Yeni dünya düzeni yükleniyor! NATO’nun geleceği sorgulanmaya başladı! ABD ve Rusya masada, Zelensky Türkiye’de Avrupa ortada yok
Dün Riyad’da gerçekleşen ve 4,5 saat süren Rusya-Ukrayna savaşının bitirilmesine dair kritik toplantıya Avrupa Birliği’nin çağırılmaması soğuk duş etkisi yarattı. ABD ve Rusya temsilcileri, çatışmalara son vermek amacıyla bir araya gelirken, ne Ukrayna ne de Avrupa Birliği temsilcileri görüşmeye davet edildi. Bu durum, Avrupa’da derin bir güvensizlik yaratırken, ABD’nin Avrupa ile olan stratejik bağlarına ve transatlantik ittifaka olan bağlılığının sorgulanmasına da neden oldu. İşte detaylar...
Her şeye gelir-gider açısından bakmayı seven ABD Başkanı Trump, aylar önce bu durumun sinyallerini vermişti. Trump, NATO’da en çok harcamayı ülkesinin yaptığını artık Avrupa’nın da elini cebine atması gerektiğini söylemişti. Bu gelişmeler Türkiye’nin önemini zirveye çıkardı.
NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip, yıllarca terör nedeniyle deneyimli ve kurmay aklı Avrupa’nın çok önünde olan, teçhizat, mühimmat sorunu olmayan orduya sahip olan Türkiye, bu yeni dünya düzeninde en kritik noktada yer alıyor.

ABD'nin Avrupa ile ilişkileri; NATO üyeliği, AB ile işbirliği, ticaret anlaşmaları ve diplomatik temaslar gibi geniş bir yelpazeyi kapsıyor. NATO'nun en güçlü üyesi olarak ABD, Avrupa’nın güvenliğinde kritik bir rol oynuyor ve Rusya gibi tehditlere karşı kıtanın savunmasını garanti etme taahhüdü bulunuyor. Ancak, Ukrayna krizinde Avrupalı aktörlerin dışlanması, Washington’un bu taahhüdüne dair soru işaretleri doğurdu.
Trump: AB üçüncü dünya ülkesi
ABD Başkanı Trump ve Başkan Yardımcısı Vance’in son günlerde açıklamaları, bu güvensizliği daha da pekiştirdi. Yapılan açıklamalar yenilir yutulur gibi değil. Trump, Avrupa'yı “üçüncü dünya ülkesi” olarak nitelendirirken, Vance, Avrupa'nın en büyük tehdidinin dış güçler değil, kendi iç dinamikleri olduğunu savundu.
AB ifade özgürlüğünü kısıtlıyor
ABD Başkan Yardımcısı Vance Vance, Münih Güvenlik Konferansı’nda yaptığı konuşmada, Avrupa hükümetlerini ifade özgürlüğünü kısıtlamak ve halkın endişelerini görmezden gelmekle suçladı. Özellikle kontrolsüz göç ve sansür politikalarının, Avrupa demokrasisini içeriden tehdit ettiğini belirtti.
Trump ise Avrupa’nın artık ABD için stratejik bir öncelik olmadığını açık bir şekilde ifade etti. Avrupa'yı adeta yük olarak belirten Trump, Avrupa ülkelerinin kendi savunma harcamalarını artırmaları gerektiğini söyledi. Bu açıklamalar, NATO'nun geleceği konusunda ciddi soru işaretleri doğururken, Avrupa liderlerini kendi güvenlik ve savunma politikalarını yeniden değerlendirmeye itti. ABD ve Rusya, diplomatik ilişkilerini güçlendirmek için karşılıklı büyükelçilik faaliyetlerini yeniden düzenlemeyi planlarken, Trump ve Putin'in doğrudan görüşme tarihi henüz belirlenmedi. Avrupa ülkeleri bu hızlı diplomasi sürecinin Ukrayna’nın güvenliğini tehlikeye atabileceğinden endişe duyarken, Avrupa Dış İlişkiler Konseyi’nden Puglierin, ABD’nin Avrupa güvenliğini artık öncelikli görmediğini ve kendi çıkarlarının farklılaştığını belirtti.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise Ukrayna'daki savaşın sona erdirilmesine yönelik barış müzakerelerinde Avrupa'nın bir rolü olmadığını dile getirirken, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmek üzere dün Ankara'ya geldi. Beştepe'de yapılan görüşme sonrası basın toplantısı düzenledi. Barış görüşmelerinde Türkiye'nin ideal bir ev sahibi olabileceği görüşü ön plana çıktı. Türkiye ile ilgili değerlendirme için biraz erken olsa da, pozitif bir senaryo ihtimali daha yüksek.
Bu gelişmeler oyun değiştirici bir sürecin başladığı ve yeni bir dünya düzeninin gelmekte olduğunu gösteriyor. Riyad’daki toplantı ve ABD’nin son dönemdeki yaklaşımı, Avrupa’nın güvenlik mimarisinde köklü değişikliklere yol açabileceğini düşünüyoruz. Avrupa’nın bu yeni duruma nasıl yanıt vereceği ve NATO’nun geleceğinin nasıl şekilleneceği, önümüzdeki dönemin en önemli tartışma konuları arasında yer almaya aday görünüyor.