Körfez’deki 1,5 trilyon dolarlık fonlar huzur adası Türkiye’ye yöneliyor
Türkiye, güçlü ordusu ve ileri seviyedeki savunma sanayisi ile dört tarafı ateş çemberiyken savaşların dışında kalmayı başardı. Hükümetin kararlı tutumuyla yapılan manipülatif saldırıların bertaraf edilmesi de oynanan oyunları boşa çıkardı. Bu nedenle de ABD-İsrail ve İran savaşı sonrası Körfez bölgesinden kaçan trilyonlarca dolarlık fonların yönü Türkiye’ye çevrildi....
Katar merkezli yatırım devi Al-Daar’ın Türkiye Ülke temsilcisi Halit Sönmez, Körfez bölgesinde 1,5 trilyon dolarlık özel fonun gelme olasılığının arttığını söyledi. Sönmez, “Türkiye'ye güven arttıkça bu fondan alınacak yatırım payı ciddi oranda yükselecek” dedi.
Halit Sönmez, gazetecilerle yaptığı sohbet toplantısında Katar sermayesinin Türkiye’deki en güçlü temsilcilerinden biri olan Al-Daar’ın Türkiye yatırımları hakkında ve bölgeki gelişmeler hakkında bilgi verdi. Sönmez, Körfez bölgesinde toplamda 1,5 trilyon dolarlık bir fonun 300-350 milyar dolarlık diliminin yatırım yapacak güvenli liman aradığını belirtti. Bu sermayenin Türkiye’ye gelmesi için Türkiye'nin savaşın siyasi tarafındaki konumunun hayati önem taşıdığını hatırlatan Sönmez, "Türkiye'ye olan güven arttıkça bu fonlardan alınacak pay da artacaktır. Aksi takdirde para her zaman olduğu gibi İngiltere, İspanya ve Portekiz’e gider" yorumunu yaptı.
2016 yılından itibaren Türkiye’de yerleşik olduklarını aktaran Sönmez, şirketin stratejisini artık "arazi stoklamak" yerine "şehrin merkezini dönüştürmek" olarak belirlediğini ifade etti. Sönmez, özellikle Beşiktaş, Şişli ve Sarıyer gibi prime lokasyonlarda kentsel dönüşüme odaklandıklarını aktardı.
AVRUPALI YATIRIMCI DUBAİ'DEN KAÇTI TÜRKLER KORKMADI
Bölgedeki savaşın Dubai üzerindeki etkilerini de değerlendiren Sönmez, Avrupalı yatırımcıların büyük bir panik içinde olduğunu ifade etti. Savaşın henüz ikinci haftasında Avrupalıların %5-10 iptal cezaları ödeyerek taksitli inşaat sözleşmelerini iptal etmeye başladığını belirten Sönmez, "Türk yatırımcılar ise savaşa herhangi bir reaksiyon vermedi. Bu durum, Dubai’deki inşaat devleri gözünde Türklerin kıymetini bir kez daha artırdı. Çünkü onlar da yatırımların devamını getirmek için para akışının kesilmemesini önemsiyor. Bu anlamda Türk yatırımcılar artık daha değerli" dedi.
Sönmez ayrıca Dubai’nin 2023 yılında 100 milyar dolar, 2024 yılı da 130 milyar dolar ve geçen yıl 185 milyar dolarlık rekor gayrimenkul satış hacmine ulaştığını, bu rakamların Dubai’nin gayrimenkulde dünyanın en likit ve hızlı büyüyen yatırım pazarlarından biri olduğunu gösterdiğini vurguladı. Sönmez, Türklerin ise toplam yatırım bedelinin, 2025 yılında önceki yıla göre üç katına çıkarak 3 milyar dolara ulaştığını ve bu rakamın önümüzdeki 3 yılda 20 milyar doları geçme ihtimalinin kuvvetli olduğu belirtti. Ayrıca Son 3 yılda Türkiye’den Dubai’ye giden gayrimenkul,şirket yatırımları ve finansal yatırımların toplam sermaye karşılığının ise 15 milyar dolar üzerinde olduğunu ekledi.
Türkiye gayrimenkul piyasasındaki sorunlara da değinen Halit Sönmez, Dubai’de %2-4 olan satış komisyonlarının Türkiye’de ise %10-12 seviyelerine çıktığını anlattı. Cazip komisyondan faydalanmak isteyen yetkisiz emlakçılık yapanların sektöre ve fiyat-değer dengesine zarar verdiğini ifade eden Sönmez, yabancı yatırımcının güven hissini kaybettiği için piyasadan çekildiğine dikkat çekti.
RUHSAT SAYISI 900 BİNİ AŞTI
Türkiye’de yıllık ortalama 1,1 milyon konut ihtiyacı bulunduğunu, ancak 2022 itibarıyla ruhsat sayısının 250 bine kadar düştüğünü hatırlatan Sönmez, ertelenmiş projelerin yeniden devreye girmesi, büyük şehirlerdeki konut açığının artması ve kentsel dönüşüm projelerinin hız kazanmasıyla 2025 yılında alınan ruhsat sayısının 900 bin adedi aştığını belirtti. Sönmez’e göre, ruhsat sayılarındaki artış genellikle konut satışlarında yaşanacak artışın öncü göstergesi olarak kabul ediliyor.
Halit Sönmez, Türkiyede konut fiyat endeksinin son 2 yılda toplamda nominal fiyat olarak %70 kadar artmış olmasına rağmen enflasyondan arındırıldığında reel fiyatın %25 düştüğünü ifade etti. "Üretilmeyen malın fiyatı düşerek satılıyor" diyen Sönmez, Al-Daar olarak, doğrudan mevduat gücü olan ve yatırım arayan üst segmente hitap eden projelerle Türkiye'de büyümeye devam edeceklerini aktardı.
İran'dan Dubai'de şok saldırı: ABD'nin en büyük bankasını vurdu
