İmamoğlu bu propagandayı datayacak: Bana ceza verdiler çünkü...
Kulislerde konuşulanlara göre İmamoğlu, hakkında devam eden davaları siyasi bir koz olarak kullanarak, CHP yönetimine adaylık konusunda baskı yapıyor.
Cumhurbaşkanlığı adaylığı için CHP’de yapılacak ön seçim süreci tamamlanırken, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, başvurusunu gerçekleştirdi. Ancak kulislerde, İmamoğlu’nun bu hamlesinin ardında stratejik bir hesap olduğu konuşuluyor. Hakkında açılan 5 farklı dava nedeniyle siyasi baskı gördüğünü öne sürmeye hazırlandığı iddia edilen İmamoğlu’nun, “Aday oldum, ceza verdiler” söylemiyle mağduriyet algısı yaratmayı hedeflediği belirtiliyor.
CHP’de Ön Seçim Süreci ve İmamoğlu’nun Hamlesi
23 Mart’ta yapılacak CHP ön seçimi öncesinde, parti içindeki aday belirleme süreci sona erdi. Ön seçim için başvuran tek isim İmamoğlu olurken, CHP içindeki bazı milletvekillerinin bu adaylığa mesafeli olduğu dikkat çekti. 133 milletvekiline sahip CHP’de, 116 vekil İmamoğlu’na destek verirken, Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın isimlerden 17 vekilin imza vermediği öğrenildi.

Kulislerde konuşulanlara göre İmamoğlu, hakkında devam eden davaları siyasi bir koz olarak kullanarak, CHP yönetimine adaylık konusunda baskı yapıyor. “Adaylığım engellenmek isteniyor” söylemiyle tabandan daha fazla destek toplamayı amaçladığı iddia ediliyor.
Hakkındaki Davalar Siyasete Etki Ediyor mu?
İmamoğlu’nun halen devam eden 5 farklı davası bulunuyor. Bu davalar arasında:
- Bilirkişiyi hedef gösterme davası
- İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’i tehdit etme suçlaması
- İBB bütçesindeki usulsüz harcamalarla ilgili soruşturma
- 2019 seçim sürecinde Süleyman Soylu ile yaşadığı "ahmak" polemiği nedeniyle aldığı 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası
- Beylikdüzü Belediye Başkanlığı dönemindeki ihalelerle ilgili açılan dava
Özellikle, Beylikdüzü dönemine ilişkin açılan ihale soruşturması, İmamoğlu için siyasi yasak ihtimalini gündeme getiriyor. İçişleri Bakanlığı’nın şikayetiyle açılan davada, 3 ila 7 yıl arasında hapis cezası talep ediliyor.
İmamoğlu'nun Stratejisi: “Mağduriyet” Üzerinden Adaylık Güçlendirme
Kulislerde, İmamoğlu’nun adaylık sürecinde davalar üzerinden bir propaganda yürütmek istediği belirtiliyor. "Hakkımda açılan tüm davalar, siyasi bir karalama kampanyasının ürünü" söylemiyle, CHP tabanında kendisini en güçlü aday olarak konumlandırmaya çalıştığı öne sürülüyor.
Yeni Şafak'ın haberine göre, bazı siyaset yorumcuları, İmamoğlu’nun CHP’yi erken aday açıklamaya zorladığını ve genel merkeze karşı bir güç mücadelesi verdiğini belirtiyor. Hatta adaylık ilan edildikten sonra ceza alması halinde bunu siyasi bir mağduriyet hikayesine çevireceği konuşuluyor.
CHP İçinde Bölünme mi Var?
Ön seçim sürecinde 17 CHP milletvekilinin İmamoğlu’na imza vermemesi, partide hala bir bölünme olduğuna işaret ediyor. Kulis bilgilerine göre, özellikle Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın isimler, İmamoğlu’nun adaylığına soğuk bakıyor. Oğuz Kaan Salıcı, Gamze Akkuş İlgezdi, Orhan Sarıbal, Hasan Öztürkmen ve Deniz Demir gibi isimlerin, adaylık için imza vermemesi dikkat çekti.
Bu gelişmeler, CHP’de iç çekişmelerin sürdüğünü ve İmamoğlu’nun adaylığının parti içinde tam anlamıyla kabul görmediğini gösteriyor.
Sonuç: İmamoğlu’nun Adaylık Stratejisi Tutacak mı?
Ön seçim sürecinde rakipsiz olan İmamoğlu, CHP’nin adayı olarak neredeyse kesinleşmiş durumda. Ancak adaylık sürecini şekillendiren dava dosyaları ve parti içi ayrılıklar, seçim kampanyasının nasıl ilerleyeceğini belirleyecek.
İmamoğlu’nun, adaylık sürecini hakkındaki davalarla bağdaştırıp mağduriyet söylemini güçlendirme stratejisinin nasıl karşılık bulacağı merak konusu. Özellikle CHP yönetiminin bu süreçte nasıl bir duruş sergileyeceği, önümüzdeki günlerde siyasi gündemi belirleyen konular arasında olacak.