Kısa boy, fazla kilo, uzun doğurganlık
Bilim insanları günümüzde insanların 'mikro evrim'den geçtiğini ileri sürüyor. Bilim insanları insanoğlu fark etmese de evrimin antik çağlardaki kadar hızlı olmasa da devam ettiğini düşünüyor. Ancak bilim insanlarının hesaplamalarına göre erkeklerle kadınların mikro evrimi farklı yönlerde seyrediyor. Buna göre kadınlar gelecekte daha kısa boya, daha fazla kiloya ve daha uzun doğurganlık süresine sahip olacak. İşte bu hesaplamalara göre kadınların gelecekteki görünümü...
İnsanlık farkında olmasa da yavaş yavaş evrim geçirmeye devam ediyor. Bu görüşüm savunan bilim insanlarına göre antik çağlardan günümüze kadarki süreçteki kadar etkili olmasa da, insanın evrimi sürüyor.
Genetik mutasyonlar ve çevresel faktörlerle olan bu ilerlemeye "mikro-evrim" diyor bilim insanları. Elbette bu evrimi birkaç kuşakta görmemiz söz konusu değil ancak bilimsel çalışmalar bu ufak tefek değişimlerin varlığını ortaya koyacak bulgulara erişmiş durumda.
Bilim insanları gelecekteki insanın olası görünümünü de bu bulgular ışığında hesapladı.
Buna göre erkeklerin boyu giderek uzarken, kadınların da giderek kısalacağı ön görüsünde bulunuyorlar.
Daha kısa boy demek kadınlar için aynı zamanda daha kıvrımlı hatlar ve daha kilolu bedenler anlamına geliyor.
Tabii bu aşırı bir kilo değil. Ortalama kilonun artmasından, birkaç kiloluk farklılıktan bahsediyoruz.
1880'lerde dünyaya gelen insanların %10'unda olan ekstra kol damarı, günümüzde %30'u aşmış durumda.
Bu da evrimin büyük kanıtlarından biri olarak ileri sürülüyor. Bu veri ışığında 2100 yılında doğan neredeyse herkesin bu damara sahip olacağı tahmin ediliyor.
Kadın yüzünde de belirgin değişimler oluyor. Elmacık kemikleri daha çıkık hale gelirken ağız tam tersine küçülüyor.
Yüzün üst kısmı daha belirgin, alt kısmı ise daha geri planda kalıyor.
Aslında her iki cinsiyette de çenenin küçülme sebebi için modern diyetler yorumunu yapıyor bilim insanları.
İlk çağdan günümüzü yeme alışkanlıkları malum çok değişti. Günümüzde çok daha az çiğnemeye ihtiyaç duymamız nedeniyle pek çok insanın dişleri artık çenesine sığmıyor. 20'lik dişlerin çeneye sığmaması evrim kanıtlarından biri olarak gösteriliyor. Çeneni giderek küçülmesi, kafatasının daha da büyümesine yol açıyor.
Ancak erkeklerin kafatası büyürken kadınların başının küçüleceği öngörülüyor.
Kafatası çenenin küçülmesi sebebiyle büyür ve sertleşirken, beyin ise tam tersine küçülüyor. Bu konuda farklı araştırmalar var; ama genel olarak kadınların kafasının küçüldüğü tespit ediliyor.
Bebekler yetişkinlerden daha fazla kemikle doğar ve bu kemikler çoğunlukla ayaktadır. Büyüdükçe bu kemiklerin bazıları birbirine kaynar.
Ancak yapılan araştırmalara göre insanlar giderek daha fazla ayak kemiğiyle dünyaya geliyor ve giderek daha kemikli görünümlü ayaklara sahip oluyor.
Kadınların kalp sağlığı da giderek artıyor. Doğurganlıkları da...
Aslına bakarsanız şu an da yaşayan tüm sağlıklı genç kadınlar, istisnalar dışında büyükannelerinden daha geç yaşta menopoza girmiş olacak. Gelecekte de bu durumun devam edeceği ve menopoza girme yaşının çok daha geç olacağı tahmininde bulunuyor bilim insanları. Kadınların çocuk sahibi olma aralığı da bu nedenle genişliyor.
Bağımlılığa yol açan genlerin aktarılmasının zorlaşmasıyla gelecekte zararlı alışkanlıkların da ortadan kalkması öngörüler arasında.
Bağımlılığa yol açan gen reseptörlerinin çekinik olarak yeni nesillere aktarılmasının zorlaştığını fark eden bilim insanlarına göre görünüş değişse de gelecek nesiller daha zor koşullarda hayatta kalmak için daha sağlıklı vücutların sahipleri olacaklar.