Küçük çocukları öldürdükten sonra pişirerek yedi!
20. yüzyılın en azılı yamyam ve seri katili Albert Hamilton Fish, küçük yaşta dayak ve işkenceyle tanıştı. Yetimhanedeyken yaşadığı işkencelerden zevk almaya başladığı noktada o da başkalarına yaşatmaya başladı. Öldürdüğü küçük çocuklara her türlü işkenceyi yaptıktan sonra pişirerek yemesi sadece bunu bir örneği. İşte masum bir çocuktan bir sapkına dönüşümün öyküsü...
1
11
Çocukları öldürüp yiyen bir katil Gray Man (Gri adam), the Werewolf of Wysteria (Wysteria'nın kurtadamı), Brooklyn Vampiri, the Moon Maniac (Ay manyağı) ve The Boogey Man (Öcü) gibi isimlerle anılan Albert Hamilton Fish 20. yüzyılın en azılı yamyam ve seri katili olarak biliniyor.
2
11
Albert, 1870'de Washington'da dünyaya geldiğinde Annesi Ellen 32, ondan 43 yaş büyük olan babası Randall Fish ise 75 yaşındadır. Albert 5 yaşındayken babasını kaybeder. Hasta kardeşlerine zor bakan annesi de oğlunu yetimhaneye bırakmak zorunda kalır. 9 yaşına kadar burada kalan Albert, kırbaçlanmak da dahil her türlü sadistçe muameleyi görür. Bir süre sonra bunlardan zevk almaya başlar. Annesi bir iş bulur bulmaz kücük Albert'i yanına alır. Ergenliğe geçiş döneminde tuhaf bir şekilde idrar içme ve dışkı yemek gibi sapkınlıkları da başlar.
"Nerdeyse 9 yaşıma kadar ordaydım, yanlış başladığım yer orasıydı. Acımasızca kırbaçlanıyorduk. Çocukları, yapmamaları gereken birçok şeyi yaparlarken gördüm"
3
11
Annesinin hayatını düzene koyması için evlenmeye ikna ettiği Albert'in 6 çocuğu olur. Albert de çocuklarına bakmak için zimmetine para geçirmekten hapse düşer.
4
11
İlk halüsinasyonları eşi kendisini terk ettiğinde görmeye başlayan Albert'in çeşitli sapkınlıklara olan ilgisi ve dine olan eğilimi belirginleşir. İsa ve meleklerini gördüğünü sanan Albert, sorgusunda havari Yuhanna'nın talimatıyla kendisini bir halıya sardığından bahsetmiştir. İşkence yaptığı ve öldürdüğü çocukları "Tanrı'ya verilen kurbanlar" olarak düşünen Albert, kendisine zarar vermeye başladığı bu dönemde, anüsüne ve kasıklarına iğneler batırdığı ve çivili bir kürekle kendisine vurduğu cinsel ve fiziksel işkencelerle kendini cezalandırdığına ve günahlarından arındığına inanıyordu. Bu iğnelerden onlarcası çok derine sapladığı için vücudunda kalmıştır. Yakalandıktan sonra çekilen leğen bölgesinin röntgeninde, mesanesinin etrafında 29 iğne görülmektedir. Bütün bu mazoşist eğilimlerine rağmen kendi çocuklarına zarar vermiyor ama çocuklarının arkadaşlarına iğneli küreği kendi üzerlerinde kullanmalarını öneriyordu. O günlerde yamyam eğilimleri de gün yüzüne çıkan Albert, çiğ et yemeye ve arada bunu çocuklarına da servis etmeye başlar.
Black House, Stephen King, Deranged, 1990, Harold Schechter, Kuzuların Sessizliği (Hannibal Lector tiplemesi ondan esinlenilerek yaratılmıştır.)
The Gray Man
5
11
Et satırı, kasap bıçağı ve küçük testere ile fantezileri başlar. "Tanrı, 54 yaşındaki Albert'ten, et satırı, kasap bıçağı ve kemikleri kesmek için kullandığı küçük testere ile masum, temiz çocukları istismar edip küçük parçalara ayırmasını istemektedir."
Albert, önce kimsenin arayıp sormayacağını düşündüğü küçük, savunmasız siyahi veya engelli çocukların peşine düşer. Kurbanlarına mutlaka işkence uygulayıp, tecavüz ediyor, etlerini yiyor, kurbanlarına acı çektirmekten büyük zevk duyuyordu, bunları yaparken hem Tanrı'nın isteğini yerine getirdiğini hem de onları günahlarından arındırdığını düşünüyordu. 1920 yılına kadar yaklaşık 15 cinayet işlediği tahmin edilmektedir. 1924'te bir çiftlikte 6 yaşındaki Beatrice Kiel'i oynarken gördüğünde vahşi duyguların etkisi altına giren Fish, küçük kızın peşine düşer ve ayartmaya çalışır. Kızın ailesi durumu fark eder ve Albert'i çiftlikten kovar. Sonraki bir teşebbüsünde sokakta oynayan iki çocuğu ayartarak evine getirmeyi başarır. Ama çocuklar yatağın altındaki satır ve bıçakları görünce korkup, evden kaçmayı başarır. Bütün o kanlı işlerinin arasında tekrar evlenen ve bir hafta sonra boşanan Albert, bir kadına müstehcen bir mektup yollayarak tacizden suçlanır ve nihayet tutuklanarak akıl hastanesine gönderilir.
6
11
Pişirip yediği küçük kızdan geriye sadece kemikleri kaldı. Akıl hastanesinden çıkan 58 yaşındaki Albert, genc Edward Budd'un iş ilanına cevap verir. Kendini, Edward ve arkadaşını kiralamak isteyen bir çiftçi gibi tanıtan Albert, Budd ailesinin güvenini kazanır. Başta amacı Edward Budd'a işkence edip, kanamadan öldürüp, parçalamak olan Albert, ailenin küçük kızı Grace'i gözüne kestirir. Yeğeninin doğum günü eğlencesine götürme yalanıyla ailesinden aldığı sevimli kızı boş bir eve götürüp, öldürür.
Üzerine kan bulaşmaması için tüm giysilerini çıkarır. Minik kızın derisini soyarak, et satırıyla parçalar. Parçaları kaldığı pansiyona getirir ve 9 gün boyunca hiç dışarı çıkmadan Grace'nin etlerini havuç, soğan ve jambon dilimleriyle pişirip yer.
7
11
8 yaşındaki Francis McDonnell'in ailesi oğullarının gece boyunca kayıp olduğunu bildirir. Ailenin komşuları çocuğu en son gördüklerinde gri bıyıklı, iyi giyimli, babacan görünümlü yaşlı bir adamla yürüdüğünü söylerler. Birkaç saatlik aramadan sonra çocuğun ölü bedeni evinin yakınındaki ormanda bulunur. Otopsiye göre boğularak öldürülen zavallı çocuk, cinsel saldırıya uğramış ve işkenceyle bacak ve karın bölgesine derin yaralar açılmıştır. Sol bacağı neredeyse dizinden kopmuştur.
Acılı anne polise verdiği ifadede kır saçlı ve gri bıyıklı ihtiyarı daha önce de gördüğünü hayal meyal hatırlar. Bu açıklamalardan dolayı kendisine "Gri Adam" lakabı ithaf edilir.
8
11
4 yaşındaki Billy arkadaşlarıyla evlerinde oynarken ortadan kaybolur.
3 yaşındaki arkadaşı daha sonra evinin çatısında bulunduğunda Billy'yi öcünün aldığını söyler. Çocuğun ifadesi polis tarafından dikkate alınmaz ve başka bir seri katil suçlanır. Bir görgü tanığı gazeteden tanıdığı Fish'i teşhis eder. Albert, boyamak için girdiği evin minik çocuğunu kaçırmıştır.
Bağlayarak, ağzına bez tıktığı minik çocuğu kemerinden yaptığı bir kırbaçla kanatana kadar kırbaçlayan Fish, kulak ve burun kesme işlemine geçer. Ağzını kulaklarına kadar boylu boyunca kestiği küçük Billy gözleri oyulduğu sırada korkunç acılara dayanamayıp ölür.
Yemek tarifi verir gibi bir sakinlikte çocuğa yaptığı işkenceyi anlatan Fish, vücudu boydan boya kestiğini, el ayak, kafa ve cinsel organını taşlarla beraber 4 çuvala doldurup yakındaki nehre attığını söyler. Burun, kulak, yüz ve karnından kestiği etlerle soğan, havuç, kereviz, tuz ve karabiber ekleyerek güveç hazırlamış, en lezzetli bulduğu yerleri de fırında kızartıp yemiştir.
Oğlunun ölümüne inanamayan zavallı anne Elizabeth Gaffney canavarla görüşmek ister. Ama Albert ağlamaya başlayarak, görüşmeyi reddeder. Anne oğlunu Fish'in öldürdüğüne ikna olmamıştır.
9
11
Canavardan anneye korkunç mektup... Grace Budd cinayetinin üzerinden birkaç sene geçtikten sonra Albert Fish, Grace'nin annesine, işlediği cinayetin sebebini ve detaylarını anlatan korkunç bir mektup yollar. Ama Budd'un okuma yazması yoktur.
Mektubuna, denizci bir arkadaşının gittiği Hong Kong'da, kıtlıktan dolayı kasaplara satılıp, pirzola ve kotlet olarak sunulan küçük çocukların nasıl yendiğini anlatarak başlar. İnsan etine olan merakının nasıl uyandığıyla devam eder. Aileye kızlarını nasıl parçalayıp, yediğini, etini pişirip yemenin ne kadar keyif verdiğini ayrıntılı şekilde anlatır.
Onu yakalamaya ant içmiş azimli polis William King mektubu inceler ve Albert Fish'in izini sürmeye başlar ve tam 8 sene sonra azılı katil Albert Fish'i yakalar. King: "Karşımda böyle tonton bir ihtiyar gördüğümde şaşırıp kalmıştım" diyor.
Albert Fish'in aileye yazdığı mektubun aslı, sanatçı Joe Coleman’ın koleksiyonundadır.
10
11
Pedofili, tecavüzcü, yamyam, sado mazoşist 20.yy'ın en azılı seri katili mahkemede... 1935'de başlayan duruşma 10 gün sürer. İncilden yaptığı alıntılarla kendini savunan Fish, küçük çocuklara yaptıklarını sakin sakin anlatarak psikyatrları bile şaşırtır.
Psikiyatrlar, sadizm, mazoşizm, iğrenç cinsel sapkınlık, kırbaçlama, teşhircilik, röntgencilik, kendine ve başkasına fiziksel zarar verme, yamyamlık, dışkı yeme, idrardan cinsel zevk alma, pedofili gibi eğilimleri olan katilin "psikiyatrik fenomen" olduğunu ifade eder.
11
11
Son sözü "Hiç tatmadığım bu büyük zevki tatmaktan mutlu olacağım." oldu... Akli dengesinin yerinde olmadığını savunan psikyatrlara ragmen, jüri iyi ve kötüyü ayırabilecek durumda olduğuna hüküm getirerek suçlu olduğuna karar verir ve yargıç ölüm cezasını onar. Sevimli ihtiyar görünümlü azılı katil 16 Ocak 1936 tarihinde elektrikli sandalyede idam edilir.