Netanyahu Trump görüşmesinde kritik Abraham Anlaşması detayı! Maddeleri nelerdi?

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Beyaz Saray’daki görüşmelerinde ABD-İsrail ilişkilerini güçlendireceklerini ve Abraham Anlaşması çerçevesinde işbirliğini yeniden uygulayacaklarını duyurdu. Peki Abraham Anlaşması nedir maddeleri nelerdir?

Netanyahu Trump görüşmesinde kritik Abraham Anlaşması detayı! Maddeleri nelerdi?

Trump ve Netanyahu Gazze Barış Planı ile ilgili görüşmesi sonrasında yaptıkları ortak basın açıklamasında dikkat çeken detaylardan biri de Abraham Anlaşması oldu. Trump ve Netanyahu Abraham Anlaşması’nın hayata geçirilmesi için tam kararlılık içinde olduklarını vurguladı.


Abraham Anlaşması (İbrahim Anlaşmaları) Nedir?

Abraham Anlaşmaları, 15 Eylül 2020 tarihinde İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn arasında imzalanan ve Arap-İsrail normalleşme sürecinin en somut adımlarından biri olarak biliniyor. ABD’nin arabuluculuğunda Beyaz Saray’da gerçekleşen imza törenine dönemin ABD Başkanı Donald Trump ev sahipliği yapmıştı. Anlaşma ile BAE ve Bahreyn, İsrail’in varlığını resmen tanıyarak diplomatik ilişkilerin önünü açtı. Bu gelişme, İsrail’in 1994’te Ürdün ile imzaladığı barış anlaşmasından sonra Arap dünyasıyla yaptığı ilk diplomatik normalleşme olarak kayıtlara geçti.

Anlaşmanın adı, Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam’ın ortak noktası olarak kabul edilen Hz. İbrahim’den geliyor. Bu nedenle diplomatik belgelerde “İbrahim Anlaşmaları” olarak anılıyor. Zamanla bu sürece Fas ve Sudan da katıldı. Fas ile İsrail arasında yapılan normalleşme karşılığında ABD, Rabat yönetiminin Batı Sahra üzerindeki egemenliğini tanıdı. Sudan ise ABD’nin terör listesinden çıkarılması ve mali destek sağlanması karşılığında anlaşmaya dahil oldu.

Tartışmalı anlaşma

Abraham Anlaşması, Washington ve Tel Aviv tarafından “tarihi bir barış adımı” olarak lanse edilse de Filistin meselesini göz ardı ettiği gerekçesiyle Arap dünyasında tartışmalı karşılandı. Özellikle Filistin yönetimi, anlaşmayı “Filistin davasına ihanet” olarak nitelendirdi. 2023 Hamas-İsrail Savaşı sonrası Bahreyn’in İsrail ile ilişkilerini askıya alması da anlaşmanın kırılganlığını ortaya koydu.

Blinken'ın rolü

Haziran 2023'te ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, İsrail'i, yerleşim faaliyetlerinin ilerletilmesi de dahil olmak üzere Filistinlilerle artan gerilimlerin, başta Suudi Arabistan olmak üzere Arap ülkeleriyle normalleşme anlaşmalarının genişletilmesi tehdidi altında olduğu konusunda uyardı. Haziran başında Blinken ile birlikte konuşan Suudi Dışişleri Bakanı, "Filistin halkı için barışa giden bir yol bulunmadan herhangi bir normalleşmenin sınırlı faydaları olacaktır" demişti

Anlaşma kapsamındaki ülkeler şöyleydi:

Fas

22 Aralık 2020'de İsrail-Fas normalleşme anlaşması imzalandı. Fas'ın İsrail egemenliğini tanıması karşılığında ABD, Fas'ın Batı Sahra üzerindeki egemenliğini tanıdı.

Sudan 

Sudan hükümeti, 6 Ocak 2021'de İsrail-Sudan normalleşme anlaşması’nın ardından, Amerikan hazine bakanı Steven Mnuchin'in şahitliğinde Hartum'da "İbrahim Anlaşmaları Bildirgesi"ni imzaladı. Tam normalleşme süreci devam ediyor olsa da ABD, Sudan'ın "Terörizmin Devlet Sponsoru" statüsünü kaldırmayı kabul ederek anlaşmayı teşvik ederken, aynı zamanda Sudan hükûmetinin ülkenin teröre olan borçlarını temizlemesine yardımcı olmak için 1,2 milyar ABD doları tutarında bir kredi sağladı. Sudan anlaşmanın bildirim kısmını imzalamış olsa da Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'in aksine İsrail ile ilgili belgeyi imzalamadı. Şubat 2023 itibarıyla İsrail ile tam normalleşme konusunda Sudan hükümetiyle görüşmeler devam ediyor.

2023 Hamas-İsrail Savaşı

Bahreyn, devam eden Hamas-İsrail Savaşı nedeniyle 2 Kasım 2023'te yaptığı açıklamada, İsrail büyükelçisinin Bahreyn'den ayrıldığını, Bahreyn'in İsrail büyükelçisini geri çağırdığını ve "sağlam ve tarihi bir anlaşma" gerekçesiyle İsrail ile tüm ekonomik ilişkileri askıya aldığını söyledi. Filistin davasını ve Filistin halkının meşru haklarını destekleyen bir duruş olarak nitendirildi. 

Açıklama Bahreyn parlamentosu tarafından yapıldı ve İsrail, karar hakkında hiçbir bilgilerinin olmadığını söyledi.