İstanbul Sanayi Odası Başkanlığı seçimlerini Adnan Dalgakıran kazandı
İstanbul Sanayi Odası Başkanlığı seçimlerini Adnan Dalgakıran kazandı. 86 oyla seçilen Adnan Dalgakıran, SuperHaber'e yaptığı özel açıklamada sanayiciyi kurtarıp Türkiye'yi dönüştürecek projelerini anlatmıştı. Dalgakıran, ekosistem yarışından yüzde 2 ekonomik pay hedefine kadar birçok çarpıcı mesaj vermişti.
İstanbul Sanayi Odası Başkanlığı seçimlerini Adnan Dalgakıran kazandı. Adnan Dalgakıran 86, Ender Yılmaz 67 oy aldı.
İstanbul Sanayi Odası (İSO) seçim sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Adnan Dalgakıran, odanın geleceğine yönelik yeni bir vizyon ortaya koymak için çalışacaklarını belirtti.
İSO YENİ YÖNETİM KURULU ASİL VE YEDEK ÜYELERİ
Adnan Dalgakıran başkanlığındaki İSO Yönetim Kurulu listesi şu isimlerden oluştu:
- Yönetim Kurulu Asil Üyeleri: Adem Genç, Hakan Hatiboğlu, Mehmet Demezoğlu, Mehmet Metin Akyüz, Murat Çökmez, Mustafa Mertöz, Nuri Gürcan, Osman Sait Günteki, Serdar Urfalılar, Ümit Özüren.
- Yönetim Kurulu Yedek Üyeleri: İsmail Gül, Recep Ünver, Erkin Ekşioğlu, Ahmet Karakaya, Murat Öztürk, Muharrem Sinan Kılıç, Cem Kaan Tayman, Ömer Kandemir, Merve Torbalı Durukan, Murat Başıbüyük.

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanlığı seçimlerinde 86 oy alarak yeni başkan seçilen Adnan Dalgakıran, SuperHaber’e geçtiğimiz günlerde yaptığı özel açıklamada sanayiden ekonomi yönetimine, kitabından seçim hedeflerine kadar çarpıcı mesajlar vererek projelerini anlatmıştı.
Seçim sürecinde sanayicinin sorunlarına çözüm üretmek ve Türkiye’yi küresel rekabette hak ettiği yere taşımak için yola çıktıklarını vurgulayan Dalgakıran, "Sanayiciyi kurtarıp Türkiye'yi etkileyeceğiz" vizyonu doğrultusunda önemli değerlendirmelerde bulunmuştu.
"ARTIK ŞİRKETLER DEĞİL, EKOSİSTEMLER YARIŞIYOR"
Dünyada sanayi paradigmasının değiştiğine dikkat çeken Dalgakıran, "Dünyada artık şirketler yarışmıyor, o geçmişte kaldı. Artık ekosistemler yarışıyor" diyerek sanayiciliğin uzun vadeli erimler gerektiren meşakkatli bir iş olduğunu belirtmişti. Dalgakıran, "Sanayide kısa vadeli küçük çıkarlarla iş yapamazsınız. Sanayici, kârının önemli bir kısmını, belki yüzde 70'ini, 80'ini işine yatırmak zorundadır" ifadelerini kullanmıştı.
"UCUZ İŞGÜCÜ DEVRİ BİTTİ, YENİ REKABET GÜCÜ NE OLACAK?"
Türkiye'nin son 40-50 yıldaki ana rekabet gücünün ucuz işgücü olduğunu hatırlatan Dalgakıran, şunları kaydetmişti:
"Şimdi artık Avrupa'yla hemen hemen eşitlenen bir işgücü maliyeti var. O zaman sanayimizin yeni rekabet gücü ne olacak? Bu soruyu sormamız lazım. Kurumlar sadece şikâyet merkezi olmaktan çıkmalı. Tüm sanayicileri temsil eden bir platformda, belki bir yıl sürecek ciddi ve detaylı bir sanayi stratejisinin hazırlanmasına şiddetle ihtiyaç var."
"TÜRKİYE 300 YILDIR YÜZDE 1 PAY ALIYOR"
Yazdığı kitabındaki en çarpıcı veriyi paylaşan Dalgakıran, "Türkiye 300 yıldır dünya ekonomisinden ortalama yüzde 1 pay alıyor. 300 yıldır hiç değiştirememiş; en düşük yüzde 0,7 almış, en yüksek yüzde 1,3. Yüzde 1,3'e her gidişi de yerel paranın değerlenmesiyle olmuş, sonra tekrar aşağı inmiş" demişti.
Hedeflerini net bir şekilde koyan Dalgakıran, "Bizim bunu yüzde 2 yaparsak refahı ikiye katlamış olacağız. Biz dünya ekonomisinden yüzde 2 pay alan bir ülke olacağız. Herkesin aynı hedefe doğru kuvvet çekmesi lazım. Biz tembel bir millet değiliz, herkes çalışıyor ama birimiz bir yana, birimiz başka yana çekiyor" diye konuşmuştu.
ALMANYA İLE TÜRKİYE ARASINDAKİ MAKİNE KARŞILAŞTIRMASI
Nitelikli girişimciliğe duyulan ihtiyacı vurgulayan Dalgakıran, Almanya ile Türkiye'yi şu sözlerle kıyaslamıştı:
"Almanya'da 6 bin makine üreticisi 300 milyar dolar ihracat yapıyor. Türkiye'de bizim ihracatımız 28 milyar dolar. Neredeyse 20 bin tane firma var. Dolayısıyla daha fazla girişimcilik değil, daha nitelikli girişimciye ihtiyacımız var."
Dalgakıran, nüfusa oranla girişimci sayısında Yunanistan'ın birinci, Türkiye'nin ikinci olduğunu belirterek sayının değil niteliğin önemli olduğunu vurgulamıştı.
"YAPABİLME BECERİSİ ARTIK YÜZDE 20'Sİ"
Sanayideki dönüşümü anlatan Dalgakıran, "30-40 yıl evvel yapabilme becerisi bir işin yüzde 100'üydü. Ama şimdi yapabilme becerisi bir işin yüzde 20'si. Üretim teknolojilerin, ürettiğinin teknolojisi, dünyaya nasıl pazarladığın, nasıl markalaştığın... Yüzde 80'i buralarda" demişti. 21. yüzyılın mottosunun organizasyon ve işbirliği becerisi olduğunu dile getirmişti.
"AHMET GİTSİN MEHMET GELSİN DERDİNDEYSEK PARMAĞIMI OYNATMIYORUM"
İSO başkanlığına adaylık sürecine değinen Dalgakıran, "Eğer derdiniz 'Ahmet gitsin, Mehmet gelsin, sanayi odasında da biraz biz yönetelim' ise ben parmağımı oynatmam. Ama derdimiz bir hikâye yazmaksa, o hikâyeyi hep birlikte yazmamız gerekiyor. Benim başına geçmem de gerekmiyor; 'ucun bir yerinden tut' derseniz onu da tutarım. Mesele bir hikâyenin etrafında toplanmamız" ifadelerini kullanmıştı.
TÜSİAD, MÜSİAD VE İHRACATÇI BİRLİKLERİNE PLATFORM ÇAĞRISI
TÜSİAD, MÜSİAD, sanayi odaları ve ihracatçı birliklerinin birbirleriyle çalışır hale gelmesi gerektiğini belirten Dalgakıran, "Bizim bu kurumları bir araya getirecek bir platform düşüncemiz var. Yeter ki bir araya gelelim. 'Biz kendimiz öne çıkalım' gibi dertlerimiz yok. Bizim derdimiz o işin gerçekleşmesi" çağrısında bulunmuştu.
VARLIK FONU ÖNERİSİ
Borsada güvenin sarsıldığını ve hızla yeniden sağlanması gerektiğini kaydeden Dalgakıran, Varlık Fonu'nun özel sektörle işbirliği yaparak dünyadaki dağıtım noktalarında satın almalar yapabileceğini belirtmişti. Piyasa denetim ve gözetimine dikkat çeken Dalgakıran, şu hesabı paylaşmıştı:
"Bugün Türkiye'nin 400 milyar dolar civarında ithalatı var. Bu ithalatın yüzde 15'i standart dışı olsa ne kadar yapar? 60 milyar dolar. Bu 60 milyar doları içeri çevirirsin. Kalitesiz ürün sorun yaşadığında firma adı değil 'Türk malı' deniliyor. Türkiye'nin yeni rekabet gücü 'Türkiye kaliteli mal üretiyor' imajına yönelmelidir."
İstanbul Sanayi Odası meclis seçimleri başladı, Adnan Dalgakıran rüzgarı esiyor

Yorumlar