Katliamdan 27 yıl sonra ortaya çıkan skandal
23 Kasım 1992’de Almanya Mölln'de Türklerin yaşadığı 2 ev NeoNaziler tarafından kundaklandı. Çıkan yangında ikisi çocuk 3 kadın can verdi. 9 kişinin de yaralandığı yangın sonrası kurbanların ailelerine gelen yüzlerce taziye ve destek mektubunun 27 sene boyunca belediye arşivinde saklandığı ortaya çıktı. 7 yaşındayken saldırıdan babasının ıslak havluya sarması sonucu kurtulan İbrahim Arslan, skandalın detaylarını TRT Almanca'da anlattı.
1
7
Almanya'nın kuzeyinde yer alan Hamburg yakınlarındaki Mölln kentinde, 23 Kasım 1992'de aşırı sağcı teröristler Türklerin yaşadığı iki ev kundaklandı.
Yangında 10 yaşındaki Yeliz Arslan, 14 yaşındaki Ayşe Yılmaz ve 51 yaşındaki Bahide Arslan hayatlarını kaybetti. 9 kişi de yaralandı.
Yaralılardan biri de olay günü 7 yaşında olan ve babaannesinin kendisini ıslak havlulara sarması sayesinde hayatta kalan İbrahim Arslan’dı.
2
7
İbrahim Arslan, 27 yıl boyunca aileden saklanan gerçeğe ilişkin tüm detayları anlattı.
Seneler sonra öğrendikleri acı gerçekle ailece tekrar kahrolduklarını ifade eden Arslan, saldırının hemen sonrasında evsiz kaldıklarını ve uzun süre bununla mücadele etmek zorunda kaldıklarını ifade etti.
Faciadan sonra evleri küle dönen ailelere ilk etapta kiralık ev arandığını aktaran Arslan, ev bulunamaması üzerine kendilerine “iltica talebinde bulunan kişilere tahsis edilen dairelerden birine yerleşebilecekleri, ya da yanmış olan evlerine geri dönebilecekleri” şeklinde iki seçenek sunulduğunu belirterek şunları söyledi:
“Her iki seçeneğin de bizim için kabul edilemez olduğunu söylememize rağmen, elimizde başka bir imkân olmadığından yanmış evimize geri döndük.”
3
7
DESTEK MEKTUPLARI BELEDİYE ARŞİVİNDEN ÇIKTI
Uzun yıllar ablasını ve kuzenini kaybettiği, acı hatıralarla dolu evde eski odasında yaşamak zorunda kalan İbrahim Arslan, 2019 yılında bir gün belediye arşivinde şans eseri skandal bir bilgiye ulaştı.
Saldırı sonrasında dayanışma amaçlı kendilerine gönderilmiş fakat hiçbir zaman ellerine geçmeyen mektupların var olduğunu öğrenen Arslan, bu mektuplara ulaşmak ve onları belediyenin elinden almak için zorlu ve yoğun bir mücadeleye başladı.
Araştırmaları sonucu Arslan, Mölln Belediyesinin olay gününden sonra kurbanların ailelerine ulaştırılmak üzere dünyanın dört bir yanından gönderilen yaklaşık 300 taziye ve destek mektubunu belediye binasında muhafaza ettiğini öğrendi.
Saldırının üzerinden yıllar geçmesine ve Mölln’de her yıl geniş çaplı anma etkinlikleri düzenlenmesine rağmen bu mektuplar sahiplerine teslim edilmediği gibi, bu mektupların varlıklarından bile bahsedilmemişti.
4
7
MÖLLN BELEDİYE BAŞKANI BİLE MEKTUPLARDAN HABERSİZDİ
TRT Deutsch’un skandala ilişkin sorusu üzerine Mölln Belediye Başkanı Jan Wiegels, yazılı olarak verdiği cevapta, ailenin 2019 yılına kadar mektuplardan bihaber olduğunu teyit etti sonra da İbrahim Arslan’ın talebiyle 3 Aralık 2019’da mektupların kendisine ulaştırıldığını söyledi.
Mektupların neden belediyede tutulduğu sorusuna ise Wiegels “Mektupların birçoğu belediyenin kafeteryasına ulaşmış, tarihi önemi sebebiyle de belediye arşivinde muhafaza edilmiştir” sözleriyle cevap verdi.
Mektupların hepsini tek tek okuduğunu ve okurken çok duygulandığını söyleyen İbrahim Arslan, belediyenin bu tavrını ise bir ihmal olarak değil, toplum dayanışmasının engellenmesi olarak değerlendirdiğini vurguladı:
“Mektupları isteselerdi bize 27 sene sonra değil, 10 sene sonra da ulaştırabilirlerdi. Nitekim belediyenin bizimle sürekli iletişimi vardı.”
5
7
"YENİ BİR YERDE YAŞAMA ŞANSIZIM OLABİLİRDİ"
Mektuplar arasında mimar ve müteahhitler tarafından gönderilenlerin de olduğunu belirten Arslan, “Mektuplarda bize destek olmak istediklerini ama bunu nasıl yapabileceklerini bilmediklerini yazmışlar. Zarfların içine de para koyduklarını ifade etmişler. Eğer bize ulaşabilmiş olsalardı belki yeni bir ev ya da kalacak yer hususunda destek alabilecektik fakat hiçbir şekilde bu iletişim gerçekleşmedi” dedi.
Mektup gönderenler arasında Nazi Almanyası döneminde işkenceye maruz kalan Holokost kurbanları olduğuna da işaret eden İbrahim Arslan, toplumun ciddi bir kesiminin kendilerine destek verdiğini fakat kendilerinin bu destekten 27 sene sonra haberdar olabildiklerini kaydetti.
6
7
EN DUYGUSAL MEKTUP
Arslan, kendisini en çok duygulandıran mektubun ise, babasının da bir ırkçı olduğunu yazan bir genç kızdan geldiğini söyledi. Arslan, dayanışmasını nasıl gösterebileceğini bilmediğini ve parasının da olmadığını yazan genç kızın, zarfın içinde küçük bir taş göndererek destek vermeye çalıştığını belirterek şunları söyledi:
“Bu benim için o kadar önemli bir destekti ki, hemen internette kızın adını arattım ve şu anda ırkçılıkla mücadele eden bir organizasyonda görev yaptığını öğrendim.”
7
7
NEONAZİLER TARAFINDAN YAPILAN İLK IRKÇI SALDIRIYDI
Saldırıyı gerçekleştirenlerden biri olay günü polisi aramış, iki evin yandığını ihbar edip, telefonu kapatırken “Heil Hitler” diyerek motivasyonunu ortaya koymuştu.
Saldırının faili iki NeoNazi, 15 yıl cezaevinde kaldıktan sonra serbest kaldı.
Mölln faciası, Almanya'da NeoNaziler tarafından yapılan ilk ırkçı kundaklama olarak da tarihteki yerini alan bir eylemdi.
Saldırı aynı zamanda Almanya’da daha sonraki yıllarda artacak olan ırkçı saldırı silsilesinin ilk halkasıydı.