatan hasretinin ve millet sevgisinin sembolüdür . Karanfil ancak güzel ve mutlu günlerde hediye edilir ve karanfiller Azerbaycan'da hep güler. Ancak Karanfilin Azerbaycan edebiyatında tarihe ağlayarak girdiği gece vardır ki o geceye “ Karanfilin ağladığı “ gece denir …
İşte bu gece Azerbaycan’ın yetmiş iki yıl sonra tekrardan diriliş ve kurtuluş günüdür.
Kısa bir süre sonra ise ; 26 Şubat 1992’nin soğuk gecesi destekli Ermenistan ordusu mekanize birliklerinin ,Karabağ işgal harekatı esnasında Hocalı'da savunmasız, masum sivillere karşı gerçekleştirdikleri ,son dönem en kanlı katliamı yaşandı ve Azerbaycan toprağı Karabağ halen de işgal altında.
26 yıl önce yaşatılan meşum kıtal ile ilgili önce , Azerbaycan Parlamentosu 1994 tarihindeki oturumunda yaşanan katliamı “ Soykırım “ olarak tanıdığını resmen ilan etti . Sonrasında ise ; Meksika, Macaristan , Pakistan , Kolombiya , Çekya , Peru , Bosna Hersek devletleri ve Amerika Birleşik Devletleri'ni oluşturan eyaletlerden on beşi “ Soykırım “ ı resmen tanıklarını ilan ettiler ve keza İslam İşbirliği Teşkilatı da bu yöndeki kararını ilan etti.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Örgütü Hocalı'daki katliamlardan Ermenistan'ı sorumlu tutuyor ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi dört ayrı kararında Azerbaycan topraklarının Ermenistan tarafından zorla işgal edildiğini kabul etti. Avrupa Konseyi Ermenistan'ı Azerbaycan'da işgalci olarak tanıdığını ilan etti . Lahey'de ve Budapeşte'de “Hocalı Katliamı “ anıtları yer alıyor.
Kurucu lider Gazi Mustafa Kemal Atatürk : “ Azerbaycan’ın kederi bizim kederimizdir , Azerbaycan’ın sevinci bizim sevincimizdir “ ve Bilge lider Heydar Aliyev : “ Tek millet – İki Devlet “ demiş olmalarına ve de Çanakkale dahil birçok cephede Anadolulu kardeşlerinin yanına koşarak çarpışan Azerbaycan topraklarından gelen Kardeşlerin varlığı ve işgal arifesindeki ,perişan durumdaki Osmanlının Harbiye Nazırı Enver Paşa’nın tüm olumsuz şartlara ve uluslararası baskılara göğüs gererek kurduğu ve başına kardeşi Nuri Paşayı tayin ettiği “ Kafkas İslam Ordusu “ harekatı vasıtasıyla Azerbaycan’ın kurtuluş ve ilk kuruluşunun temin edilmiş olmasına rağmen , Bizim Ankara nomenklaturası çok uzun yıllar , maalesef “ Hocalı Katliamı “ olayının “ Soykırım “ olarak tanınması için pek bir gayret göstermediği ve aynı zamanda da birkaç ilçemiz haricinde hiçbir büyük şehrimizde herhangi bir anıtın yokluğu son derece düşündürücüdür. Hem de geçtiğimiz 15 Eylül tarihinde Bakü’nün kurtuluşunun yüzüncü yıl dönümündeki düzenlenen muhteşem törenler esnasında her iki muhterem liderin önemli konuşmaları ve de bilhassa Azerbaycan tarafından gerçekleştirilen ; Tanap , Star rafinerisi ve sair bir çok stratejik ve ekonomik önemli yatırımlara rağmen.
Aynı zamanda Azerbaycan Şairi Talman Hacıyev 1918 de önce Gence akabinde Bakü’yü işgal ve mezalimden kurtaran Kafkas İslam Orduları mensubu kahraman askerleri meşhur “ Laleler “ şiirinde tasvir eder ( Lale Azerbaycan da Bizlerin Gelincik olarak adlandırdığımız çiçeğin ismidir ) ve adlarına Bakü nün en müstesna mevkiinde , Şehitler Hıyabanına komşu dikilmiş muhteşem bir anıt yer alır.Fakat plastik sanatlarda çok gelişmiş Azerbaycan da güzel Bakü şehrini süsleyen pek çok heykel bulunmakla adına methiyeler yazılan ve söylenen halaskar Nuri Paşanın herhangi hatırlatıcı heykeli dahi maalesef hala mevcut değildir.
Son olarak ; Azerbaycan Parlamentosu ve Avrupa Parlamentosu üyesi muhterem Kardeşimiz Ganire Paşayeva‘nın kendisine yöneltilen “ Siz Azeri mi siniz ? “ sorusunu ; “ Azeri diye bir şey yoktur. Ne yazık ki bunu daha çok Türkiye'de yapıyorlar – Azeri- esasında İran'da etnik bir guruptur ve kendilerini pek Türk saymıyorlar. Azeri değiliz , Türküz . Azerbaycan Türküyüz .” diye cevaplandırmış idi . Acep bu kavram kargaşanın temelinde yine Ankara Bürokratik Oligarşisinin dahli olmasın ?
Milletimizin bekası uğruna şehit düşen asker sivil tüm şehitlerimiz ve Can Azerbaycan’ın kurtuluşu için ve Hocalıda şehit düşen tüm Milletimiz mensupları hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz…