Milyonlarca yıllık gizem Avustralya’da çözüldü! Nesli tükendiği düşünülüyordu: Wollemi Çamı yeniden keşfedildi
Bilim dünyasının sadece 91 milyon yıllık fosil kayıtlarından tanıdığı ve neslinin milyonlarca yıl önce tükendiğini düşündüğü Wollemi çamı (Wollemia nobilis), Avustralya’da sarp bir kanyonda canlı olarak bulundu. Botanik tarihinin en büyük keşiflerinden biri olarak kabul edilen bu gelişmenin ardından, tabiat varlığını korumak amacıyla ağaçların bulunduğu tam konum yetkililer tarafından tamamen gizli tutuluyor.
Avustralya'nın Sidney kenti yakınlarındaki Wollemi Ulusal Parkı'nda sarp ve ulaşılması güç bir kanyonda gerçekleştirilen keşif, bitki bilimi (botanik) dünyasında büyük yankı uyandırdı. Uzmanlar tarafından yapılan detaylı incelemelerde, koruma altındaki bu ağacın günümüzdeki morfolojik özelliklerinin, milyonlarca yıl öncesine ait fosil kalıntılarıyla büyük ölçüde örtüştüğü saptandı. Türün evrimsel süreçte neredeyse hiç değişmeden günümüze ulaşması nedeniyle Wollemi çamı, literatürde resmi olarak "yaşayan fosil" kategorisine dahil edildi.

MİKROKLİMA VE SARP KAYALIKLAR SAYESİNDE HAYATTA KALDI
Bilim insanları, Wollemi çamının milyonlarca yıllık iklim değişikliklerine, buzul çağlarına ve küresel çevre dönüşümlerine nasıl direnebildiğini araştırıyor. Yapılan ilk değerlendirmelere göre; ağacın keşfedildiği kanyonun sarp kayalıklarla çevrili izole yapısı ve kanyon tabanında oluşan özel nemli mikroklima (küçük iklim alanı), türün dış dünyadaki yıkıcı etkilerden korunarak bugüne kadar hayatta kalmasını sağlayan en temel etkenler olarak öne çıkıyor.

EKOSİSTEMİ KORUMAK İÇİN TAM KONUMU TİTİZLİKLE GİZLENİYOR
Avustralyalı çevre yetkilileri ve koruma kurulları, bu nadide türün geleceğini güvence altına almak adına radikal bir karar aldı. Wollemi çamının bulunduğu kanyonun coğrafi koordinatları ve tam yerleşkesi kamuoyuna kesinlikle açıklanmıyor. Yetkililer, konumun gizli tutulma gerekçelerini şu bilimsel ve idari sebeplere dayandırıyor:
Bölgeye yönelik olası turist ve araştırmacı akınının, kanyondaki hassas bitki örtüsüne fiziksel zarar vermesini engellemek.
Dışarıdan taşınabilecek ayakkabı veya ekipmanlar yoluyla, ağaçların kök sistemini yok edebilecek mikroskobik hastalıkların ve yabancı mantar türlerinin bölgeye taşınma riskini sıfıra indirmek.
Sarp kayalık yapının insan etkisiyle erozyona uğramasını ve mikroklimal dengenin bozulmasını önlemek.
Bu keşif, bitki topluluklarının çok uzun vadeli iklimsel streslere karşı geliştirdiği adaptasyon mekanizmalarını çözebilmek adına küresel botanik laboratuvarları için eşsiz bir veri kaynağı sunmaya devam ediyor.
Yorumlar