Kaçak Can Dündar bugün özgürce FETÖ ve PKK'yı savundu... İşte o köşe yazısı

Cumhuriyet gazetesine dün düzenlenen operasyonla, gazetenin genel yayın yönetmeni Murat Sabuncu'nun aralarında bulunduğu çok sayıda yöneticisi gözaltına alındı.

SuperHaber Mobil
HABERİN DOĞRUSU CEBİNİZDE!

Son dakika gelişmelerini, özel haberleri anlık bildirimle ilk siz öğrenin.

SuperHaber Mobil Uygulaması
Kaçak Can Dündar bugün özgürce FETÖ ve PKK'yı savundu... İşte o köşe yazısı

Uzun süredir FETÖ'nün güdümünde yayın yapan Cumhuriyet gazetesi, gazetenin sadık okurları tarafından "çizgisinden saptığı" gerekçesiyle sık sık eleştiriliyordu.

CUMOK çatısı altında örgütlenen Cumhuriyet gazetesi okurlarının, Can Dündar'ın genel yayın yönetmeni olmasıyla birlikte, gazetenin yayın politikasından memnuniyetsizlik duyduğu bilinen bir gerçekti.

CUMOK, 'Atatürkçü' çizgiden saparak FETÖ/PKK propagandası yapan gazetelerine, zaman zaman yayınladıkları açıklamalar ile tepki gösteriyordu.

Tüm bu gelişmelere karşın, Cumhuriyet gezetesine düzenlenen operasyon, belli odaklar tarafından "basın özgürlüğüne müdahale" gibi sunulmaya çalışıldı.

Ancak gazetenin bugünkü nüshası bile bu tezi çürütmeye tek başına yeterli oluyor.

15 Temmuz darbesinin hemen öncesinde Türkiye'yi terk ederek yurt dışına kaçan gazetenin eski genel yayın yönetmeni Can Dündar bugün Cumhuriyet gazetesinde bir köşe yazısı kaleme aldı.

Hakkında yakalama kararı bulunan Can Dündar, yazısısında, yolsuzluk kılıfı geçirilmiş 17-25 Aralık FETÖ'cü darbe girişimini, "yolsuzluk skandalı" olarak sunmaya çalıştı.

Yine benzer şekilde, 15 Temmuz FETÖ'cü darbe girişimi sonrası başlatılan soruşturmaları hedef alan Can Dündar, FETÖ ile bağlantılı kişilerin devletten tasfiye edilmesini eleştirdi.

Can Dündar sadece FETÖ'ye destek vermedi, yazısında PKK terör örgütünün tezlerini savunan ifadeler de kullandı.

Can DÜndar'un sadece bu yazısı bile Cumhurişyet gaztesi yönetimine neden operasyn düzenlendiğini bir kez daha gözle rönüne sermiş oldu.

Dündar'ın bu yazıyı, sözde "İktidarın baskıyla susturduğu ve sansür uyguladığı" Cumhuriyet gazetesinde özgürce kaleme alması ise özellikle dikkat çekiciydi. / SuperHaber

SuperHaber olarak özgür basına olan inancımız sebebiyle Can Dündar'ın o köşe yazısı sansürsüz yayınlıyoruz;

* Niye çıldırdılar?

Biz sizi neyin çıldırttığını biliyoruz

Hiçbir karşı ses duymak istemiyorsunuz. Hiç kimse size karşı çıkmasın, farklı bir görüş yazmasın, zulmünüzün hesabını sormasın istiyorsunuz. Yükselen her farklı sesin, başkalarını cesaretlendireceğini, başkanlık yolunu engelleyeceğini düşünüyorsunuz.

Bütün o yolsuzluk dosyalarının açılmasının, “sıfırlama” konuşmalarının yayımlanmasının, damat mail’lerinin yazılmasının, yandaş işadamlarının off-shore dosyalarının açılmasının, Gülencilerle eski ortaklığınızın hatırlatılmasının acısını çıkarmak istiyorsunuz. Medyanın neredeyse tamamını satın alarak, cezalandırarak, baskı uygulayarak dize getirmişken, “son kale” Cumhuriyet’in hâlâ direniyor olmasına katlanamıyorsunuz.

Onu yıkabilirseniz, adını taşıdığı Cumhuriyetin yıkılmasında önemli bir kavşağı daha dönmüş olmayı umuyorsunuz.

***

Biz, sizi neyin çıldırttığını biliyoruz: Batağa saplanan dış politikanızın, dünya önünde maskenizi düşüren kirli operasyonlarınızın, ülkeyi felakete sürükleyen savaş stratejinizin deşifre olmasından tedirgin oluyorsunuz.

OHAL fırsatçılığınızı, işten attığınız on binlerce insanı, demokrasiyi, hukuku nasıl katlettiğinizi, Güneydoğu’da seçilmişlerin yerine atanmışları koyarak, interneti yasaklayarak, nasıl bir polis devletine yöneldiğinizi kimse yazmasın, dünya duymasın diye çırpınıyorsunuz. Her gün ülkenin ilerici güçlerine saldırırken gericiliği beslemenizi, aydınları içeri alırken saldırganları salıvermenizi, okulları, üniversiteleri, mahkemeleri birer ikişer ele geçirmenizi Türkiye’yi dünyanın utanç listesine hapsetmenizi görmezden gelelim diye uğraşıyorsunuz.

Despotik bir başkanlık rejimini inşa edecek referanduma, hiç engelsiz gitme peşindesiniz. “Cumhuriyet’i de susturursak kalan muhaliflere gözdağı vermiş oluruz” diye düşünüyorsunuz.

***

Yanılıyorsunuz.

Karşınızda bir talimatla görevden aldığınız Başbakanınız, yeterince biat etmedi diye Saray’dan kovduğunuz danışmanlarınız, bir telefonla susturduğunuz medya yöneticileriniz, maaşlı trolleriniz, goygoycularınız, ihbarcılarınız yok.

Karşınızda her darbede aynı baskıları defalarca yaşamış, karanlığa karşı aydınlığı savunurken kurbanlar vermiş, sizin zorlamanızla harekete geçen Fethullahçı savcılara direnmiş, asla diz çökmemiş bir gazete ve onun yöneticileri, çalışanları, yazarları, okurları, destekçileri var. Bu baskının, bizi azaltmayacağını, tersine çoğaltacağını dün gördünüz.

Bunun sizi çıldırttığını biliyoruz: Cumhuriyet’in bir türlü teslim olmamasını, tersine ona sahip çıkılmasını hazmedemiyorsunuz. “Bu kadar korkutuyoruz, hâlâ sinmiyorlar” diye öfkeleniyorsunuz. Biat kültüründen geldiğiniz için bu isyanı tanımıyorsunuz. Tanıtmak boynumuza borç olsun. Biz, susanlar kervanına katılmayacağız, ama siz, susturmaya çalışan darbecilerin, tezgâhçıların, Fethullahçıların, kirli listesinde yerinizi alacaksınız.