Okan Bayülgen: Korona libidomu düşürmedi!
Saba Tümer’in Instagram’daki canlı yayınına konuk olan Okan Bayülgen, özel hayatıyla ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Sosyal medyadan cinselliğe, koronadan magazine kadar birçok konuda konuşan ünlü şovmen, koronanın libido seviyesini düşürmediğini belirterek, "Testosteron seviyem çok yüksek. Ama kolesterolüm de yüksek. Birinden ölüyorsun, birinden çok sevişiyorsun" diye konuştu.
1
9
Posta'daki habere göre; Okan Bayülgen'in konuşmalarından satır başları şöyle:
"Instagram'dan nefret ediyorum, korkunç bir yer. Bu kadar çirkinliğin, kötülüğün bir arada olduğu başka bir yer yok, bir akıl hastalığı dükkanına dönüştü. Burada iş her türlü uyuşturucu, kadın hatta organ ticaretine kadar gidiyor."
2
9
TİKTOK'TA DANS EDENLER GERİ ZEKALI
"TikTok’ta dans edenler geri zekalı. Gençlerden niçin umut etmememiz gerektiğinin en güzel göstergesi. Bu gençlerin yüzde 15 IQ’sü varsa bu telefonlar yüzde 5’e indirdi."
3
9
"Ülkenin en ünlü kebap zincirinin sahibi, ölmüş hayvanları dövüyor. Oysa hayvan kesmenin de dinimizde bir ritüeli var. Bunları akıl hastanesine yatırmak lazım."
4
9
"KORONA LİBİDOMU DÜŞÜRMEDİ"
"Kovid-19 libidomu düşürmedi. Testosteron seviyem oldukça yüksek. Ama kolesterolüm de yüksek. Birinden ölüyorsun, birinden çok sevişiyorsun. Testosteron düşüyor çok spor yapanlarda, östrojen yükseliyor. Libidoları düşüyor, memeli erkekler meydana geliyor.
5
9
"Bir söyleşide baktım ki aranan başlığı veremiyorum. Dedim ki; 'seksi bıraktım'. Ardından Selin benden ayrıldı. 'Böyle bir adamla ben birlikte değilim' dedi. Bu şakaydı oysa ki. Her şeyi konuşuyoruz ama bir tek seks konusunda şaka yapamıyoruz."
6
9
"Ergenlerin cinsel içerikli film izlemesine ebeveynin engel olma şansı yok. Bir ergenin ekran süresi günde 16 saate varıyor. Sohbet sıfır, iletişim sıfır."
7
9
"Magazin programlarındaki sunucular vak vak amca. Dudak böyle ördek gibi uzamış. Filtrelerle kendilerini kurabiye gibi yapmışlar zaten. Niye bir de gidip ameliyat oluyorsun?"
8
9
OKAN BAYÜLGEN HAKKINDA
Kaan Okan Bayülgen, ya da bilinen adıyla Okan Bayülgen, 23 Mart 1964 İstanbul doğumludur. Hukuk ve gazetecilik eğitimi almış bir baba olan Ümit Bayülgen ile ressam olan bir annenin oğlu olarak doğmuştur. 1970'te anne ve babası boşanmış olan Bayülgen'in annesi İsmet Görgün ile evlenmişti. Daha sonra İsmet Görgün onu nüfusuna geçirmek isteyince soyadı farkında olmadan Görgün olarak değişmiştir; ama kendi isteğiyle mahkemeye başvurmuş ve babası olan Ümit Bayülgen'in soyadını tekrar almıştır. Ayrıca Ümit Bayülgen de ikinci defa evlenmiştir ve Okan Bayülgen'in babasının ikinci evliliğinden, Ozan Bayülgen ve Okşan Bayülgen adlı iki kardeşi vardır. Aynı zamanda anne tarafından, Elmalılı Hamdi Yazır'ın torunudur.
Bayülgen, hukuk ve gazetecilik eğitimi almış bir baba olan Ümit Bayülgen ile ressam olan bir annenin oğlu olarak 23 Mart 1964'te Cihangir, İstanbul'da doğdu. 1970'te anne ve babası boşanmış olan Bayülgen'in annesi İsmet Görgün ile evlenmişti.
Daha sonra İsmet Görgün onu nüfusuna geçirmek isteyince soyadı farkında olmadan Görgün olarak değişmiştir; ama kendi isteğiyle mahkemeye başvurmuş ve babası olan Ümit Bayülgen'in soyadını tekrar almıştır. Ayrıca Ümit Bayülgen de ikinci defa evlenmiştir ve Okan Bayülgen'in babasının ikinci evliliğinden, Ozan Bayülgen ve Okşan Bayülgen adlı iki kardeşi vardır.
9
9
Bayülgen, eğitimine Göztepe, İstanbul'daki Taş Mektep isimli yatılı okulda başladı. Altı yaşındayken yatılı okula verildi. Şişli 19 Mayıs İlkokulu'ndan mezun olup Galatasaray Lisesi'nde öğrenimine devam etti. Okuldaki öğrenci kulüplerinden müzik, edebiyat, folklor gibi kollarla ilgilendi. Okula gitmeme durumu, sorun olmaya başladığında annesi Ayla Görgün; onu Bodrum'a, yanına çağırdı ve Galatasaray Lisesi'ndeki altı yılından sonra Bodrum Lisesi'e kaydoldu. Fakat oradan Şişli Lisesi'ne geçen Bayülgen 1984'te buradan mezun olarak lise öğrenimini tamamladı.
Fotoğraf eğitimi almak için Fransa'ya giden Bayülgen, Tours Üniversitesi Hukuk ve Ekonomik Bilimler Fakültesi'nde hukuk okumaya başladı. Ardından fikir değiştirerek aynı üniversitenin ekonomi bölümüne geçti.Bir yıl okuduktan sonra ekonomi eğitimini de yarıda bırakarak Türkiye'ye döndü ve Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Bölümü sınavlarında başarı göstererek buradaki eğitimine başladı. 1989'da mezun olarak aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde yüksek lisans yaptı.
Televizyon hayatına Satel TV'de klipler sunarak başlayan Bayülgen, atv ekranlarında gece yarısında yayına başlayan Gece Kuşu adlı farklı programı ile adını duyurdu. Gece Kuşu'nun ardından late night show tarzını 100 gece boyunca Televizyon Çocuğu ile devam ettirdi. Gecenin bir saatinde sessiz sedasız yayına başladığında amaçladığı şey, izleyici ve sunucu arasındaki yapmacık samimiyetle örülü ilişkiyi yok etmekti. Agresif tavırları ve ilk "uçurmaları" başlarda kamuoyunun sesini kısma yönünde hayli totaliter bir tavır olarak görülse de, asıl eylem bu düzeni kuranlara karşıydı.
Program ekibi olarak atv ile yollarını ayırdıktan sonra iki yıla yakın ekranlardan uzak kalan Bayülgen bu ara içerisinde 1997 yılında bacağından vuruldu; saldırganı Murat Çakmak, Bayülgen'in oynadığı İstanbul Kanatlarımın Altında filiminde Osmanlı'ya hakaret ettiğini düşündüğünden dolayı bacağından vurduğunu söylemiştir. Ayrıca, bu ara içerisinde ATV'de sadece 13 bölüm süren Utanmaz Adam dizisinde rol almıştır. Bu aradan sonra Kanal D'de sunduğu Zaga ile geri döndü.
Sürekli değişen ekipler, skeçler, jenerikler, dekor, orkestra ve farklı program anlayışı, canlı telefon bağlantıları, içinde barındırdığı beklenmedik tuhaflıkları ve Medya Arkası ile kısa bir dönemin haricinde Cumartesi geceleri yayınlanan Zaga, Türk televizyon hayatındaki uzun soluklu ve yeni bir anlayışın ürünü özgün bir program olarak kendine kemik bir izleyici kitlesi oluşturmuştur.Televizyon açısından uzun kabul edilebilecek yıllar, çeşitli eğitim ve yardım kampanyaları için ulusal haber kanalı NTV'de özel yayınlar yapan Okan Bayülgen, yine bu kanalda takip eden yıllar boyunca yılbaşı gecesi özel canlı yayınlarını sundu. En son 2008'e yılbaşı girişinde, Müjde Ar ile birlikte bir program yaptı.
2004'te izleyicilerin de stüdyo konuğu olarak katılabildiği Herkes Bunu Konuşuyor ile perşembe geceleri ekrana çıktı. Akademi, bilim, müzik, popüler kültür, medya dünyasından ve çeşitli sanat dallarından çok yönlü konuklarla beraber, seçilen bir konunun bir masa etrafında konuşulması üzerine kurulu bu programları, diğerlerinden farklı olarak komedi ağırlıklı eğlence programı formatında değildi. Aynı şekilde 2006 yılında CNN Türk'te Saba Tümer ile birlikte Haber Makinası adında gündemdeki haberlerin ekrana getirilip bu haberler veya olaylar hakkında konukların ağırlandığı bir program ile; 2007 yılında NTV'de Bu Sizi İlgilendiriyor adlı siyasi ağırlıklı başarılı bir program yapmıştır.
2008'de de haftanın 4 günü canlı olarak yayınlanan, konuklarla halkın gündemi ve normal gündemin birlikte konuşulup, izleyicilerin de e-posta ve telefon yoluyla fikir ve sorularını belirtebildiği Okan Bayülgen Sade Vatandaş programına başladı.2005 yayın döneminde Televizyon Makinası ile izleyiciyle buluştuğunda, her zaman kendisi kadar ekibini de ön plana çıkaran Bayülgen bu sefer Hakkı Devrim ile beraberdi. Bir masa etrafındaki konuk yağmuru, eğlence dünyasından edebiyat ve sanat dünyasına, bir dizi alandaki bilimum konuk, konu ve daha ciddi bir format ile ekrana çıkmıştır. Daha sonra Makina olarak adını kısalttığı programda, piyesler ve estetik unsurlar daha ön plana geçmiş ve yayının süresini giderek daha uzun tutmayı tercih etmiştir.
Çok genç yaşta evlenen Bayülgen, kısa süren bu ilişkisinden sonra iki kez daha nikah masasına oturdu. Birinci evliliğini Çocuklar Duymasın adlı televizyon dizisinde de oynamış olan Zeyno Günenç ile yaptı, fakat sonra ayrılmaya karar verdi.2008 yılının son gününde evlenmiş olduğu Şirin Ediger'den doğma İstanbul adında bir kızı vardır. 2014 yılında Şirin Ediger`den boşanmıştır.
Rol aldığı tiyatro oyunları
Kiralık Oyun : Ferhan Şensoy - Orta Oyuncular - 2006 Atlarıda Vururlar : Horace McCoy - İstanbul Gösteri Merkezi - 1997 Küçük Motzart : Jakop Lorey - İstanbul Devlet Tiyatrosu - 1991 Hapşırık : Anton Çehov\Michael Frayn - İstanbul Devlet Tiyatrosu - 1990 Masal Bahçesi : Ali Taygun - İstanbul Devlet Tiyatrosu - 1990 Kamuoyu : Aurel Baranga - Trabzon Devlet Tiyatrosu - 1989