Öldürdüğü kurbanlarını yanı başından ayırmıyor!
Seri katil denilince birçok kişinin aklına vahşi insanlar gelir ancak Dennis Nilsen, seri katil profiline hiç uymayacak kadar kibardı. Hoşlandığı kişileri onu terk etmesinler diye öldüren Dennis Nilsen 'Kibar Katil' lakabıyla akıllara kazındı.
1
12
Dennis Nilsen, 23 Kasım 1945'te İskoçya'da dünyaya geldi. Anne ve babasının boşanmasının ardından çok sevdiği annesi, kardeşleri ve dedesiyle yaşamaya başlayan Nilsen hayvan haklarını koruma konusunda büyük hassasiyet taşıyordu. Nilsen hayvanlara işkence yapılmasına çok üzülüyor, kuşların avlanmasına karşı çıkıyordu.
2
12
Seri katil profilleriyle çelişen bu özelliklerinin yanında 'ölü olmaya' dair farklı bir ilgisi olduğu herkes tarafından biliniyordu. Hem kendisini ölü gibi düşünerek tatmin olması hem de bazı sevgilileriden ölü taklidi yapmalarını istemesi onda bir şeylerin yanlış gittiğini düşündürüyordu.
3
12
Nilsen’da seneler önce başlayan nekrofili eğilimleri morg ziyaretlerinin sıklaşmasıyla iyice ayyuka çıkmıştı. Öyle ki Nilsen zaman zaman vücuduna pudra ve boya sürerek kendisini silahla öldürülmüş gibi hayal ediyor, aynada saatlerce kendisini izliyordu.
4
12
Nielsen kan akıtmıyor ve bir iple boğarak işini hallediyordu. İşe yaramadığı ve kurbanın ölmediği bir durum varsa onları suya sokup boğulana dek bekliyordu.
5
12
Bir barda genç bir çocukla tanışan Nilsen onu Londra’nın Cricklewood bölgesinde bulunan dairesine getirdi. Genci o gece evinde kalması için ikna etti. Genç adam uyurken, Nilsen bir kravatla onun boğazını sıktı ve sonra da kafasını su dolu bir kovaya batırarak genç adamı öldürdü. Daha sonra cesedi soydu, banyoda cesedi iyice yıkadıktan sonra yatağa yatırdı. Cesedi birkaç gün daha dairesinde tuttu, gece ölen kişinin yanında uyudu. Cesedi her gün yıkadı, en sonunda da cesedi zemindeki tahtaların altına sakladı.
6
12
Sonraki üç yıl boyunca aynı korkunç eylem 11 kere daha tekrarlanacaktı. Evde biriken cesetler sorun olmaya başlamıştı. Nilsen, şüphe çekmemek için iğrenç yollar deniyordu. Başlangıçta cesetleri dairesinde ve dairesinin etrafında, dolaplarında, parkelerin altında veya bahçedeki kömürlükte sakladı. Ancak bir süre sonra cesetleri parçalayıp, yakmak zorunda olduğunu hissetti. Böylece ortada kanıt bırakmayacak şimşekleri üzerine çekmeden, yakalanma korkusu olmadan normal yaşantısına devam edebilecekti. Planladığı gibi Cesetleri parçalayıp yakmaya başlayan Nilsen yanık insan eti kokusunu bastıracağı düşüncesiyle ateşe bir de eski lastik atıyordu.
7
12
Cinayetler silsilesi devam ediyor, Nilsen normal yaşantısına en ufak bir şüphe çekmeden devam ediyordu. Çevresindeki insanlar, Son derece kibar ve zeki biri olan Nilsen’ın evine davet ettiği misafirlerini öldüren bir canavar olduğuna ya da ciddi kişilik bozukluklarına sahip olduğuna ihtimal vermiyordu. 1981’de Nilsen, başka bir daireye taşındı ve yeni evinde misafir ettiği üç genç adamı daha katletti.
8
12
Hoşlandığı kişileri öldürüyor, sonra iç çamaşırlarına dek soyduktan sonra vücutlarını pudralıyordu. Kurbanlarını salona alıyor, koltuğuna oturtuyordu. Böylelikle kurbanları onu terketmemiş oluyordu.
9
12
Nilsen yeni dairesinde cesetleri küçük parçalara bölüyor, kafatasındaki etleri sıyırmak için kafaları büyük bir tencerede haşlıyor, ve ceset parçalarını tuvaletin içine atıyor, sifonu çekiyordu. Ancak yeni dairesinde cesetleri yok etme yöntemi Dennis Nilsen’ın yakalanmasına yol açacaktı.
10
12
Bir süre sonra tüm binanın tuvalet boruları tıkandı. Nilsen, apartmandaki tuvalet borularının tıkanmasının ardından durumu dairelerin bakımlarıyla ilgilenen emlakçıya anlattı. Dennis Nilsen, muhtemelen, komşularından önce davrandığı için şüphe çekmeyeceğini düşünmüştü. Ya da boruların tıkanmasının tuvalete attığı cesetlerle ilgisi olmadığını düşünüyordu. Tesisatçı Michael Cattran, tıkanıklığa Nilsen'ın dairesindeki borularda biriken ceset parçalarının kemiklerin olduğunu tespit ettiğinde aklını yitirecek gibi olmuştu.
11
12
Yapılan ihbar üzerine Nilsen’ın evini arayan polisler mutfak dolaplarının içinde ceset parçalarını görüp Nilsen’ı gözaltına aldı. Polislere direnmeden suçlarını itiraf eden Nilsen, sorgusunda kendisini durduramadığını, insanları öldürürken müthiş bir güç ve mutluluk hissettiğini, pişmanlık duymadığını, yakalanmasaydı yüzlerce kişiyi daha öldürebileceğini rahatlıkla söylemişti
12
12
Dennis Nilsen, mahkemede de 15 kişiyi öldürdüğünü itiraf etti ve 1983 yılındaki duruşmasında ömür boyu hapse mahkum edildi. Nilsen, cezaevindeyken kendisiyle röportaj yapan gazeteciye öldürdüğü kurbanların cansız hâllerini estetik olarak çok güzel objeler olarak gördüğünü, işten eve geldiğinde bu cesetlerle konuştuğunu, hatta onları kanepeye oturtup televizyon izlediğini söyledi.